Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/10675 E. 2012/25149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10675
Karar No
2012/25149
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :488-207 Davacı, davalıya ait işyerinde en son aldığı net ücretin 700.00 TL olduğunu belirterek, 22.05.1997-01.07.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmanın tespitini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; tarafların sundukları kanıtlarla yetinme zorunluluğu bulunmadığı gözetilmelidir. Bu kapsamda nizalı dönemde, davacı ile birlikte çalışan ve işveren bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ve gerektiğinde davacının çalışmalarını bilebilecek tanıkları, re'sen saptayarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurmalı;varsa işçilik hakları dava dosyası getirtilmeli, o davada dinlenilen tanıkların anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli, sigortalının kayıtlarda görülmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, yada, bildirilmediği hususunu gereğince araştırmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığını araştırmalı; eğer, inceleme yapılmışsa, belgeleri getirtmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile, işin ve işyerinin niteliğini nazara almak, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 2-Öte yandan, hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ... Güvenlik Kurumu’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür . Somut uyuşmazlıkta; davacı, son aldığı aylığın net 700.00 TL olduğunu belirterek 22.05.1997-01.07.2005 tarihlerinde davalı işveren yanında kesintisiz çalışmasının tespitini istemiştir. Mahkemece, 2005 yılı 7.ay ücreti 700.00 TL diğer çalışma süreleri ise asgari ücret üzerinden belirlenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında ; mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin çalışma süresindeki hükmü ile 2005 yılı 7.ay için esas alınan 700.00 TL ücrete dair hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Şu halde yapılması gereken iş; davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı olgusu ile davacının 2005 yılı 7.ayında tespitine karar verilen süredeki prime esas kazançlarının belirlenmesinde yukarıdaki esaslar dahilindeki deliller celp edilip, değerlendirilmeli ve hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir O halde. davacı ile davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...Teks. Gıda İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne iadesine 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10675, K. 2012/25149, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-10675-e-2012-25149-k-9f5c9d1b9010