Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/20122 E. 2026/6997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20122
- Karar No
- 2026/6997
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2495 E., 2018/1945 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, ... isimli kişinin 05...57 numaralı hattı ve 34... plaka sayılı kamyoneti kullanarak 75. Yıl İlköğretim Okulu civarında eroin sattığına dair istihbarat alınması üzerine sanığın içerisinde bulunduğu aracın durdurulduğu ve istinaf aşamasında dosyaya getirtilen önleme arama kararına dayanılarak araçta yapılan aramada, aracın koltukları arasında bulunan kapalı bölme şeklinde mandal emniyeti ile kilitlenip açılabilen konsol içerisinde suça konu maddelerin ele geçirildiği olayda ihbara uyumlu biçimde sanığın tespit edildiği aşamada somut suç şüphesinin ve emarelerinin ortaya çıktığı görevlilerce, 5271 sayılı CMK'nın 2/e ve 161. ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve CMK'nın 116. ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya sulh ceza hâkiminden alınacak adli arama kararı uyarınca arama yapılması gerektiği anlaşılmakta; usulüne uygun adli arama kararı veya yazılı arama emri alınmadan önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, hakkında mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.