Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/896 E. 2023/8369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/896
- Karar No
- 2023/8369
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) ve (e) bendi, 87 nci maddesi, 106 ncı maddesi birinci fıkrası, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; "28.06.2014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, iddia makamınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilip yargılamanın durması yerine dava şartı gerçekleşmeden açılan kamu davasına devamla yazılı şekilde düşme kararı verilmesi, yasaya aykırı" olduğu yönündedir. III. OLAY VE OLGULAR "Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçu bakımından yapılan yargılamada; sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; sanığın bu suçu 12.07.2013 ve 13.10.2013 tarihlerinde işlediği ve bu suçlara ilişkin soruşturmalarda davanın açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ilk işlenen kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçunun 12.07.2013 tarihinde işlendiği, bu suç bakımından davanın açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın bu suç bakımından denetime tabii olduğu sırada 07.11.2013 tarihinde yeniden davaya konu kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla, Dairemizin 2015/3948 Esas, 2015/31988 Karar sayılı kararında "6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,..." kararı uyarınca sanık hakkında Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçu bakımından düşme kararı " verilmiştir. IV. GEREKÇE: Olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 16.04.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.