Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/5742 E. 2012/14571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5742
Karar No
2012/14571
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/291-2011/113 Davacı, dava dilekçesini, 14.09.2010 tarihli dilekçe ile ıslah ederek, 5434 yasa kapsamındaki hizmetleri dikkate alınmaksızın sadece 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetlere ve 16.12.2009 tarihli talep tarihine göre SSK’dan emekliliğe hak kazandığının tespiti ile ödenen kıdem tazminatının (emeklilik ikramiyesi) SSK’dan emekli olduğu şartlara göre hesaplanarak eksik kalan kısmın ödenmesini istemiştir. Mahkeme; yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemelerin görevi ve yargı yolu, "yasa" ile belirlenmiş olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında, mahkemece, re'sen nazara alınır.(HMK 1. Madde) Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 26.07.1982-31.10.1982 ve 08.09.1986-14.07.2006 arası dönemlerde toplam 7201 gün zorunlu SSK’lı olarak prim ödemesi bulunan davacının,07.11.1979-07.07.1981 döneminde ifa edilen 600 gün askerlik süresini SSK’ya borçlandığı, Türk Telekom Anonim Şirketi’nde 506 sayılı yasa kapsamında çalışmakta iken 13.07.2006 tarihinde 4046 sayılı kanunun 22. maddesi uyarınca nakil suretiyle Sakarya Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na atamasının yapıldığı, 15.07.2006-16.12.2009 arası dönemde anılan işyerinde 3 yıl 6 ay süreyle Emekli Sandığı’na tabi olarak çalışan davacıya 16.12.2009 tarihli tahsis talebi üzerine 21 yıl 8 ay 1 gün 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetleri de dikkate alınarak toplam 25 yıl 2 ay 1 gün hizmet süresi ile 5. derece 3. kademe üzerinden 15.01.2010 tarihi itibariyle Emekli Sandığı’ndan emeklilik aylığı bağlandığı, 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılık süresine ilişkin olarak kıdem tazminatı almadığı belirtilerek 19 yıl karşılığı 20.272,35 TL ikramiye ödendiği, mahkemece, davacının bağlı olduğu Kurumun 4046 sayılı yasanın 22. maddesi gereğince değiştirildiği, 2829 sayılı Yasanın 8. maddesine göre; bağlı oldukları Kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanunun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde ise; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir... Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür. Somut olayda; 2829 sayılı yasanın 8/ son maddesindeki “…bağlı oldukları Kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” hükmü gözetilerek, 4046 sayılı yasanın 22. maddesi çerçevesinde bağlı olduğu Kurum değiştirilip Emekli Sandığı statüsüne tabi kılınan davacıya 5434 sayılı yasa kapsamında emekli aylığı bağlandığı, davacının ise; 5434 sayılı yasa kapsamındaki hizmetleri dikkate alınmaksızın sadece 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerine ve Emekli Sandığı’na sunulan 16.12.2009 tarihli tahsis talebine göre SSK’dan emekli aylığına hak kazandığının tespiti ile emekli ikramiyesinin SSK’dan emekli olduğu şartlara göre hesaplanıp eksik kalan kısmının ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; dava konusu uyuşmazlık 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, davanın, görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5742, K. 2012/14571, T. 11.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-5742-e-2012-14571-k-0d0aa862f165