Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/7464 E. 2025/3272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7464
- Karar No
- 2025/3272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/205 E., 2014/283 K. SUÇ : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık hakkında "2313 sayılı Kanun'a aykırılık" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, hükmün Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanığın, aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, babasına ait arazi ile orman arazisinin birleşim noktasında dikili haldeki kenevir bitkileri ile bunların arasında kurumaya bırakılmış halde ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkilerinin kendisine ait olduğunu söyleyerek suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; sanığın müsnet suçun ortaya çıkmasındaki yardımının niteliği göz önüne alındığında sanık hakkında daha fazla oranda indirim yapılması gerekirken 1/4 oranında indirim yapılması, 2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler gözetilerek bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ (KENEVİR EKME SUÇU YÖNÜNDEN) Dikili vaziyette ele geçirilen hint kenevirinin bulunduğu ev, bahçe ve tarla gibi mekanların yanında kenevirden tamamen veya kısmen sökülmüş veyahut koparılmış halde esrar bulunduğu hallerde failin fiilinin, bir bütün halinde ve hukuki anlamda tek fiil olarak “uyuşturucu madde bulundurma” olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Esrar elde etmek kararıyla baştan beri aynı irade ile hareket eden, ektiği kenevir ile bu kenevirden elde ettiği esrarı aynı yer sayılabilecek alanda bulunduran failin eylemine bütünsel açıdan tarafsız bir gözle bakıldığında ticaret veya kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğunu kabul etmemek imkansızdır. Buna göre ; a) Tek bir iradi karar bulunması, (Esrar elde etmek), b) Esrarın etken maddesi olan THC içeren keneviri ekmek, sökmek gibi, bulundurmak gibi amaca uygun birden fazla doğal anlamda hareket edilmesi, c) Kenevirin ekildiği ve söküldüğü yerin aynı olması, d) Uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin başkaca icrai hareketi bulunmayan failin eyleminin objektif bakışla uyuşturucu madde bulundurulması şeklinde olması, Falin hukuki açıdan tek fiilde bulunduğunu söyleme sonucunu doğuracaktır. Bu açıklamalar gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde; Esrar elde etme iradesiyle hareket eden sanığın zaman ve mekân birliği içerisinde babasına ait arazi ile orman arazisinin birleşim noktasında ekili halde 231 kök kenevir bitkisi ile sökülerek kökleriyle beraber kurutulmaya bırakılmış halde net 95,93 gram esrar bulundurma şeklindeki 2313 sayılı Kanun’un 23/5. maddesi ve 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesine aykırılık oluşturan eylemlerinin suçların niteliği gereği birbiri ile bağlantılı birden fazla hareket ile kendi içerisinde bir bütün oluşturduğu, bu anlamda hukuki anlamda tek fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri uygulanarak en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesince hüküm kurulması, gerektiği halde ayrıca 2313 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 19.03.2025