Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7256 E. 2024/10404 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7256
- Karar No
- 2024/10404
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/770 E., 2023/573 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/410 E., 2021/160 K. Taraflar arasındaki zararlandırıcı olayın iş kazası olmadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı kazalı ...’ın 29.01.2010 tarihinde geçirdiği iş kazasında müvekkili şirketin asıl işveren konumunda bulunmaması nedeniyle olayın da müvekkili yönünden bir iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve SGK vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha öncesinde davalı kazalı ...'ın açtığı ve davalı olarak ... şirketi, ..., ... Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ...'ı gösterdiği iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında eldeki tespit davasının davacısı ... şirketinin asıl işveren olarak kabul edilip ona %30 oranında kusur izafe edildiği, anılan dosyada sigortalı yararına ve fakat davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminatlara hükmedildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarih, 2017/543 Esas ve 2017/1399 Karar sayılı kararı ile onandığı, dolayısıyla olayın bir iş kazası olduğunun anılan dosyada kesinleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, ... ünvanlı otelin işletmecisi olan müvekkilinin, otelin ihtiyacı olan bir kısım mermer ve buna ilişkin malzeme temin ve temin edilen malzemenin montajı amacıyla ...-... Mermer firması ile anlaştığını, 29.01.2010 tarihinde anlaşma kapsamında montaj işlemleri yapılması aşamasında davalı ...'ın yaralandığını, ...'ın kim olduğu ve kiminle iş veya hizmet ilişkisi olduğunun müvekkili tarafından bilinmediğini, bu olayda müvekkili firmanın, yüklenici değil iş sahibi olduğunu, bu sebeple iş kolu otelcilik olan müvekkili firma açısından olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı vekilinin zararlandırıcı sigorta olayının müvekkili yönünden iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Somut olayda dava dilekçesinde davalılar arasında gösterilen ...’ın İlk Derece Mahkemesi karar başlığında tasfiye memuru olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında yer alan "Tasfiye memuru/(lar)" ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "Davalı:" ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.