Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/17843 E. 2012/25145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17843
Karar No
2012/25145
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1302-275 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, 01.07.1980 tarihinden başlayıp 45 gün süren ve hizmet akdine dayalı olarak geçen, Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemiyle 06.12.2010 günü açılan ve yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olan işbu davada, dava tarihinden önce yaşamını yitirmiş olan davalı ...'e husumet yöneltildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50’inci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Yasanın tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir. Kimsenin, bilerek ölü kişi aleyhine dava açmayacağı hususu gözetildiğinde, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ...'e dava dilekçesi ile husumet yöneltilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakta olup; Mahkemece, dava dilekçesinin mirasçılarına tebliği ile, yargılamaya mirasçıları aleyhine devam edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak, yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 10.12.012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17843, K. 2012/25145, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-17843-e-2012-25145-k-16f65b8e465c