İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/277 E. 2018/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/277
- Karar No
- 2018/695
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/277 Esas - 2018/695 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/277 KARAR NO : 2018/695 BAŞKAN : ... ÜYE :... ÜYE : ... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2018 KARAR TARİHİ : 17/10/2018 KAR. YAZ. TAR. : 22/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 18/04/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davanın konusunu, davacı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibe konan keşidecisinin ... lehtarının davalı ..., 03.02.2014 keşide, 03.03.2015 vade tarihli 1.400,00 TL bedelli, müvekkili ...'nun da kefil olarak göründüğü kambiyo senedinin oluşturduğunu, davalının işbu senedi Samsun 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/14328 esas sayılı dosyası üzerinden "Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu" ile takibe koyduğunu, müvekkilinin böyle bir senedi imzalamadığını ve böyle bir borcunun da bulunmadığını, senet metninde parantez içinde "vekaleten Soner Tokatlıoğlu" ibaresi yazılmış olup vekaleten imzanın ... tarafından atıldığının anlaşıldığını, ancak ...'na verilen ve bu konuda yetki içeren bir vekaletname bulunmadığını, müvekkilinin emekli maaşından başka bir gelirinin olmadığını, dava harcını karşılayacak maddi birikiminin, herhangi bir aracının, taşınmaz yada banka hesabının bulunmadığını belirterek, adli yardım talepli olarak davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin ve takibin müvekkili yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 24/05/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı kişiler ile ... Şirketi arasında Tekkeköy Noterliği'nin 03/12/2010 tarih ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi "'nin yapıldığını, davacının hem şirketin ortağı ve hem de müdürü olduğunu, ...Noterliği'nin 31/01/2014 tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalının kendisini şahsi olarak borçlandırmak ve dilediği tarihli dilediği bedel ile senet düzenleme konusunda ...'na vekaletname verdiğini, söz konusu senedin bu kişi tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini beyanla, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili Mahkememize verdiği 07/06/2018 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; vekaletnamede vekilin açıkça Kambiyo senedi düzenlemeye yetkisi olmadığını, senedin teminat senedi olduğunun kabul ve ikrar edildiğini beyanla, davanın kabulünü talep etmiş, davalı vekili 27/06/2018 tarihli 2.cevap dilekçesi ile, söz konusu vekaletname ile borçlanma yetkisinin verildiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. Mahkememizin 04/10/2018 tarihli ara kararıyla davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı herhangi bir itiraz olmamıştır. Mahkememizin 03/10/2018 tarihli duruşma tutanağının 2 nolu ara kararlarıyla davacıya adli yardımla ilgili ara karara yasal yolların sona ermesinden itibaren geçerli olmak üzere 35,90 TL başvuru harcı ve 23.908,50 TL peşin harç yatırmak üzere duruşma gününe kadar süre verilmiş, adli yardım talebinin reddine ilişkin kararımızla harç ve yargılama giderleri eksikliklerinin giderilmesine yönelik ara kararın duruşma sırasında ihtar edildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekiline 10/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara karşı yasa yoluna başvurmadığı ve davacı vekilinin 16/10/2018 tarihli feragat dilekçesi verdiği ve yine 17/10/2018 tarihli celsede davalı tarafla anlaştıklarını, her ne kadar geçen celseki 2 nolu ara karar gereği peşin harç yatırılması için taraflarına duruşma gününe kadar süre verilmiş ise de yargı harçlarını ve gider avansını yeniden süre verilsede ikmal etmeyeceklerini, dosyanın işlemden kaldırılması halinde dahi süresi içerisinde harç ve gider avanslarını yatırmalarının mümkün olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiş, yine davalı vekilinin de 17/10/2018 tarihli celsede davacı tarafla anlaştıklarını, feragate bir diyeceklerinin olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davacı tarafın gider avansı ve harçları yatırmayacağını beyan ettikleri görülmüştür. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre yargı işlemlerinde bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları yargı harçlarına tabidir. Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden , işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Aynı Kanunun 30. Maddesine göre " Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz..." Yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. (Harçlar Kanunu 32) HMK'nun 114/1-g bendine göre gider avansının yatırılması dava şartıdır. HMK'nun 120.maddesine göre davanın başında yatırılması gereken ve harcın da dahil olduğu avansın eksik olduğunun anlaşılması halinde mahkemece davacıya eksikliği tamamlaması için 2 haftalık süre verilir, harç eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Somut olayda dava adli yardım talepli olarak, dolayısıyla harç yatırılmadan açılmıştır. Mahkememizce 04/10/2018 tarihli ara kararla adli yardım talebi reddedilmiş, itiraz edilmediğinden kesinleşmiştir. Bu durumda davaya devam edilebilmesi için Harçlar Kanunu hükümleri göre peşin harcın ikmali gerekmektedir. Davacı vekiline 03/10/2018 tarihli duruşmada harcın ikmali için süre verilmiş, davacı vekili 17/10/2018 tarihli celsede harcı ikmal etmeyeceğini bildirmiştir. Böylece yargılamada hem harç eksikliği tamamlanmamış hem de dava şartı olan gider avansı yatırılmamıştır. Bu durumda davacı vekilinin harç ve diğer yargılama giderlerini yatırmayacaklarına ilişkin beyanı da nazara alınarak usul ekonomi gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili davadan feragat ettiğini bildirmiş, feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmış ise de davadan feragat edilebilmesi için açılmış bir davanın bulunması gerektiği, davanın ise başvuru harcın alındığı tarihte açılmış sayılacağı, davacı tarafın ise başvuru harcını yatırmadığı, verilen sürede tamamlamadığı ve tamamlamayacağını beyan ettiğinden öncelikle bu yönlerden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın HMK 114-1/g ve 120.maddesi gereği davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Dava açılırken harç alınmadığından, alınması gerekli 35,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraf vekilleri vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 5-Avansın kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yazı işleri müdürü tarafından ilgiliye iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2018 Başkan ... Üye... Üye... Katip ...