İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/563 E. 2018/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/563
- Karar No
- 2018/363
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/563 Esas - 2018/363 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :... KARAR NO :... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/03/2012 KARAR TARİHİ : 22/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2018 Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2012 tarih 2012/153 esas 2012/435 karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilen dosyanın mahkememiz esas defterine kaydı yapılmakla , GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İSTEM : Davacı vekili 19/03/2012 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... Şubesi'nden müvekkilinin bir arkadaşı olan ... tarafından çekilen 6.000,00 TL'lik krediye müvekkilinin kefil olduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin bu kredi borcunun tümünü ödeyerek kapattığını, ancak müvekkilinin evde olmadığı bir gün icra memurlarınca evine gelinerek evindeki eşyalarının haczedildiğini, müvekkilinin daha sonra Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6438 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, bu takibin müvekkilinin hiç alakası olmayan ve kendisinin imzalamadığı kredi sözleşmelerine, 10.000,00 TL meblağlı ve 15/08/2006 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak açıldığını, Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6438 sayılı takip dosyasında süresinde yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu ve davalı tarafça müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddedilerek Yargıtay incelemesi sonucu onandığını beyanla 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereğince toplanacak delillere göre belirlenecek maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili Asliye Hukuk Mahkenmesine sunmuş olduğu 12/04/2012 tarihli cevap dilekçesinde özetle; iş bölümü itirazlarının olduğunu, dava zamanaşımına uğradığını, müvekili banka tarafından , ...'e talebi doğrultusunda kredi kullandırıldığını, bu sözleşmeler 07/04/2006 tarihli 139705 numaralı 15.000,00 TL bedelli ve 15/08/2006 tarihli 195913 nolu 10.000,00 TL bedelli sözleşmeler olduğunu, kredinin teminatı olarak da ...'un sözleşmelere kefaleti alındığını, borcun ödenmemesi üzerine samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2007/6438 Esas sayılı dosyasında kredi kefilinin takibe itiraz ettiğini, imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, müvekili bankanın iyi niyetli olarak alacağını tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi yasal yollara başvurduğu için tazminat davasıyla karşı karşıya kaldığını belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri incelendiğinde ; davalı bankanın dava dışı asıl borçlu ... ile 07/04/2006 tarihli 15.000,00 TL bedelli, 15/08/2006 tarihli 10.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri imzaladığı, davacı ...' un her iki kredi sözleşmesi altında müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu ancak Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda dosyaya ibraz edilen 17/06/2008 tarihli Adli Tıp Raporu kapsamına göre imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği görülmüştür. 2-...Noterliğinin 21/08/2017 tarihli ihtarnamesi incelendiğinde ; dava dışı ...' e ve davacı ...' a 21/08/2017 tarihinde ihtarname çekilerek kredi hesabının kat edilmiş olduğu, kat ihtarnamesi ile 12.529,48 TL si ana para , 405,74 TL si faiz ve 20,29 TL si bsmv olmak üzere toplam 12.955,51 TL nakit kredinin ödenmesi ve 5.000,00 TL teminat mektubu bedeli ile bankaya iade edilmeyen çek yapraklarının sorumluluk tururı olan 9.430,00 TL nin 24 saat içinde depo edilmesinin talep edilmiş olduğu, ihtarnamenin davacıya 24/08/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı. 3-Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı kararı incelendiğinde ; davacının Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2007/6438 esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz ettiği, davacının itirazıyla takibin durması nedeniyle 11/12/2007 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sözleşme altındaki kefalet imzasının davacı ... ' a ait olmadığının Adli Tıp Raporuyla belirlenmesi sebebiyle davacının davasının reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 06/07/2010 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 4-Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2007/6438 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde ; alacaklının ... Bankası , borçluların dava dışı ... ve ... olduğu, takip dayanağının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler olduğu, 12.955,51 TL asıl alacak 608,48 TL işlemiş faiz , 34,47 BSMV 85,83 TL ihtar gideri, 165,20 TL ihtiyati haciz masrafı 210,70 TL diğer masraf olmak üzere toplam 14.141,24 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davacı ...' un itirazı üzerine takibin durduğu, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı ilamı doğrultusunda itirazın iptali davasının reddine karar verildiğinden ve kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davacının maaşından yapılan kesinti ile vezneye depo edilmiş olan 12.955,51 TL icra müdürlüğünce 08/07/2010 tarihinde davacıya iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır. 5-Bankacı ve Hukukçu bilirkişiler tarafından hazırlanan kök rapor ve ek raporların incelenmesinde ; davalı bankanın davacı aleyhine imzası ona ait olmayan sözleşmeye istinaden takibe girişmesinin ve haciz tatbik etmesinin haksız olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğramasında davalının % 100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde neden , nasıl ve hangi tür bir maddi zarara uğrandığına ilişkin açıklama olmaması karşısında takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının maaşından yapılan kesintiler nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri yönünden maddi zararın oluştuğunu, davacının mahrum kaldığı haksız kesintiler nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri ile takip borcunu ödemek için çektiği krediler için ödediği faiz nedeniyle toplam 2.558,58 TL maddi zararın oluştuğunun kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Mahkememiz önünde görülmekte olan dava hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin olarak haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2012 tarih 2012/153 esas 2012/345 karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememizin 2014/563 esas sırasına kaydının yapılmış olduğu anlaşıldı. Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesinde sunmuş olduğu dava dilekçesinde ; müvekkilinin dava dışı ...' in davalı bankadan 07/04/2006 tarihinde kullanmış olduğu 6.000,00 TL tutarlı krediye kefil olduğunu, borcun ödenememesi üzerine herhangi bir icra takibi başlatılmadan müvekkili tarafında söz konusu borcun ödenerek kredinin kapatıldığını, sonrasında davalı banka tarafından , dava dışı ... başkacak kullandığı kredilere ilişkin olarak müvekkili hakkında kefil sıfatıyla icra takibi yapıldığını, söz konusu kredilerdeki kefalet imzasının müvekkiline ait olmadığını, belirterek bankanın haksız uygulaması nedeniyle yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacak maddi ve manevi tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2007/6438 esas sayılı takip dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede ; alacaklının ... Bankası , borçluların dava dışı ... ve ... olduğu, takip dayanağının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler olduğu, 12.955,51 TL asıl alacak 608,48 TL işlemiş faiz , 34,47 BSMV 85,83 TL ihtar gideri, 165,20 TL ihtiyati haciz masrafı 210,70 TL diğer masraf olmak üzere toplam 14.141,24 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davacı ...' un itirazı üzerine takibin durduğu, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı ilamı doğrultusunda itirazın iptali davasının reddine karar verildiğinden ve kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davacının maaşından yapılan kesinti ile vezneye depo edilmiş olan 12.955,51 TL icra müdürlüğünce 08/07/2010 tarihinde davacıya iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı dosyası incelendiğinde ; davacının Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2007/6438 esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz ettiği, davacının itirazıyla takibin durması nedeniyle 11/12/2007 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sözleşme altındaki kefalet imzasının davacı ... ' a ait olmadığının Adli Tıp Raporuyla belirlenmesi sebebiyle davacının davasının reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 06/07/2010 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Adli Tıp raporunda her ne kadar sözleşmedeki kefalet imzasının davacının el ürünü olmadığı belirtilmiş ise de 07/04/2006 tarihli 6.000,00 TL krediye ilişkin olarak davacının sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığına dair açık beyanı doğrultusunda bu sözleşme yönünden mahkememizce her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının altında kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu 15/08/2006 tarihli 10.000,00 TL kredi sözleşmesi yönünden yapılan değerlendirmede, söz konusu kredi sözleşmesinde kefalet kısmındaki imzanının, yeni mahkememizin 2007/323 esas 2009/92 karar sayılı dosya kapsamında hazırlatılan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17/08/2016 tarihli raporunda sözleşmelerdeki imzanın davacının el ürünü olmadığının belirtildiği, bu nedenle açılan itirazın iptali davasının reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçtiği ve kesinleştiği dikkate alındığında davacının bu sözleşmeden dolayı borçtan sorumlu tutulamayacağı açıktır. 15/08/2006 tarihli sözleşmede davacının kefil sıfatıyla sorumlu olmadığının tespitinden sonra davalının bu işlemde her hangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı ve yapılan icra takibi nedeniyle davacının varsa uğramış olduğu maddi zararın tespiti noktasında mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve mahkememize sunulan ve denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporlarında davalı bankanın davacı aleyhine imzası ona ait olmayan sözleşmeye istinaden takibe girişmesinin ve haciz tatbik etmesinin haksız olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğramasında davalının % 100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde neden , nasıl ve hangi tür bir maddi zarara uğrandığına ilişkin açıklama olmaması karşısında takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının maaşından yapılan kesintiler nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri yönünden maddi zararın oluştuğunu, davacının mahrum kaldığı haksız kesintiler nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri ile takip borcunu ödemek için çektiği krediler için ödediği faiz nedeniyle toplam 2.558,58 TL maddi zararın oluştuğunun kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile 50,00 TL olarak belirlemiş olduğu maddi tazminat talebini ıslah ederek 2.558,58 TL ye yükseltmiş ve harcını yatırmıştır. Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede , davacının 15/08/2006 tarihli kredi nedeniyle kefil sıfatıyla sorumluluğun bulunmaması, görülen itirazın iptali davası süresince davacının maaşından kesilerek ve icra veznesine depo edilen miktarların davacıya 08/07/2010 tarihinde iade edilmiş olduğu dikkate alındığında, yapılan her bir kesinti miktarının kesinti tarihinden iade tarihinde kadar kesintinin faiz gelirinden mahrum kaldığı , takibe ilişkin olarak ödeme yapabilmek için kullanmış olduğu kredilere ilişkin olarak fazladan ödemek zorunda kaldığı faiz giderinin de davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak bilirkişi raporu doğrultusunda 2.558,58 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ; davalı banka tarafından yapılan haciz ve takip işleminin haksız olduğu , davalının bu olayda tam kusurlu olması davacının haksız haciz uygulaması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği , B.K nunun 58. Maddesi uyarınca tazminat talep etme koşullarının oluşması, haksız uygulamanın niteliği, tarafların sosyol ve ekonomik durumları nazara alınarak 1.950,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınrak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin KABULÜ ile 1.950,00 TL manevi tazminat ile 2.558,58 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Harçlar : Maddi tazminat davası yönünden Alınması gerekli 174,78 TL harçtan peşin alınan 29,70 TL ve ıslah olarak alınan 43,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 102,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Manevi tazminat davası yönünden Alınması gerekli 133,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Yargılama giderleri : a)Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen başvurma harcı 21,15 TL , peşin harç 29,70 TL , ıslah harcı 43,00 TL , posta ve tebligat gideri 155,50 TL ve bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 849,35 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. Vekalet ücretleri : Maddi tazminat davası yönünden Davacı kabul edilen maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. Manevi tazminat davası yönünden Davacı kabul edilen manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlüktü bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 1.950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Sair hususlar : a)Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. b)Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde maddi tazminat yönünden kesin olarak, manevi tazminat yönünden verilen kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe veya zabıt katibine sözlü beyanın tutanağa bağlanması suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2018 Katip ... Hakim... Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.