Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/15000 E. 2012/15532 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15000
- Karar No
- 2012/15532
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :652-402 Davacı, 30.04.1990-01.09.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın tespiti ile 01.08.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,kararında belirtiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 01.03.1986 tarihi itibariyle davalı Kurumca tarım sigortalısı olarak kaydedildiğini, 1986 yılında başlayan tarım sigortalılığının aralıksız devam ettiğini, prim borcu ve cezası bulunmadığını, askerlik süresini de borçlanarak borçlanma bedelini 05.01.2009 tarihinde ödediğini, ancak tarımsal faaliyetine devam ederken kısa süreli olarak SSK'lı çalışmalarının olduğunu SSK'lı çalışmaları nedeniyle kurumca tarım sigortalılığının iptal edildiğini ve tahsis talebinin reddedildiğini belirterek 01.05.1990-30.06.1990 arası 50 gün, 1991/1 dönem 11 gün, 1991/2. dönemden 12 gün SSK'ya tabi çalıştığı ve çakışan bu süreler hariç tarımsal faaliyetinin devamlılığı ve ihtilaflı olan 30.04.1990-01.09.2008 tarihleri arası sürede 2926 sayılı Yasaya tabi yeniden sigortalı sayıldığının ve 27.07.2009 tarihli talebini takip eden aybaşı 01.08.2009 dan geçerli olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucu davacının 01.01.1998 tarihinde müraacat etmesi durumunda 2926 sayılı Yasa kapsamında yeniden başlayacağı belirtilmişse de; cevabi yazıda davacının yeniden tescilinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının, 1991 yılında 11 gün, 1992 yılından 12 günlük SSK sigortalılığı ile çakışan süre dışında kalan uyuşmazlık konusu 30.01.1990-01.09.2008 tarihleri arasında tarım sigortalısı sayılması gerektiğinin ve talep tarihini takip eden ay başı olan 01.08.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdüğüne ilişkin yapılan araştırma hüküm tesisine yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün ve 2011/10-230-319 sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli, 2-Dönem içinde Ziraat Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı, 3-Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, 4-25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunun 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun "zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, " zirai kazançta vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun " Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere " Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94/11.maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar. 5-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, Ziraat Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celbedilmeli, 6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 22.maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yapılması gereken iş yukarıdaki bilgiler ışığı altında, 30.04.1990 - 01.09.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilnini bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.