İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/491 E. 2018/385 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/491
- Karar No
- 2018/385
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/491 Esas - 2018/385 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/491 Esas KARAR NO : 2018/385 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI :... VEKİLLERİ : ... İHBAR OLUNAN : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2016 KARAR TARİHİ : 29/05/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 01/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 29/04/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...den ...müşteri numarası, ... sözleşme numarası ile elektrik enerjisi hizmeti aldığını, elektrik faturasında sarfa dair olmayan dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedellerinin mevcut olduğunu, davacının fatura bedellerini davalı ...ye ödediğini, Yargıtay ilamı ve kanun maddeleri gereği müvekkili şirketten haksız ve hukuksuz uygulamalar neticesinde tahsil edilen 5.000,00 TL kayıp kaçak bedeli, 2.000,00 TL dağıtım bedeli, 800,00 TL personel satış hizmet bedeli, 2.000,00 TL iletişim sistemleri bedeli ve fuzulen tahsil edilen KDV bedeli için 200,00 TL olmak üzere TOPLAM 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili 27/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini beyanla öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi düşüncede ise Danıştay 13. Dairesi Başkanlığının tarifenin ve kayıp kaçak bedelinin iptali istemli davasının reddine dair kararı doğrultusunda davanın reddine, davanın ilgili idarelere ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını savunmuştur. Davalı ... vekili 31/05/2016 cevap dilekçesinde, davacının dava dilekçesindeki iddiaların mesnetten yoksun olduğunu, öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, hak ve menfaatleri etkilendiğinden davanın ...ve ...'ye ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Fer-i müdahale ve ihbar olunan ... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya öncelikle süre yönünden itiraz ettiklerini, enerjinin iletimi ve dağıtımının birbirinden bağımsız faaliyetler olup farklı tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluk alanında olduğunu, bu nedenle dağıtım şirketi ve tüketici arasındaki elektrik tüketim faturalarında haksız tahsil edildiği iddia edilen meblağlarla ilgili olarak açılan iş bu davanın müvekkili ... ile bir ilgisi bulunmadığını, davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılmalarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden, bunun kabul edilmemesi halinde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde 31/12/2015 tarihli fatura sureti, davalı Yedaş vekili cevap dilekçesi ekinde örnek yargı kararları ibraz etmiş ve davalı Yepaş vekili cevap dilekçesinde örnek yargı kararları ibraz etmiştir. Davalı...'tan fatura suretleri celp edilmiştir. Elektrik mühendisi bilirkişi ...'dan 07/03/2018 tarihli rapor alınmış, taraflara tebliğ edilmiş, Feri Müdahil ...vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ibraz etmiştir. Dava, kayıp-kaçak vs. bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin ...müşteri numarası,...sözleşme numarası ile davalıların elektrik abonesi olduğu, davalıların haksız olarak dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelleri adı altında ücret tahakkuk ettirdiğini beyanla, 10 yıllık geriye dönük dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedellerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Dava tarihinden sonra 04/06/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır. 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır. 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun 17/10. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 04/01/2018 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile bozma ilamı nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından yapılması gereken iş ise, 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdı olacaktır. Yine 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Mahkememizce aldırılan 08/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaynapı belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de eldeki dava ve başvurularda da 17. Madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği, buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu sebeple davacının davalıdan kayıp kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli ile KDV alacağının olmadığı bildirilmiştir. Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarih 2016/16610 Esas 2017/1011 Karar sayılı örnek ilamı) konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı) Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması yanında davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı) Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiş olup davanın da konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 35,90-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 134,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından yapılan 175,60-TL tebligat ve posta gideri, 450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 625,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 4- Davalı tarafından yapılan 20,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6- Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 7- Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, dair, davalı Yedaş vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 29/05/2018 Katip ... Hakim...