Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1058 E. 2026/4837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1058
- Karar No
- 2026/4837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/133 E., 2024/737 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 01.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2024/33195 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/859 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/859 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.02.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararının, bilinen son adresine yapılan tebligatın iade dönmesi üzerine, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adres olarak kabul edilip mernis şerhi düşülerek yapılan 25.04.2022 tarihli tebligatın, usulüne uygun şekilde yapıldığının anlaşılmasına karşın; Mahkemesince yapılan yargılamada tebligatın usulsüz olduğundan bahisle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmiş ise de, sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.01.20 21... .06.2021 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2022 tarihli ve 2022/9039 Soruşturma, 2022/770 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 25.04.2022 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek 10.05.2022 tarihinde kesinleştirilmesini takiben tedbirin infazı için Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 27.07.2023 tarihinde infazın tamamlandığı, B. Şüphelinin 05.01.2024 tarihinde aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2024 tarihli ve 2022/9039 Soruşturma, 2024/3857 Esas, 2024/2922 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.09.2024 tarihli ve 2024/133 Esas, 2024/737 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Somut olayda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.02.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda itiraz yoluna başvuru şekli belirtilmediği gibi, kararın, sanığın 28.01.2021 tarihinde kolluk beyanında belirttiği ".. Mah. .. Sokak ../.." adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın, adresin yetersiz olduğundan bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez MERNİS adresi olan ".. Mah. .. .. .. cadde No:.. İçkapı no:.. ../.." adresine MERNİS şerhi düşülerek 25.04.2022 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, sanığın 12.06.2021 tarihinde kolluk beyanında ".. mah. .. cadde No:.. İçkapı no:.. ../.." olarak belirttiği adresin bilinen son adresi olduğundan, öncelikle bu adrese normal tebligat çıkarılması, tebligatın bilatebliğ iade edilmesi halinde MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın bilinen son adresi olan ".. mah. .. .. .. ... cadde No:.. İçkapı no:.. ../.." adresine önce normal tebligat çıkarılmaksızın aynı adrese MERNİS şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğinin usulsüz olması nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle mahkemenin durma kararının sonuç olarak Kanun’a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.