Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/5960 E. 2023/623 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5960
Karar No
2023/623
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/544 E., 2022/219 K. DAVA TARİHİ : 05.01.2015 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali ve babasından yetim aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin eşinin 03.11.1992 tarihinde vefatı nedeniyle dul aylığı aldığını ve babasının 17.10.1975 tarihinde vefatı nedeniyle, babasından 01.02.2008 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığını, daha sonra davacının eşinden bağlanan aylığın brüt asgari ücreti geçtiğinden bahisle babasında aldığı yetim aylığının iptal edildiğini ve ödenen aylıkların kuruma iade edilmesinin istendiğini, müvekkilinin ödenen aylıkları kuruma ödemeyince, eşinden dolayı almakta olduğu dul aylığınından kesinti yapılmaya başlandığını, bu sebeple müvekkilinin hiçbir geliri kalmadığını, ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, bu nedenlerle kurumun davacının babasından dolayı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden işleminin iptaline ve babasından yetim aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının eşinin ve babasının ölümü nedeniyle maaş aldığını, eşinden dolayı almakta olduğu maaşın brüt asgari ücret üzerinde olduğunun tespit edildiğini ve davacının babasından dolayı aldığı maaşın 1479 sayılı Kanun gereği iptal edildiğini ve aynı yasa uyarınca çift aylık bağlanamayacağı, eşi üzerinden bağlanan aylığın daha fazla olduğunun anlaşıldığını, 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihe göre eşinden veya ana ve/veya babasından ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alındığını, davacının hem babasından hem de eşi üzerinden bağ-kur sigortalısı olarak ölüm aylığı alma şartlarının gerçekleşmediği sabit olduğundan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2015/1 E. 2015/284 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 07.04.2016 tarihli ve 2015/13720 E. 2016/5217 K. sayılı ilamında; " ...davacı hakkında Kurumca 96 ncı maddenin 1 inci fıkrasının hangi bendinin uygulandığı açıklıkla belirlenip böylelikle Kurum işleminin borç tahakkuku yönünden yerinde olup olmadığı ortaya konulmaksızın davanın tümüyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ."gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 22.12.2016 tarihli ve 2016/432 E. 2016/777 K. sayılı kararda; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairemizin 05.06.2018 tarihli ve 2017/435 E. 2018/5612 K. sayılı ilamında; "... her ne kadar mahkemece, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine göre işlem yapılması gerektiği belirtildikten sonra talebe göre davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının talepleri içerisinde, bozma ilamımızda da ayrıca belirtildiği üzere menfi tespit istemi olduğundan, mahkemece bu husus yönünden de karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 18.06.2019 tarihli ve 2018/216 E. 2019/391 K. sayılı kararda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairemizin 11.11.2020 tarihli ve 2019/4824 E. 2020/6393 K. sayılı ilamında; "... dosya kapsamına göre hatalı işlemin tespit tarihinin 11.09.2014 tarihli denetmen raporu olduğu, bu tarihten geriye doğru beş yıllık sürede yapılan ödemelerin istirdadının istenebileceği (2009/9-2014/9 dönemleri arası) ve davalı Kurumun da bu süreye ilişkin yersiz tahakkuk yaptığı ile bu borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten (25.11.2014) sonra yapılacak ödemelerde yirmi dört aylık sürenin sonundan faiz hesaplaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davalı kurumun, davacının babasından dolayı aldığı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden 23.09.2014 tarih ve 38312417/203259610 sayılı işleminin kısmen iptaline, Davacının davalı kuruma karşı 19.914,15-TL borcunun bulunduğunun tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı karar verildiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hakkın doğduğu tarihteki yasal mevzuata göre değerlendirme yapılması gerektiği, aylığın yeniden bağlandığının dikkate alınmasını, çift aylık bağlanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamına göre yersiz ödemelerin söz konusu olduğu 2009/9-2014/9 dönemleri arasına ilişkin olmak üzere 25.282,11 TL lik ödemelerin 25.11.2014 tebliğ tarihinden yirmi dört ay sonrası olan 25.11.2016 tarihinden itibaren faiziyle tahsili gerekmektedir. 3.Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinde mahsuplaşma hususu "Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 4.Davalı Kurumun 2014 yılı Aralık ayında 580,16 TL lik kesinti yaptığı yine 26.09.2017 tarihi itibari ile 6645, 52 TL kesinti yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2014 Aralık ayı döneminde yapılan kesintinin ilgili borçtan mahsubu sonrası kalan borcun 25.11.2016 tarihinden toplu kesinti yapılan 26.09.2017 tarihine kadar olan faizi hesaplanıp borca eklendikten sonra 26.09.2017 tarihinde yapılan 6654,52 TL lik kesintinin mahsubu sonrası borç miktarının belirlenmesi yoluna gidildiği ne var ki bunun yukarıda belirtilen mevzuata aykırı olduğu belirgindir. 5.Mahkemece, mahsuplaşma konusunda yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5960, K. 2023/623, T. 25.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-5960-e-2023-623-k-c47d4e7869ee