İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/983 E. 2018/423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/983
Karar No
2018/423
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/983 Esas - 2018/423 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/983 Esas KARAR NO : 2018/423 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI :... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2017 KARAR TARİHİ : 05/06/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 11/06/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun müvekkil firmadan muhtelif zamanlarda malzeme aldığı ve iş bu malzemelerin davalıya teslim edildiği ve takibe konu faturaların tanzim edildiği, davalı borçlununu borcunu ödemediği için hakkında Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/15355 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığı ancak davalı borçlunun tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve hukuki hiçbir gerekçeye dayanmadığından mesnetsiz olduğunu, dava konusu malların davalı borçluya teslim edildiğini, davalı borçlunun kötü niyetli olduğunu, ilamsız icra takibini sürümcemede bırakmak için haksız itirazda bulunduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline takibin devamına, davalı/borçlu firmanın takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;yetkili mahkeme konusuna itiraz ettiklerini, bütün işlemlerin gerçekleştiği yerin ve işyerinin bulunduğu yerin Rize olduğunu, görev konusunda da itiraz ettiklerini, davacının kendisine göndermediği malzemeler üzerinden fatura kestiğini ve tarafına icar takibi başlattığını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe ilişkin bedelin karşılığında tarafına malzeme gönderilmediği gibi tarafına herhangi bir fatura da gönderilmediğini, davacı ile yapmış oldukları alışverişlerin sabit olup karşılığının kendisine ödendiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacı şirketin icra takibini açarken kötü niyetli olduğunun sabit olduğundan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama ücretleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15355 Esas sayılı dosyası, Kaçkar Vergi Dairesi ve Rize Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Mahkememiz önündeki görülmekte olan dava Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/15355 Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/15355 Esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına alınmıştır. İcra dosyası incelendiğinde; Alacaklısının ...borçlusunun S... olduğu, takibin dayanağının mal alışverişine dayalı ödenmeyen faturalar olduğu, davalının takibe itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-ı. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763.madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır. Yine bilindiği üzere, Mahkemelerin görevleriyle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev kuralları yetki kurallarından da önce uygulanır. Bu bağlamda tarafların sıfatların irdelenmesi gerekmiş olup Limited şirket olan davacının tacir olduğu sabittir. Davalının dava tarihi itibariyle tacir olup olmadığı hususunun tespiti açısında ilgili ticaret sicil müdürlüklerine ve vergi dairesine müzekkereler yazılmasına karar verilmiştir. Davalı ...'ün Rize Ticaret Sicil Müdürlükleri sicilinde kaydına rastlanılmadığı Rize Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15.01.2018 tarihli cevabi yazısından anlaşılmaktadır. Rize Kaçkar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 16.01.2018 tarihli yazısı incelendiğinde; davalı Sedat Büyük'ün 01/03/2006 tarihinde aluminyum doğrama faaliyetine başladığı ve halen devam etmekte olduğu, 2017 tarih yılı için İşletme Hesabı (2 Sınıf ) üzerine defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Bahse konu yazılar doğrultusunda davalının dava tarihi itibariyle birinci sınıf tacir olmadığı 2. Sınıf tacir olduğu faaliyetlerinin esnaf faaliyeti kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, genel dava teorisine göre her dava açıldığı tarihteki şartlara göre çözümlenmelidir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/1840 Esas 2018/600 Karar) Davacı dava açıldığı tarihte tacir olmayıp eldeki davanın faturaya dayalı alacak davası olduğu ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, davanın Türk Ticaret Kanunun 5/3 maddesi gereği davanın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliği ile Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:.05/06/2018 1.Mahkememizin eldeki davaya bakmakta görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114(1)-c), 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2.Davaya bakmakta görevli mahkemenin Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3.HMK'nın 20(1) maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesi ve iki haftalık başvurusu süresinde talep halinde dava dosyasının belirtilen görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde dosyanın mahkememizce açılmamış sayılmasına, 4.HMK'nın 331/2 maddesi de gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin iki haftalık başvuru süresi içerisinde talep olması halinde görevli mahkemede gözetilmesine, bu süre içerisinde başvuru olmaması halinde ise, HMK 20/(1) son cümlesine göre daha sonra talep halinde gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.05/06/2018 Katip ... Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/983, K. 2018/423, T. 05.06.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-983-e-2018-423-k-7e6638aaa314