Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18853 E. 2012/26885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18853
Karar No
2012/26885
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/475-2012/985 Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalıya ait işyerinde jeoloji mühendisi olarak 03.07.1998-01.05.2004 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmet sürelerinin gerçek ücret üzerinden tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı işveren nezdinde kuruma bildirilen hizmeti dışında 1999/1.döneminde 1.500,00 TL aylık ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 20.10.2010 T., 2010/10-480 E., 2010/523 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesidir. Bu kapsamda hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. Davacı tarafından, Ankara 8. İş Mahkemesinde işçi alacaklarına yönelik işveren aleyhine açılan 2009/464 Esas 2010/690 Karar sayılı dava dosyasında ; davacı, davalı işverence gerçek ücreti yerine asgari ücret üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini belirtmiş ve kıdem/ihbar tazminatının, fazla mesai ve resmi tatil ücretlerinden oluşan alacakların yasal faiziyle birlikte davalı işverenden tahsilini talep etmiş , mahkemece; davacının davalı işyerinde 15.07.1998-30.04.2004 tarihleri arasında 5 yıl 9 ay 16 gün süre ile çalıştığı kanaatine varılmış olup; davacının alımış olduğu son aylık ücretin 1.500,00 TL olduğundan hareketle yapılan hesaplama doğrultusunda işçilik alacaklarına hükmedilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı olgusunun kabulü yerinde ise de; davacının, davalıya ait işyerinde jeoloji mühendisi olarak 03.07.1998-01.05.2004 tarihleri arasında eksik gösterilen hizmet sürelerinin gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmesi karşısında; işçilik alacakları dosyasında saptanan 2004 yılı Nisan ayında almış olduğu son ücreti bildirimi yapılmayan 1999/1.dönemdeki prime esas kazanç miktarı olarak belirlemesi isabetli değildir. Mahkemece,davacının prime esas kazancının tespitini talep ettiği tüm dönemler yönünden yukarıdaki esaslar dahilindeki deliller celp edilip, değerlendirilmeden hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O halde, taraf vekillerinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'a iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18853, K. 2012/26885, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-18853-e-2012-26885-k-9acedac86d56