Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/11241 E. 2012/12361 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/11241
- Karar No
- 2012/12361
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :636-683 Davacı 1994 yılındaki ilk tevkifatı takip eden aybaşından dava tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma hakkının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacının 01.05.1997-31.12.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Birikmiş prim borçlarını ödemek amacıyla 6111 sayılı Yasa hükümlerinden faydalanmak için 31.05.2011 tarihine kadar davalı Kuruma başvurmak ya da buna ilişkin mahkemeden talepte bulunmak gerekir. Davacının süresi içinde prim borçlarının anılan Yasa çerçevesinde yapılandırılması yönünde Kuruma başvurusunun bulunmadığı gibi, anılan istemi içeren davanın yasal süre geçtikten sonra 28.06.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, bu yöndeki isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 3-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, ğ bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir. Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur. Eldeki davada; talep edilen sürenin tamamı kabul edilmemiş olmakla davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendine “davanın” sözcüğünden sonra “kısmen” sözcüğünün eklenmesine, 2. bendin sonundaki “KABULÜNE” sözcüğünün silinerek, yerine, “reddine” sözcüğünün yazılmasına, 3. bendin sonuna “Davalı Kurum, davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, yargılama giderinin düzenlendiği 5. bentteki “giderinin” sözcüğünün silinerek, yerine, “giderinden kabul ret oranına göre takdiren 1,33 TL.sının” sözcük ve rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.