Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7829 E. 2023/8463 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7829
Karar No
2023/8463
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2023/5 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen tespit davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemiz tarafından Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, murisinin 22.03.1990 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 14.03.2013 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.02.2015 tarih ve 2013/645-2015/52 sayılı kararı "davanın kabulüne, Davacı Muris ...nın yaptığı prim ve gecikme zammı ödemelerine göre 22.03.1990 ile 07.10.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olduğunun tespitine, Murisin 14.03.2013 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine, bu tarihi takip eden ay başı olan 01.04.2013 tarihinden ...nın vefat tarihi 07.07.2014 tarihine kadar olan dönemdeki yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2017 tarih 2016/16263 - 2017/4469 sayılı kararında; " somut olayda, davacının oda kaydının mevzuata uygun tutulmadığının anlaşıldığı, bu durumda 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesinin değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla davacı, meslek odası kaydının başladığı 22.03.1990 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edileceğinden, bu dönemde isteğe bağlı sigortalı olunması söz konusu değildir. Ancak geçici 54 üncü madde gereği davacının ödediği primlerin hangi tarihe kadar olan sigortalılık süresini karşıladığının davalı Kurumdan sorulup tespit edilmesi gerekmektedir. Yapılacak iş, oda kaydının 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi ile 22.03.1990 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının ödediği primlerin karşıladığı sigortalılık süresini davalı Kurum'dan sorarak primleri ödenmiş Bağ-Kur sigortalılık süresini belirlemek ve belirlenen bu süreye göre de tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarını taşıyıp taşımadığını tartışarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.04.2019 tarihli ve 2017/296-2019/151 Karar sayılı kararı ile; "davanın reddine” karar verilmiştir. C.2'nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 31.12.2020 tarih ve 2020/5336-2020/7960 Karar sayılı kararında; "yargılama esnasında Kurum tarafından verilen 21.11.2017 ve 19.12.2018 tarihli cevabi yazılar ile davacının 22.03.1990 tarihinden itibaren zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortası olduğu gözetilmeksizin davacının yapmış olduğu ilk sigortalılık prim borcu ödemesi tarihi olan 07.10.1994 tarihi dikkate alınarak bu tarihten itibaren ödenen prim borcu ödemelerinin ne kadarlık Bağ-Kur sigortalılık süresini karşıladığı Mahkemeye bildirilmiştir. Hal böyle olunca, davacının ilk sigortalılık prim borcu ödemesi tarihi olan 07.10.1994 tarihinden önce, 22.03.1990 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu özellikle belirtilmek suretiyle davacının prim borcu ödemelerinin geriye çekilmesi suretiyle 22.03.1990 tarihinden itibaren karşıladığı zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süreleri davalı Kurumdan sorularak alınacak yazı cevabına göre primi ödenmiş Bağ-Kur sigortalılık sürelerini yeniden belirleyerek ve belirlenen bu sürelere göre de yaşlılık aylığı şartlarını yeniden değerlendirerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne, davacı (Muris) 40036623576 TC No lu ...’nın, 22.03.1990 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.08.2014 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 10/2-ı) maddesi uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine, Emekliliğe hak kazandığı 01.08.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının her aya ilişkin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; murisin 07.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olamayacağını, hak sahibi eşi ... tarafından yapılan ölüm aylığı başvurusuna ilişkin olarak vefat tarihi olan 07.07.2014 tarihini takip eden 01.08.2014 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, vefat nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanmasının imkansız olması hasebiyle davanın reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 22.03.1990 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 14.03.2013 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemece, 01.08.2014 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 10/2-ı) maddesi uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine karar verilmişse de, davacılar murisinin 14.03.2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, prim borçlarını 14.03.2013 tarihinde ödediği, 2014 yılı içerisinde 22.05.2014, 19.06.2014 ve 17.07.2014 tarihlerinde üç kalem halinde yapmış olduğu sigorta prim borcu ödemelerinin tahsis talebine etkisi olmadığı anlaşılmakla, prim borçlarını ödediği tarihi takip eden aybaşı olan 01.04.2013 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre, davacılar murisi ..., 07.07.2014 tarihininde vefat etmiş olduğundan, ölüm tarihinden sonra davacıya yaşlılık aylığı bağlanması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7829, K. 2023/8463, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7829-e-2023-8463-k-e8594fc7aa14