Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/16197 E. 2024/398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16197
Karar No
2024/398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2021/466 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/185 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/21612 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135438 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB - 2022/135438 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, itiraz hakkı tanınmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Somut olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda şüpheliye itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmediği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye bu hakkının bildirilmediği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.11.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2018 tarihli ve 2018/143774 Soruşturma, 2018/6427 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 21.03.2019 tarihinde savcılıkta elden tutanakla tebliğ edildiği, tebliğ tutanağında "karara karşı 15 gün içerisinde itiraz edebileceği" uyarısına yer verildiği, B. Şüphelinin 29.11.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2021 tarihli ve 2018/143774 Soruşturma, 2021/8311 Esas, 2021/6036 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.06.2021 tarihli ve 2021/185 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı kabul edilmektedir. Somut olayda, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu gösterilmemiş ise de, kararın şüpheliye 21.03.2019 tarihinde savcılıkta elden tutanakla tebliğ edildiği, tebliğ tutanağında "karara karşı 15 gün içerisinde itiraz edebileceği" uyarısına yer verildiği, bu durumda, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından sözedilemeyeceği, şüphelinin karara itiraz etmemesi üzerine kararın kesinleşmesinden sonra, beş yıllık erteleme süresi içerisinde 29.11.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2021 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/16197, K. 2024/398, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-16197-e-2024-398-k-fd35b896182a