Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/692 E. 2023/2609 K. – Sigorta Başlangı
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/692
- Karar No
- 2023/2609
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1989 E., 2022/1953 K. ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/240 E., 2020/275 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, ... sigorta sicil numarasıyla ... işyeri sicil numaralı ... Konfeksiyon unvanlı işyerinde 01.08.1985 tarihinde verilen işe giriş bildirgesiyle çalışmaya başladığını ancak kurum kayıtlarında işe giriş tarihinin 1992 tarihi olarak gözüktüğünü, sigorta kayıtlarına baktığında ... Konfeksiyon unvanlı işyerine ait 1985/2 ve 3 üncü dönem bordrolarının kuruma verilmediğinin tespit edildiğini beyanla sigorta başlangıç tarihinin ilk işe giriş bildirgesinin verildiği tarih olan ... tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının hizmet tespiti talebinin 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi ve mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gözetilerek hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında da bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da gerektiği, yöntemince düzenlenip süresinde kuruma verilen işe giriş bildirgesinin fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemeyeceğini, davacının hizmet tespitini talep ettiği tarih itibairyle kurum kayıtlarında çalışmaya ilişkin bordro bulunmadığından ve kurum kayıtlarının resmi kayıtlar olduğu da dikkate alınarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde, hizmet cetvelinde davacının 1992/02 dönemi itibariyle sigorta bildiriminin yapılmaya başlandığı, davacının işe giriş bildirgesinin ... Konfeksiyon unvanlı ... sicil numaralı iş yerinden 01.08.1985 tarihinde işe başladığı belirtilerek kuruma verildiği, bildirgenin kurum kayıtlarına intikal ettiği, ancak başkaca bir işlem yapılmamış olduğu, işyerinin 01.08.1985 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31/12/1985 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği yılın serilerinden olduğu, duruşmada dinlenen davacı tanığı ... kendisinin ...'da kardeşine ait işyerinde 1982-1985 yılları arasında çalıştığını, davacının kendi çalıştığı hanın yanındaki ...'da çalıştığını, davacının ortacı olarak çalıştığını, 1985 yılında yaz aylarında çalıştığını bildiğini beyan ettiği tanığın hizmet dökümünde 1982.03-30.08.1984 tarihleri arasında ... ünvanlı işyerinde Şehzadebaşı caddesi ...'da çalışmış olduğu, yani davacının dava konusu ettiği tarihe yakın bir tarihte ve yakın mesafede çalıştığı, birlikte vakit geçirmiş olmaları nedeniyle de çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olabileceği, tanığın anlatımlarının samimi ve inandırıcı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Komşu işyeri tanığı olan diğer tanık ..., kendisinin o dönemde Tarihi ... Börek fırınında çalıştığını, davacıyı ismen tanımadığını, kendisine gösterilen işe giriş bildirgesindeki fotoğraftaki kişiyi de tanımadığını, kendisinin ... konfeksiyon işyerini bilmediğini, kendisinin çalıştığı işyerinin ...'nda bulunan müstakil bir binada olduğundan dolayı davacının çalışmalarına ilişkin bilgi sahibi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Komşu işyeri tanığının anlatımları dava konusu edilen tarih üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçmiş olması, davacının çalışmasının kısa süreli olması nedeniyle tanığın davacının çalışmalarına ilişkin bilgisinin olmaması durumunun sözkonusu olabileceği,davacıya ait 01.08.1985 tarihli işe giriş bildirgesi üzerindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı hususunda grafoloji incelemesi yapılmış ve bilirkişi tarafından sunulan 19.06.2018 tarihli raporda fotoğrafın davacı ...'na ait olup imzanın da davacının el ürünü olduğunun tespit edilmiş olduğu görülmüştür. Kurumdan gelen kayıtlara göre dönem bordrosu bulunmadığı, komşu işyeri tanığı için yazılan müzekkerelere Sgk dışında olumsuz cevap geldiği, davacının 25.01.1963 doğumlu olduğu, dava konusu edilen tarih itibariyle 18 yaşından büyük olduğu, davacıya ait 01.08.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği yıla ait serilerden olduğu, bildirge üzerindeki imza ve fotoğrafın da davacıya ait olduğu ve tanığın beyanları dikkate alındığında davacının 01.08.1985 tarihinde bahse konu işveren yanında gerçek ve fiili çalışmasının bulunduğu kanısına varılmakla, davacının 01.08.1985 tarihli bildirgesinin geçerli sayılarak bu tarih itibari ile 1 gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının.."gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1985 olduğunun tespiti ile 01.08.1985 tarihinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davada hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, fiili çalışmanın her türlü delille re'sen ispatlanması gerektiğini, salt işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olamayacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.08.1985 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanunu'nun 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı ... unvanlı 529 sicil no.lu konfeksiyon 01.08.1985 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, iş yeri tescil bilgilerinde 01.08.1985-05.03.1985 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, ancak komşu iş yeri çalışanı olduğunu belirten davacı tanığı ..., ...'un beyanlarının alındığı ancak tanıkların çalıştıklarını beyan ettikleri, işyerinin davalıya ait iş yeri ile komşu iş yeri olup olmadığının ve dava konusu dönemde faal olup olmadığının da araştırılmadığı, eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2.Bu nedenle Mahkemece, davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ...'un çalıştıklarını beyan ettikleri iş yerlerinin dava dışı ... iş yerine dava konusu dönemde komşu iş yeri olup olmadıkları Kurumdan ve vergi dairesinden istenecek kayıtlarla belirlenmeli,işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine de başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...