Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/8320 E. 2025/4192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/8320
Karar No
2025/4192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/4 E., 2015/46 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, 15.08.2014 tarihli olay nedeniyle sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 17.11.2014 tarihli tefrik kararı bulunduğu, Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli iddianamesi ile dava açıldığı, yapılan yargılama ile Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 tarihli ve 2014/990 Esas, 2015/747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve hükmün kesinleşmiş olduğu anlaşılarak yapılan incelemede; Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkileııdirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. CMK'nın 225. maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz" ve “yargılamanın sınırlılığı’' olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; incelemeye konu suça ilişkin düzenlenen 18.12.2014 tarihli iddianame içeriğinde, suça konu eylemin "uyuşturucu maddeyi arkadaşına temin etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçu işlediği" şeklinde anlatıldığı; 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçuna ilişkin anlatım bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek yargılamaya konu eylemle ilgili CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2. Sanık hakkında kasten işlediği suçtan hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi. Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname’ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının. Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/8320, K. 2025/4192, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-8320-e-2025-4192-k-7599f0d88ae5