Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1632 E. 2023/3367 K. – Sigorta Başlang
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1632
- Karar No
- 2023/3367
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2429 E., 2022/2494 K. ... ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/359 E., 2022/115 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'ya ait ...,... adresindeki işyerinde 01.10.1986 tarihinden başlayarak yaklaşık 20 ay çalıştığını, 05.03.2019 tarihinde emeklilik tarihinin geldiğini düşünerek, SGK Başkanlığı'na dilekçe vererek, emeklilik için başvurduğunu, kurum tarafından 01.10.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin bulunduğu, ancak 1986/3. dönem bordrosu verilmediğinden, sigortalı hizmetinin bulunmadığının bildirildiğini beyanla davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... 11.02.2020 tarihli celsede; davacının iddiasının doğru olduğunu, davacının 01.10.1986 tarihinde kendisine ait işyerimde çalışmaya başladığını, ne kadar süre çalıştığını hatırlamadığını, işyerinde beyaz eşya satış işi yapıldığını, davacının tezgahtarlık yaptığını, işyerinde başka çalışanlarda olduğunu, ancak aradan çok uzun zaman geçmesi nedeniyle şu anda kimler olduğunu hatırlamadığını, davayı kabul ettiğini, davacının çalışmasına ilişkin herhangi bir işyeri kaydı bulunmadığını beyan etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.10.1986 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının prim ödeme gün sayısına dahil edilmek üzere tespitine, davacının sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 10.04.1988 tarihinin esas alınması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..10.04.1970 doğumlu davacının yasal süre içinde ... sicilli ... ünvanlı "elektrikli ev alet satımı" işi iş yerinden Kurum'a intikal eden 01.10.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunması, iş yerinin 01.03.1983-31.05.1987 tarihleri arasında yasa kapsamında bulunması, davacıya ait sigorta sicil numarasının 1986 yılı serilerinden olması, işyerinin nizalı dönem bordrosunun Kurum'a verilmemiş olması, davacı tanık beyanları ile çalışmanın doğrulanması karşısında mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.10.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu, 60'ıncı maddesinin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2.Mahkemece, iş yerinden verilen 1986/1 inci dönem bordrosunda adı geçen ...'un ve komşu tanığı olarak belirlenen ... 'in beyanına da başvurulmalı,bozma ilamından önce davacı tanığı olarak dinlenen ve komşu iş yerlerinde çalıştıklarını beyan eden ... ile ...'un çalışma kayıtları ile çalıştıkları iş yerlerine ilişkin kayıtlar da getirtilmek suretiyle beyanları denetlenmeli, bordro ve komşu tanıklara ulaşılamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek başkaca komşu işyerleri ve çalışanları hususunda davacının beyanı alınarak belirlenecek kişilerin çalışma kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...