Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13343 E. 2024/19525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13343
- Karar No
- 2024/19525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2022/545 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/4116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59369 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59369 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2020/2404 Esas, 2021/4270 Karar sayılı ilamında yer alan, alınacak rapor neticesinde pregabalin etken maddesini içeren kapsullerin uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğurduğunun belirlenmesi durumunda, sadece "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun konusunu oluşturabileceği, bu maddelerin "kullanmak amacıyla bulundurulmasının" suç oluşturmayacağı dikkate alınarak, hapları kullandığını beyan eden ve savunmasının aksine atılı suçu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün bozulmasına.."şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinden alınan 07.12.2021 tarihli raporda sanığın kan ve idrarında yapılan tetkiklerde "pregabalin" adlı ilaç etken maddesinin bulunduğunun tespit edilmiş olması karşısında, adı geçen maddenin uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisi doğurduğunun belirlenmesi halinde dahi sadece uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun konusunu oluşturabileceği, bu maddenin kullanmak amacıyla bulundurulmasının suç oluşturmayacağı nazara alınarak, ilacı tedavi amacıyla kullandığını beyan eden sanık hakkında, unsurları oluşmayan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan beraat kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.09.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2022 tarihli ve 2022/1704 Soruşturma, 2022/412 Esas, 2022/346 sayılı iddianamesi ile, Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.10.2022 tarihli ve 2022/206 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Sanığın üzerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmemesi ve dosya arasında bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İzmir Kimya İhtisas Dairesinin 07.12.2021 tarihli raporu ile, sanığın kan ve idrar örneğinde ilaç etken maddelerinden "pregabalin" bulunduğunun tespit edilmesi, rapor sonucu belirlenen "pregabalin" isimli maddenin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun'da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'da, uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması karşısında, bu maddenin kullanmak amacıyla bulundurulmasının suç oluşturmayacağı dikkate alınarak, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, savunmasının aksine uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, bu hususun, mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu dikkate alınarak kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/206 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" Şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hükmün değiştirilen bu şekliyle infazına, C. Kararın bir örneğinin İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/724 Esas ve 2017/275 Karar sayılı dosyasına Mahkemesince gönderilmesine, Dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.06.2024 tarihinde karar verildi.