Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12237 E. 2023/13121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12237
- Karar No
- 2023/13121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1843 E., 2023/1632 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/460 E., 2023/144 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının 03.02.1965 doğumlu olduğunu, doğduğundan bu yana ve halen ... İlçesi Yeni Köy köyünde yaşamakta olduğunu, kendisinin ve ailesinin geçimini çiftçilik ve hayvancılıkla sağladığını, davacı askerlik dönüşü takiben kendisine ait tapulu tarım arazilerinde arpa, buğday, şeker pancarı üretimi yapmak, küçük ve büyükbaş hayvan üretimi yapmak suretiyle eylemli olarak tarımsal faaliyette bulunmuş ve halende bulunmakta olduğunu, davacı ürettiği tarım ürünlerinden şeker pancarını ... Şeker fabrikasına satmış, ürün bedelinden 01.06.2002 tarihinde bağ-kur prim kesintisi yapıldığı halde davalı kurum, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığını tescil etmediğini, davacı 03.09.2018 tarihli dilekçesi ile ... Şeker Fabrikasına satılan ürün nedeniyle tevkifatın dikkate alınarak tescilinin yapılmasını ve tescili takip eden aybaşından itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/ b md.si kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını talep ettiğini, davacının talebi üzerine davalı kurum davacının tarım bağ-kur sigortalılığını 01.06.2002 tarihi itibariyle tescil etmiş, 31.12.2002 tarihi itibariyle de res’en sona erdirdiğini, davalı Kurum 25.10.2018 tarih 78706428- 2G1.99- E. 14214915 sayılı cevabi yazısında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığını 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erdirmesine dayanak olarak ... Ziraat Odası kaydının 23.02.2012 tarihli SGK denetmen raporuna istinaden geçersiz sayıldığını pancar kooperatifi kaydının da 2004 yılında başlaması nedeniyle tarım bağ-kur sigortalılığının sonlandırıldığını davacıya bildirdiğini, Uyuşmalık 2002 yılında yürürlükte bulunan yasa 2926 sayılı tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar SGK kanununa ilişkin olduğunu, davacının 01.06.2002 tarihinde (mülga) 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı tescilini takiben 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erdirilmiş olmasının yasanın amacına aykırı olduğunu, davacının 24.09.2002 tarihinden bu yana ve halen ... Ziraat odasının 6274/155 sicil nolu aktif üyesi olduğunu, Ziraat odası aidatlarını aksatmadan ödeyen üyelerinden olması nedeniyle ... Ziraat odasına aidat borcu bulunmadığını, davacı 2001 yılında pancar üretimi yapmış ve ... Şeker Fabrikasına ürün teslimi yaptığını, bu durum ... şeker fabrikaları ... bölge şefliği - temsilciliği kayıtlarında görünmekte olduğunu, davacıya ait ... plaka sayılı Fiat marka traktörü mevcut olduğunu beyanla davanın kabulü ile davacının 31.12.2002-31.12.2017 tarihleri arası dönemde eylemli tarımsal faaliyette bulunduğunun tespitine, tespit edilen dönemlerde davacının (mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında) - 5510 sayılı Kanun'un 4/ b - son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine ve davacının ... ziraat odası kaydını geçersiz sayan kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 287985012 Bağ-Kur numaralı davacı ...'ın sigortalılık dosyasının incelenmesi neticesinde; Davacının talebi üzerine yapılan incelemede davacının ürün tesliminden kaynaklanan tevkifat nedeniyle geriye dönük hizmet alabilmesi için ziraat odası kaydı olup olmadığının kontrol edildiğini, davacının 2002 yılındaki tevkifat kesintisine istinaden tarım Bağ-Kur sigortalılığı yasal mevzuat uyarınca 01.06.2002 tarihi itibariyle başlatıldığını, davacının ... Ziraat Odası kaydının 23.02.2012 tarihin ve 2088639 sayılı Denetmen Raporuna istinaden geçersiz sayılması ve tarımsal faaliyetini destekleyen kaydının bulunmaması nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erdirildiğini, yapılan tespitler doğrultusunda davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığı yasal mevzuat uyarınca 31.12.2002 tarihinde sonlandırılmış olup davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, bu nedenlerle davanın yersiz ve reddedilmesi gerektiğini beyanla haksız, dayanaksız açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının ürün tesliminden dolayı Bağ-Kur primi kesintisi sırasında ve sonrasında da tarımsal faaliyetine eylemli olarak devam ederek ve dava konusu devredeiş bu tarımsal faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürülmüş olduğunun anlaşılması nedeniyle aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali ile 26345473958 TC Kimlik numaralı davacı ...'ın 31.12.2002-31.12.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/B-son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davalı Kuruma yapılan başvurunun davacının borçlanmasıyla ilgili olduğunu ancak davacının talebini kapsar şekilde başvuru yapmadığı için usul eksikliğinin giderilmediğini, bu nedenle dava şartı eksikliğinin devam etmekte olduğunu, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı için temel şartın, tarımsal faaliyetin kesintisiz olarak sürdürülmesi olduğunu ancak dosya incelendiğinde davacının bu faaliyeti kesintisiz olarak sürdürdüğünü ispatlayacak yeterli delil bulunmadığını, davacının sigortalılık dosyası incelendiğinde, davacının geriye dönük hizmet alabilmesi için ziraat odası kaydının olup olmadığının kontrol edildiğini, ancak davacının ziraat odası kaydının 23.02.2012 tarihinde geçersiz sayılmış olduğunu ve tarımsal faaliyetini destekleyen kayıt bulunmadığı için Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erdirilmiş olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamında beyanı alınan tanıkların birbirlerini tamamlayan anlatımları ve iş bu beyanların dosya kapsamındaki yazılı kanıtlarla örtüşüyor olması gözetildiğinde davacının, ürün tesliminden dolayı Bağ-Kur primi kesintisi sırasında ve sonrasında da tarımsal faaliyetine eylemli olarak devam ettiği ve dava konusu dönemde de bu tarımsal faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürmüş olduğu, davacının Ziraat Odası üyeliğinin sahteliğinin iddia ve ispat edilememesine göre varsa üye kaydı sırasındaki işlemlerin eksik veya usulsüz yapılmış olmasının sorumluluğunun, söz konusu eksiklik veya usulsüzlüğün oluşumunda olaya dahli ve katkısı söz konusu bulunmayan davacıya yükletilmesinin hakkaniyet ilkeleri ile bağdaştırılamayacağı, Mahkemece aksi yöndeki davalı kurum işleminin iptali ile davacının 31.12.2002-31.12.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/B-son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair karar verilmesinde hata yoktur." gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, davacının satmış olduğu ürünlerden prim kesintisi yapıldığı, her yıl aidat ödemesi yapıldığı, hayvan yetiştiriciliğine dair getirtilen kayıtları tarımsal faaliyetin devam ettiğine dair yapılan tarımsal faaliyet araştırması ile tarımsal faaliyetin kanıtlandığının anlışdığından, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.