Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12122 E. 2023/8968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12122
Karar No
2023/8968
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2010 tarihli ve 2008/1312 Esas, 2008/230 Karar sayılı, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca

"düşmesine" ilişkin ek kararın, itiraz edilmeksizin 25.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2021/25613 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98748 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98748 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 24.09.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2008 tarihli ve 2008/14270 Soruşturma, 2008/6554 Esas, 2008/2979 Karar sayılı sayılı iddianamesi ile İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2008 tarihli ve 2008/1312 Esas, 2008/230 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.05.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.05.2010 tarihli ve 2008/1312 Esas, 2008/230 Karar sayılı ek kararı ile; tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının "düşmesine" karar verildiği, düşme kararının 25.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. İzmir (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2010 tarihli düşme kararı ile dosyadan el çekilmesini takiben, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 30.07.2021 tarihli yazısı üzerine, tedavi ve tedbirin gereklerine uygun davranılması halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiğinden bahisle İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2010 tarihli kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına ve sanık hakkında aynı mahkemenin 24.04.2008 tarihli kararında verilen hükümlerin infaz edilmiş sayılmasına dair İzmir (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2008/1312 Esas, 2008/230 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2010 tarihli ve 2008/1312 Esas, 2008/230 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12122, K. 2023/8968, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-12122-e-2023-8968-k-c29c8f38c10a