İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/222 E. 2025/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/222
Karar No
2025/902
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- 2-... - 3-... - 4-... - 5- ... - VEKİLİ : DAVA : MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili hakkında davalıların murisi ... tarafından haksız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin davalılarca devam ettirildiğini, davalıların murisi ... ile ya da davalılar ile müvekkili arasında herhangi bir para yada ticari alışverişin söz konusu olmadığını, senetteki imzanın müvekkilinin iradesi dışında atıldığını, müvekkilinin 82 yaşında olduğunu, akli melakesinin yerinde olmadığını düşündüklerini, müvekkilinin yaşındaki birinin aklı başında bir şekilde senet imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların yaptıkları icra takibinin haksız ve yersiz olup taşınmazlar yönünden takip dosyasında satış aşamasına gelindiğini, kaçınılmaz zararların önlenmesi için öncelikle teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, neticeten ise Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının haksız olduğundan durdurulmasına ve dosyadan dolayı geçerli bir alacak bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak üzere dava sebebiyle uğramış oldukları zararlar nedeniyle alacağın %20'si oranından az olmamak üzere davalıların tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafın iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, dosyanın kaynağının kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedi kayıtsız şartsız borcun varlığını gösterdiğini, senet alacaklısının vefat etmesi nedeniyle yasal hasım olan müvekkillerinin borcun kaynağını bilebilecek durumda olmadıklarını, söz konusu senedin düzenlenme tarihinin 30/10/2023 olduğu dikkate alındığında müvekkillerinin murisinin ölümünden faydalanmak amacıyla bu davanın açıldığını gösterdiğini, hukukun kötü niyeti korumadığının aşikar olduğunu, tanık dinletme talebi de dahil olmak üzere hiçbir delile itibar edilmemesi gerektiğini, senedin zorla alınma iddiasının yıllar geçtikten sonra yapılmasının kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle tedbir talebinin ve davanın ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu keşidecisi ... , avalisti ..., lehtarı ... olan, 30/10/2023 tanzim ve 01/11/2023 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli senedin tanzim edildiği tarihte davacının fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve davacının bu bono ve takip nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir. Davacı senedin tanzim edildiği tarihte yaşı ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak fiil ehliyetinin bulunmadığını, eylemlerinin hukuki sonuçlarını kavrayabilecek durumda olmadığını, senet düzenleme iradesinin bulunmadığını iddia etmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinin bir kısmında senedin davacının iradesi dışında imzalatıldığı ifade edilmiş ise de, bu ifadeden kastın davacının akli melekelerinin yerinde olmamasına dayalı olarak senet düzenleme/imzalama iradesinin bulunmaması iddiasının olduğu kabul edilmiştir. Antalya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı ilamı; "...Fiil ehliyeti konusunda davacının geçmiş tedavi belgeleri toplanmıştır. Davacının kendisi Adli Tıp Kurumunda muayene edilerek gözlemlenmiştir. Fiil ehliyeti bulunmadığı iddiası temel olarak uyuşturucu bağımlısı olduğu iddiasına dayalı olup toplanan bu delillerle alınan Adli Tıp Kurumunun raporu hüküm vermeye yeterlidir. Bu konuda davacının tanıklarının dinlenmesi sonuca etkili olmayacağından delillerin toplanmasında eksiklik yoktur. ..." şeklindedir. Her ne kadar davacı tarafça fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiasının ispatı yönüyle tanık deliline dayanılmış ise de, fiil ehliyetinin mevcut olup olmadığının tanık delili ile ispatının mümkün olmadığı kabul edildiğinden tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Adli Tıp 10. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 03.11.2025 tarihli rapor ile, "... görülmekte olan “Menfi Tespit” davası nedeniyle “dava konusu senedin tanzim tarihi olan 30/10/2023 tarihinde ve takip tarihi olan 07/11/2023 tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, ... doğumlu ...’nun Kurulumuzca 06/10/2025 tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik tetkiki sonucunda halihazırda fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; sorulan işlem tarihlerinde fiil ehliyetini azaltacak veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, sorulan işlem tarihlerinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’nun keşide tarihi olan 30/10/2023 ve takip tarihi olan 07/11/2023 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğu ..." şeklinde tespitlerde bulunulmuştur. Her ne kadar davacı vekili, 19.11.2025 tarihli celsede raporu kabul etmediklerini belirtmiş ise de, itiraz soyut nitelikte olduğundan itibar edilmemiş ve rapor hükme esas alınmıştır. Davacı yemin deliline dayanmış ise de, konusu suç teşkil eden vakıaların yemine konu olamayacağı, davaya konu senedin takibe konu edilmesi nedeniyle bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşma ihtimali dikkate alındığında yemin delilinin hatırlatılmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davacı tarafa yemin delili hatırlatılmamıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davanın bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olması nedeniyle ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı ve bono nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça tazminat isteminde de bulunulmuş ise de davanın davacı lehine neticelenmemesi nedeniyle tazminatın yasal ön şartının oluşmadığı sonucuna varıldığından davacının tazminat isteminin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davacının tazminat isteminin reddine, 3-Peşin alınan 51.232,50 TL harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. harcın mahsubu ile bakiye 50.617,10 TL. fazla harcın istek halinde davacıya İADESİNE, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 432.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (EŞİT ORANDA) verilmesine, 6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/222, K. 2025/902, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-222-e-2025-902-k-70dccbf4d827