Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13540 E. 2024/26038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13540
Karar No
2024/26038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, temyiz edilmeksizin 24.06.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/17711 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64730 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64730 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın, tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine davaya devam edilerek 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 09.02.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararın, asıl kararının kanun yararına bozulması hâlinde yok hükmünde olacağı ve sanığın adlî sicil kaydının buna göre yeniden düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın, inceleme dışı sanık Sinan Uzun ile kiraladıkları plaka sayılı araç içerisinde 897 adet uyuşturucu tablet ele geçirildiği eylemi ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2004 tarihli ve 2004/924 esas sayılı iddianamesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 191. maddesi gereğince uyuşturucu madde kullanmak ve bu amaçla bulundurmak suçundan açılan kamu davası açıldığı, Sanığın, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli ve 2004/241 Esas, 2006/477 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 191/2-3. maddeleri uyarınca da hakkında tedavî ve denetim serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2008 tarihli ve 2006/14023 Esas, 2008/1538 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup-oluşturmadığını belirleme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile bozulduğu, Bozma kararı üzerine Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2009 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyasının Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli ve 2009/386 Esas, 2011/122 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin satmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak nitelendirilerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403/5 ve 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 285,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kararın sanık tarafından temyiz edilerek bozulmasına karar verildiği ve Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinin uygulandığından bahisle sanık yönünden kazanılmış hâk teşkil ettiği gerekçesi ile bu kez 5237 sayılı yasanın 191/2-3 maddeleri uyarınca tedavi ve denetim serbestlik tedbirine hükmedildiği, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli kararının infazı için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığından bahisle yapılan bildirim üzerine Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına ilişkin Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli ve 2004/241 Esas, 2006/477 Karar sayılı kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2008 tarihli ve 2006/14023 Esas, 2008/1538 Karar sayılı kararı ile anılan kararın suç vasfı yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma kararı öncesi hükmedilen 1 yıl hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğunda bir duraksamanın bulunmadığı, Sanığın, gerek adlî sicil kaydı ve gerekse de ileri aşamalarda arşiv kaydına alınması ihtimalinde, hükümlülüğüne ilişkin uygulanan ceza ve beraberinde ceza maddelerinin de yanlış ve yanıltıcı olacağı, kaldı ki dosya içerisine aldırılan güncel adlî sicil kaydına göre sanığın adlî sicil kaydında hâlihazırda, denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararının carî olarak yer aldığı, Tüm bu açıklamalar ışığında, sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına dair Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli ve 2004/241 Esas, 2006/477 Karar sayılı kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2008 tarihli ve 2006/14023 Esas, 2008/19383 Karar sayılı ilâmı ile eylemin uyuşturucu madde ticaretî suçunu oluşturacağından bahisle sonuç ceza yönünden kazanılmış hâk saklı kalmak üzere bozulmasını takiben, yapılan yargılama neticesinde sanığın uyuşturucu madde ticaretî suçundan lehe olarak kabul edilen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 403/5 ve 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 285,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması ile birlikte sonuç ceza olarak 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, sanığın bozma kararı öncesi kazanılmış hâkkı bulunduğu kabul ve gerekçesiyle tekrar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 18.10.2003 tarihli uyuşturucu madde kullanmak ve bu amaçla bulundurmak eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2004 tarihli ve 2003/31432 Soruşturma, 2004/924 Esas, 2004/900 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli ve 2004/241 Esas, 2006/477 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, C. Dairemizin 23.12.2008 tarihli ve 2006/14023 Esas, 2008/19383 Karar sayılı kararı ile, suça konu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamı itibariyle delillerin değerlendirilmesi ve sübutu halinde sanıkların eyleminin satmak amacıyla uyuşturcu madde bulundurmak suçunu oluşturup oluşturmadığını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, karar verildiği, D. Bozmadan sonra; Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2009 tarihli ve 2009/381 Esas, 2009/808 Karar sayılı kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, E. Görevsizlik kararı üzerine, satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.05.2011 tarihli ve 2009/386 Esas, 2011/122 Karar sayılı kararı ile, lehe olan 765 sayılı TCK’nın 403/5. ve 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 285,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakkı gözetilerek sübuta eren kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına karar verildiği, F. İzmir Denetimli serbestlik Müdürlüğünün 14.07.2014 tarihli ve 2013/2585 DS sayılı yazısı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak; Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, 02.06.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Sanığın, tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli kararının kesinleşmesini takiben, denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine davaya devam edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 09.02.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde hukuki değerden yoksun olacağı ve sanığın adlî sicil kaydının buna göre yeniden düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın, inceleme dışı sanık Sinan Uzun ile kiraladıkları 09 DT 150 plaka sayılı araç içerisinde 897 adet uyuşturucu tablet ele geçirilmesi eylemi ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2004 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince uyuşturucu madde kullanmak ve bu amaçla bulundurmak suçundan kamu davası açılmış, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/2-3. maddeleri uyarınca da tedavî ve denetim serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının Dairemizin 23.12.2008 tarihli ve 2006/14023 Esas, 2008/1538 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığını belirleme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile bozulmasından sonra, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2009 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli ve 2009/386 Esas, 2011/122 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin satmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak nitelendirilerek 765 sayılı TCK'nın 403/5. ve 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 285,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kararın sanık tarafından temyiz edilerek bozulmasına karar verilmiş ve Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinin uygulandığından sanık yönünden kazanılmış hâk teşkil ettiği gerekçesi ile bu kez 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3 maddeleri uyarınca tedavi ve denetim serbestlik tedbirine hükmedilmiştir. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine de, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına ilişkin Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli kararının Dairemizin 23.12.2008 tarihli ilâmı ile kararın suç vasfı yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma kararı öncesi hükmedilen 1 yıl hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu, Sanığın, gerek adlî sicil kaydı ve gerekse de ileri aşamalarda arşiv kaydına alınması ihtimalinde, hükümlülüğüne ilişkin uygulanan ceza ve beraberinde ceza maddelerinin de yanlış ve yanıltıcı olacağı, güncel adlî sicil kaydına göre sanığın adlî sicil kaydında hâlihazırda, denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararının da yer aldığı, Tüm bu açıklamalar ışığında, sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına dair Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli kararının Dairemizin 23.12.2008 tarihli ilâmı ile eylemin uyuşturucu madde ticaretî suçunu oluşturacağından bahisle sonuç ceza yönünden kazanılmış hâk saklı kalmak üzere bozulmasını takiben, yapılan yargılama sonunda sanığın uyuşturucu madde ticaretî suçundan lehe olarak kabul edilen 765 sayılı TCK'nın 403/5. ve 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 285,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması ile birlikte sonuç ceza olarak 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, sanığın bozma kararı öncesi kazanılmış hâkkı bulunduğu kabul ve gerekçesiyle tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavî ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına karar verilmesi, böylelikle sanık hakkında hem uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulup hem de "kazanılmış hakkı gözetilerek sübuta eren kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına" karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli ve 2009/386 Esas, 2011/122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13540, K. 2024/26038, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13540-e-2024-26038-k-d64a03a2c860