Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18172 E. 2012/17209 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18172
- Karar No
- 2012/17209
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :255-136 Dava, davacının davalı ... işyerinde 26.06.2006-24.07.2006 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak kararında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun, giderek 79/10. madde olduğu kabul edilmelidir. 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesine dayalı bu tür davaların kamu düzenine ilişkin bulunmaları, sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez bir hak olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla araştırma yapılarak deliller resen toplanmalıdır. Davacı, davalı ... işyerinde geçici işçi statüsü ile 26.06.2006 tarihinde çalışmaya başladığını,ancak davalı işyeri tarafından 24.07.2006 tarihinde Kuruma sigortalı olarak bildirildiğini ve bildirilmeyen 26.06.2006-24.07.2006 tarihleri arasında hizmet süresinin tespitine karar verilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargıma sonucunda yine, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Aynı işyerinde ve davacının çalıştığını iddia ettiği birimde çalışan kamu çalışanlarının yeminli beyanlarına başvurulmalı ve çalıştı iseler ücretlerinin ne şekilde ödendiği açıkca sorulmalı ve çalışmaların gerçekliği daha somut deliller ile ve hiçbir kuşku ve tereddüt oluşturmayacak şekilde ispat edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, hükmü temyiz eden davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.