Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23173 E. 2025/5441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23173
Karar No
2025/5441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/985 E., 2014/529 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 38. Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar sayılı, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın, istinaf edilmeksizin 30.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/7690 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116596 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116596 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Bakırköy 38.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 23.12.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2010 tarihli ve 2010/36179 Soruşturma, 2010/25359 Esas, 2010/16282 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.09.2010 tarihli ve 2010/1556 Esas, 2010/1319 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.10.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13.04.2011 tarihli ve 2010/6780 DS sayılı yazısı ile yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli ve 2010/1556 Esas, 2010/1319 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, D. Dairemizin 23.10.2017 tarihli ve 2013/7487 Esas, 2017/4980 Karar sayılı kararı ile, aynen infazına karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm kurulduğu, itiraz yasa yoluna tabi olduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesinden sonra, mercii Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/1229 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne, 22.02.2013 tarihli kararın kaldırılmasına karar verildiği, E. Mercii kararı üzerine, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2014/985 Esas, 2014/529 Karar sayılı ek kararı ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, kararın 04.05.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, F. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.07.2019 tarihli ve 2018/3767 DS sayılı yazısı ile, sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.06.2022 tarihli ve 2014/985 Esas, 2014/529 Karar sayılı ek kararı ile; tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, ek kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; 1. Sanık hakkında verilen 07.06.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2014/985 Esas, 2014/529 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23173, K. 2025/5441, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23173-e-2025-5441-k-6dfa52c76fcb