Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/991 E. 2025/876 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/991
- Karar No
- 2025/876
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/03/2025 EK KARAR TARİHİ : 22/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN ALACAĞI TEMLİK EDEN DAVACI : ... ALACAĞI TEMLİK ALAN DAVACI : Tasarruf Mevduat Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/05/2025 YAZIM TARİHİ : 30/05/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 26/03/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı alacağı temlik eden davacı ile davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin KHK hükümlerine Fetö darbe girişimi döneminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonuna devredildiğini ve müvekkili şirkete TMSF'nin kayyım olarak atandığını, müvekkili şirketin TMSF'nun kontrolünde faaliyetlerine devam ettiğini, davalının 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ülkeyi terk ederek yurt dışına kaçtığını, davalının müvekkili şirketin içini boşaltmak için elinden gelen tüm yolları denediğini, davalının müvekkili şirketin ortaklarından olup şirket hesabından şahsi hesabına yüklü miktarlarda para aktardığını, davalının ne kadar para aktardığının mahkememizce bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi sonucu ortaya çıkacağını beyanla TMSF denetiminde alınan karar gereği davalının müvekkili şirkete ortaklıktan kaynaklanan borçlarının ve şirkete olan borçlarının tespiti ile davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtdışında olduğunu, dava dilekçesinin ilanen tebliğ yoluyla yapılması için işlem yapıldığını ancak yapılan işlemlerin usulüne uygun yapılmadığını, iş bu davadan basın ilan kurumuna yazılan müzekkere ile haberdar olduklarını, dava dilekçesinde müvekkilinin adres bilgilerinin tam olarak yazılı olmadığını ve bu hususun davacı tarafa usulünce tamamlattırılması için ihtar edilmediğini, müvekkilinin adres bilgilerinin davacı tarafça mahkemeye bildirilmediğini ve mahkemece bu hususta bir araştırmaya gidilmediğini, Tebligat Kanunu uyarınca davadan haberdar olunulan beyan edilen tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu kısa sürede davanın esasına ilişkin cevap dilekçesi sunulamayacağından cevap sürelerinin uzatılmasına karar verilmesini, neticeden açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, 119.413,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Alacağı temlik alan davacı vekili tavzih dilekçesinde özetle; davacı ...'ne, TMSF kayyım olarak atandığını, bu kayyımlığın 26/09/2016 tarihinde Ticaret Sicil'e tescil edildiğini ve 06/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, mahkemece verilen kararda her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de temlik eden ve temlik alan şeklinde gerekçeli kararda maddi hata yapıldığını, bu durumun hükmün icrası konusunda tereddüt uyandırdığını beyan ederek temlik alan ve temlik eden ibarelerinin kaldırılarak ... olarak düzeltilmesini, maddi hatanın giderilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Yukarıda yer verilen içtihatlarda belirtildiği üzere, hüküm fıkrasıyla dava taraflarına tanınan hak ve borçların daraltılıp genişletilemeyeceği, talep eden vekilinin söz konusu talebinin ancak karara karşı süresinde yapılacak istinaf/temyiz başvurusu ile üst mahkemelerce değerlendirilebileceği anlaşılmakla, talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacı vekilinin 20/05/2025 tarihli tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Alacağı temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yönünden kesin karar olması sebebi ile aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte , kesinlik sınırı sebebiyle, ilgili karar hükümlerinin aynen korunmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'ne, TMSF kayyım olarak atandığını, bu kayyımlığın 26/09/2016 tarihinde Ticaret Sicil'e tescil edildiğini ve 06/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, mahkemece verilen kararda her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de temlik eden ve temlik alan şeklinde gerekçeli kararda maddi hata yapıldığını, bu durumun hükmün icrası konusunda tereddüt uyandırdığını beyan ederek temlik alan ve temlik eden ibarelerinin kaldırılarak ... olarak düzeltilmesini, maddi hatanın giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı şirkete kayyım atanmasının ardından müvekkilinin şirketle olan fiili bağlarının kopartıldığını, müvekkili şirketten alacaklarını da tahsil edemediğini, iddia edilen sermaye borcuyla ilgili müvekkiline herhangi bir bildirimde veya çağrıda bulunulmadığını, Ticaret Sicilinde herhangi bir ilan yapılmadığını, şirket internet sitesinde herhangi bir duyuruya yer verilmediğini, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkemece verilen kararın, alacağı temlik alan davacı ile davalı tarafından istinaf edildiği, davalının gerekçeli kararı istinaf ettiği, alacağı temlik alan davacının ise 22/05/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince tek bir istinaf formu ile dosya dairemize gönderilmiş ise de, istinaf taleplerinin hem gerekçeli karara hemde ek karara yönelik olduğundan, gerekçeli karar ve ek karara yönelik istinaf talepleri ile ilgili ayrı ayrı gönderme formu düzenlenip dairemize gönderilmesi için dava dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava dosyasının HMK’nın 352/1.ç maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2- İstinaf edilen her bir karar için ayrı ayrı form düzenlendikten sonra dosyanın dairemize gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır