Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/44 E. 2023/591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/44
- Karar No
- 2023/591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/572 E., 2022/1568 K. ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/317 E., 2020/538 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen ödeme emrinin iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalardaki dava dilekçesinde özetle; davacıya 2014/014711, 2016/11289, 2016/11290 ve 2012/20811 takip numaralı dosyalarından ödeme emri gönderildiğini, ödeme emirlerinin zaman aşımına uğradığını, davacının ... Telekom Bakım İşletim Hiz. San. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olması sıfatıyla gönderilen borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kurum alacağının vade dönemlerinde sadece yönetim kurulu üyesi başkanı olan temsil ve ilzam yetkisi olmayan davacı ile diğer yönetim kurulu üyelerinin şirkete dair tüm temsil ve ilzam yetkisini şirkette pay sahibi olmayan müdür ...'na bıraktıklarını ileri sürerek, dava konusu ödeme emirlerinin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dava konusu ödeme emirlerinde belirtilen kurum alacaklarının bağlı oldukları dönemde yürürlükte olan hukuka göre, 14.04.2006 tarihinde yönetim kurulu başkanı olarak seçilen davacının yönetim kurulu başkanı olduğu döneme ilişkin zaman aşımına uğramamış olan kamu alacağından sorumlu olduğu, bu itibarla davacının 2012/20811 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağından sorumlu olduğu ve zamanaşımının söz konusu olmadığı, 2016/11289 ve 2016/11290 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağının ise ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce zamanaşımına uğradığı, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.12.2010 tarihli kararı ile dava dışı şirketin iflasının açıldığı, davacının iflas tarihten itibaren şirketin borçlarını ödeme konusunda işlem yapmasının hukuken mümkün olmaması sebebiyle 2010/11 ve 2010/12 dönemine ait kurum alacağını haklı sebep olmaksızın ödemediğinden bahsedilemeyeceği ve bu döneme ilişkin 2014/14711 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağından sorumlu tutulmasının yasal açıdan olanaksız olduğu, 6183 sayılı Kanun'un Ödeme Emrine İtiraz başlıklı 58 inci maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağının yüzde on zamla tahsil edileceğinin düzenlendiği, anılan yasal düzenleme nedeniyle iptal talebi reddedilen dönemler yönünden kurum alacağının davacıdan yüzde on zamla tahsil edilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2-Dava konusu 2016/11289 ve 2016/11290 takip numaralı ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline, 3-Dava konusu 2012/20811 takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verilmesi talebi yönünden davanın reddine, 4-2012/20811 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağının davacıdan yüzde on zamla tahsil edilmesine, 5-Birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 6-Dava konusu 2014/014711 takip numaralı ödeme emrinin 2010 yılı 11 inci ve 12 nci aylarına ilişkin kurum alacağı yönünden kısmen iptaline, kalan kısım yönünden davanın reddine, 8-2014/014711 takip numaralı ödeme emrine konu 2010 yılının 5 inci ve 10 uncu ayları arasındaki kurum alacağının davacıdan yüzde on zamla tahsil edilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, her iki davanın da kabulünün gerektiğini, davacının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kurum işleminin doğru olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden, ... Telekomünikasyon Bakım İşletim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 14/04/2006 olağan genel kurul toplantısında, şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilen ...'nun yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, 2016/11289 takip numaralı ödeme emrinin 2006/10-2007/4, 2016/11290 takip numaralı ödeme emrinin 2006/10-2007/4, 2012/20811 takip numaralı ödeme emrinin 2008/04-2008/09, 2014/14711 takip numaralı ödeme emrinin ise 2010/05-2010/12. dönemleri arasındaki kurum alacaklarına ilişkin olduğu, 2016/11289-11290-2012/20811 takip numaralı ödeme emirlerinin 10.10.2017 tarihinde, 2014/14711 takip numaralı ödeme emrinin 22.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği. Davacının 2012/20811 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağından sorumlu olduğu, 2016/11289 ve 2016/11290 takip numaralı ödeme emrine konu kurum alacağının ise ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce zamanaşımına uğradığı, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.12.2010 tarihli kararı ile dava dışı şirketin iflasının açıldığı bu nedenle davacının 2014/14711 takip numaralı ödeme emrindeki 2010/11-12. aya ilişkin borçlardan sorumlu olmadığı anlaşıldığından, mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalarda ödeme emrinin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmüne düzenlenmiş ise de bu sorumluluk, “haklı sebep olmaksızın” ödememe hali ile sınırlandırılmıştır. Haklı nedenlerin neler olduğu konusunda kanunda bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği, her bir davadaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olayların özelliklerine göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken; diğer Kanunlardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve bilhassa Sosyal Güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır. İflasın ertelenmesi, İcra ve İflas Kanunun 179 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, “borca batık durumda olan (aktifi pasifini karşılamayan) bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkında, Ticaret Mahkemesi’nce iflas kararı verilmeyerek önerilen iyileştirme projesi çerçevesinde borca batık durumdan kurtulmalarını sağlayan ve iflaslarını önleyen bir kurum”dur. Anılan Kanun'un 179/1-b maddesi uyarınca, erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Bu sonuç kanundan doğduğundan, mahkemenin kararında ayrıca belirtmesine gerek olmadan ve ilan edilmese dahi gerçekleşir. Bu bağlamda; İcra ve İflas Kanunu’nun 179 uncu maddesi uyarınca iflasının ertelenmesine karar verilen ve malvarlığının korunması için gerekli tedbirler alınan şirketten, anılan Kanun’un 179/b maddesindeki “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz...” düzenlemesi uyarınca primler tahsil edilemeyecektir. Söz konusu tahsil imkânsızlığı, temsile yetkili olan davacın kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğundan, davacı yönünden 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilecektir. Ancak, iflasın ertelenmesi hükmünden öncesine ilişkin prim borçları yönünden, borcun ait olduğu ayı takip eden ay sonu itibariyle tahakkuk ve tediye sorumluluğu gerçekleştiğinden, sonradan şirket yönünden verilen iflasın ertelenmesi kararı üst düzey yöneticinin müteselsil sorumluluğunu etkilemeyecek ve haklı neden oluşturmayacaktır. Diğer taraftan iflasın açılması hususu İcra İflas Kanunu 193 üncü maddede düzenlenmiş olup, buna göre, iflasın açılması ile duracak takipler; 1)İlamlı (m.32) ve ilamsız (m.58 ve devamı) haciz yolu ile takipler. 2)Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip (m.167 ve devamı). 3)Genel iflas (m.155 ve devamı) ve kambiyo senetlerine mahsus iflas (m.167,171 v.d.) yoluyla takip. 4)Teminat gösterilmesine ilişkin takipler. 5)Amme alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil dairelerince yapılan takiplerdir (Prf.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, cilt.3, sahife 2885 ve devamı). O halde tahsil imkansızlığı, iflas ertelemeye göre daha ağır sonuçlar doğuran iflasın açılması durumunda da davacı hakkında “haklı sebep” kavramı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 3.Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dosya kapsamına göre; dava dışı ... Telekomünikasyon Bakım İşletim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 14.04.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçilen davacının yönetim kurulu başkanlığına getirildiği, 16.02.2009 tarihli ticaret sicil gazetesine göre davacının yönetim kurulu başkanlığının devam ettiğinin görüldüğü, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.12.2010 tarihli kararı ile dava dışı şirketin iflasının açıldığı, 2014/014711 takip numaralı ödeme emrindeki borç döneminin 2010/5-12. aya ilişkin olduğu dikkate alındığında, davacının 2010/11. ayına ait borçtan sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. 3-Öte yandan, 2014/014711 takip numaralı ödeme emrine konu 2010 yılının 5 inci ve 10 uncu ayları arasındaki kurum alacağının davacıdan yüzde on zamla tahsil edilmesine karar verilmiş ise de; 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarih ve 2021/119 Esas- 2022/48 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden haksız çıkma tazminatının reddi gerekirken kabulü de usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...