Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/708 E. 2026/5390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/708
Karar No
2026/5390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/1956 E., 2010/400 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5.maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2025/26653 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155573 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155573 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre; İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 04.09.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2010 tarihli ve 2010/21275 Soruşturma, 2010/14549 Esas, 2010/10441 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yargılama sonucunda, İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2010 tarihli ve 2010/1956 Esas, 2010/400 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.01.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Cumhuriyet Başsavcılığınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığını bildirmesi üzerine, İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.01.2016 tarihli ve 2010/1956 Esas, 2010/400 Karar sayılı ek kararı ile; denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, ek kararın kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1.İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2.Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2010/1956 Esas, 2010/400 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/708, K. 2026/5390, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-708-e-2026-5390-k-2ce9e85020e9