Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11548 E. 2024/19895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11548
Karar No
2024/19895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/132 E., 2015/514 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün, 28.09.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.06.2022 tarihli ve 2021/4219 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96886 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96886 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" başlıklı 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18.6.2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz." ve 5271 sayılı Kanun’un "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde olduğu, Dosya kapsamına göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2012 tarihli ve 2012/7705 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/147 Karar sayılı birleştirme kararı ile sanık hakkındaki yargılamanın Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/132 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/271 Esas sayılı dosyasında sanık müdafii olarak Avukat Nazire Demirbilek Kuştepe'nin görevlendirildiği, ancak birleştirilen ana dosyada sanığı temsil yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 150/ nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 20.01.2012 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2012 tarih ve 2012/18560 Soruşturma, 2012/7705 Esas 2012/559 sayılı iddianamesi ile Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/147 Karar sayılı birleştirme kararı ile, davanın, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/84 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli ve 2013/84 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararı ile, 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 ve 2 nci maddeleri gereğince devir kararı verilerek dosyanın Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, D. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.12.2015 tarihli ve 2014/132 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/271 Esas sayılı dosyasında sanık müdafii olarak görevlendirlen Av. Nazire Demirbilek Kuştepe'ye 21.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin 18.02.2016 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği, E. Dairemizin 28.09.2020 tarihli ve 2020/5436 Esas, 2020/4346 Karar sayılı kararı ile, sanık ... yönünden; "Yokluğunda verilip, genel vekaletname ile veya CMK'nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii ile temsil edilmeyen sanığa, 29.02.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edilmediği anlaşılmış olup, birleşen dosyada sanığı zorunlu müdafii olarak temsil etmekle birlikte, temyize konu ana dosya üzerinden yürütülen yargılamada, CMK'nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii olarak görevlendirilmediğinden sanığı temsil etmeyen Av....'ye 21.01.2016 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik . ... tarafından yasal süresinden sonra 18.02.2016 tarihinde yapılan temyiz isteminin, "müdafii" olarak sanığı temsil yetkisi de bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE " karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar tarihi olan 14.12.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/271 Esas sayılı dosyasında sanık müdafii olarak Avukat ...'nin görevlendirildiği, ancak birleştirilen ana dosyada sanığı temsil yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2014/132 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11548, K. 2024/19895, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-11548-e-2024-19895-k-cd42671df587