Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/40 E. 2023/3096 K. – Vazife Malullüğü

Konu: Vazife Malullüğü Aylığının Bağlanması Gerektiğinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/40
Karar No
2023/3096
Karar Tarihi
Konu
Vazife Malullüğü Aylığının Bağlanması Gerektiğinin Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/596 E., 2022/1571 K. ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/51 E., 2021/35 K. Taraflar arasındaki vazife malullüğü aylığının bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; terör bölgesinde, terör olayını önlemek amacıyla icra edilen askeri bir operasyon sırasında yaralanan müvekkil hakkında 2330 ve 3713 sayılı kanun uyarınca vazife malulü hükümlerinin uygulanması maksadıyla davalı Kuruma başvuru yapıldığını, bu konuda bir işlem tesis edilmediğini belirterek, dava konusu işlemin iptaline, vazife malulü hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, kurumun dava açılmasına neden olmadığını, yargılama giderlerinden sorumlu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davalı kuruma 13.11.2019 tarihinde başvurulduğunu, yasal süre içerisinde cevap verilmediğinden dava açıldığını, davalı kurum tarafından kendilerine resmi bir tebligat yapılmadığını, davanın kabulü gerektiğini, davanın açılmasına kurumun sebebiyet verdiğini, beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/10-642 E., 2012/38 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarında karar verilene kadar sürmesi gerekir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır.(Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, ... 2009, önsöz VII). 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava tarihinin 11.02.2020 olduğu, dava açılmadan önce 31.01.2020 tarihinde davacının vazife malullüğüne karar verildiği, da bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, başvurunun akıbeti sorulmadan dava açıldığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçelerine dayalı olarak "davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesi ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca davalı Kuruma yapılan başvuru tarihinin 13.11.2019 tarihi olduğu, Kurumun bu başvuruya yönelik olarak 60 gün içerisinde herhangi cevap vermediğini, taraflarıyla iletişim yollarını kapattığını, davalının 31.01.2020 tarihli kararı ile davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verdiğini, ancak bu kararın da kimseye tebliğ edilmediğini, Kurumca taleplerinin zımni olarak reddedildiğinden hareketle 11.02.2020 tarihinde eldeki davanın açıldığını, 6100 sayılı HMK'nın 329 uncu maddesinin "Kötüniyetli davalı... yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir." şeklinde düzenlendiğini, bu kapsamda yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretininden davacının sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümleri 3. 6100 sayılı Kanun'un 114/1(h) maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/40, K. 2023/3096, T. 24.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-40-e-2023-3096-k-e5aab0b296f1