Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/7679 E. 2012/7702 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/7679
- Karar No
- 2012/7702
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :393-586 Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı resen gözetilerek yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında davalı işverenlerin %100 kusurlu sayılıp Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddelerine göre %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak, %50 kusur oranına göre ilk peşin değerli gelir yönünden yazılı biçimde rücu sorumluluklarına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir Yasa addesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip yargılama gideri ve vekâlet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının (4) no’lu bendinde yer alan ve davalı ... lehine vekalet ücretini düzenleyen “Reddedilen miktar üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Ücreti Vekaleti Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.128,00 TL ücreti vekaletin davacı Kurumdan alınarak davalı ...’a verilmesine” hükmünün tamamen silinip hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hüküm fıkrasının yargılama giderlerini düzenleyen bölümünün tamamen silinerek ve bent numarasının 5. bent olarak düzeltilerek “5-Bilirkişi gideri, tebligat gideri, posta gideri ve temyiz giderinden oluşan toplam 627,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine” hükmünün yazılmasına ve kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.