Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1942 E. 2026/5059 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1942
- Karar No
- 2026/5059
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/126 E., 2018/1123 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın yeniden aynı suçtan mahkûmiyetine dair sanık ve müdafiinin yüzlerine karşı 08.11.2018 tarihinde tefhim olunan karara karşı, sanık müdafii tarafından 19.11.2018 tarihinde temyiz nedenlerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, akabinde kararın sanık müdafiine 12.12.2018 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, sanık veya müdafii tarafından 5271 sayılı CMK'nın karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 295/1. maddesi uyarınca öngörülen yedi günlük süre içerisinde de gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2., CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, CMK'nın 294/1. maddesinde, "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklinde, aynı Kanun'un mülga 295/1. maddesinde ise "temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçiminde düzenlemeler bulunması, sanık müdafiinin 19.11.2018 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi, kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığı dikkate alındığında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9 MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği dikkate alındığında; Yukarıda belirtilen şekilde sanık müdafiine tebligatın yapıldığı tarihten itibaren CMK'nın karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 295/1. maddesi uyarınca yedi günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dava dosyasına konulması, sanık müdafiinin süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte; gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize iade edilmek üzere, esası incelenmeyen dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.