Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22151 E. 2025/6327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22151
- Karar No
- 2025/6327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/342 E., 2021/388 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmün, itiraz edilmeksizin 19.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/14104 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115405 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115405 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2021 tarihli ve 2020/342 esas, 2021/388 sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca uyarlama talebinde bulunulması üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu nazara alındığında, sanık hakkında İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2007 tarihli ve 2007/177 esas, 2007/982 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın tedbirlere uymadığının tespit edilmesi üzerine İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/07/2011 tarihli kararı ile hakkında aynen infaz kararı verildiği, daha önce sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine uygulama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.06.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2007 tarihli ve 2006/94017 Soruşturma, 2007/1982 Esas, 2007/574 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.10.2007 tarihli ve 2007/177 Esas, 2007/982 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 22.01.2008 tarihinde kesinleştirildiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, yapılan yargılama sonucunda İzmir(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2009 tarihli ve 2008/471 Esas, 2009/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 191/2. maddesi gereğince sanık hakkında 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 15.09.2009 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştirildiği, sanığın tekrar yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.07.2011 tarihli ve 2011/922 Esas, 2011/1190 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezasının aynen infazına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 13.09.2011 tarihinde kesinleştirildiği, D. 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişikliklikler nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi talebi üzerine, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.06.2021 tarihli ve 2020/342 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği Anlaşılmıştır. E. Uyarlama yargılaması sonucunda, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli kararı ile 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi gözetilerek yeniden yargılama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi; Geçici Madde 7- (Ek: 18.6.2014-6545/85 md.) "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından aynı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere maddenin ikinci fıkrasında, "hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak" 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği açıkça belirtilmiştir. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklikler ile yine 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddeye göre, koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmekte ise de, somut olayda, hükümlü hakkında inceleme konusu dosya kapsamında daha önce tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiş ve hükümlünün tedavi programına uymaması nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün aynen infazına karar verilmiştir. Uyarlama yargılamasında verilen hükümlerin kazanılmış hak teşkil etmeyeceği de dikkate alınarak, daha önce hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlü hakkında, uyarlama yargılaması ile 5320 sayılı Kanun' un geçici 7. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyarlama talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2020/342 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.