Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/9769 E. 2022/13513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9769
- Karar No
- 2022/13513
- Karar Tarihi
Mahkeme : GAZİANTEP 2. Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ... yönünden kurulan hüküm açısından aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/20412 esasına kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. 1) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelenmesinde: Sanıklar müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan hapis cezalarının süresi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilerek sanıklar hakkındaki temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklara verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, kararda ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" belirtilmesi yerine ''kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrileceği'' belirtilerek TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması; 2- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1- Hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerinin 5. paragraflarının sonunda yer alan ''zorunlu olarak kamuya yararlı bir işte çalışma seçerek yaptırımına çevrileceği hususunun'' ibaresinin çıkartılması ve yerlerine '' hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fikraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması, Suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde: 1) CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar verilen tarih olan 28/01/2016 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2) Kabule göre de; a) Sanık hakkında 28.02.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 23/12/2013 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 20.05.2013 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 18.06.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/114 esas sırasında derdest olduğu ve her iki dosyanın suç tarihleri dikkate alınarak belirtilen dava ile birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b) Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, kararda ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" belirtilmesi yerine ''kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrileceği'' belirtilerek TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması; c) 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 3) Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Bağlantılı dosyadaki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak; sanık hakkında 10.08.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 23/12/2013 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 26.07.2013 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 22/05/2014 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve birlikte incelenen Dairemizin 2020/20412 esasında kayıtlı Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2016 tarih, 2015/13 esas ve 2016/118 karar sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığı, her iki dosyanın suç tarihleri de dikkate alınarak davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, kararda ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" belirtilmesi yerine ''kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrileceği'' belirtilerek TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması; 3) 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 20/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.