İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/371 E. 2025/231 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/371
- Karar No
- 2025/231
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVALI : 2- ... - ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: Dava dilekçesinde : Davacı ... aleyhine, davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatılmış olup, müvekkilin bu çeke dair herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Dava konusu çekin ... seri numaralı olup, 340.000,00 TL bedelli olduğu, ancak müvekkilin çekin düzenlenmesine dair bir bilgisinin olmadığı, çekin müvekkilin (müvekkil şirketinin adına tescil ve kayıtlı olduğu ...'nin ) eski eşi ... tarafından, müvekkilin yetkisi olmaksızın keşide edildiği ifade edilmiştir. Müvekkil, şirket adına yetkisiz bir işlem yapılması nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay kararları ile de bu durumun desteklendiğini beyan etmiştir. Davacı taraf, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin tedbiren durdurulmasını, müvekkil şirketin icra takibine konu çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitini, takip işlemlerinin iptalini, davalıların kötü niyetli olduğu gerekçesiyle en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Otom. Emlak İnş. davaya cevap vermemiştir. Davalı ... Otom. San ve Tic. vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ... Ltd. Şti., davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, ancak şirket yetkilisi ... (... ) adına düzenlenen vekaletnamenin çek düzenleme yetkisini içermediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı, davacının bu iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, söz konusu çekte imza yetkisi ile ilgili herhangi bir ihtilafın bulunmadığını, çekin bankaca yetki denetiminden geçtiğini ve karşılıksız işlemi yapılırken imzanın geçerliliği konusunda herhangi bir tereddüt oluşmadığını savunmuştur. Ayrıca, davacının icra takibine karşı süresi içinde imzaya itiraz etmemesi nedeniyle borcun kesinleştiğini ve bu aşamada imzayı inkar edemeyeceğini belirtmiştir. Davalı, çekin ciro yoluyla kendisine geçtiğini ve imza yetkisini denetleme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin daha önce benzer çekleri ödeyerek bu uygulamayı kabul ettiğini, dolayısıyla bu davanın kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Davacının yetkili imzası olmaksızın çek düzenlediği yönündeki iddialarının dolandırıcılık faaliyeti kapsamında incelenmesi gerektiğini ve bu konuda suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını beyan etmiştir. Ayrıca, menfi tespit davasının icra takibinden sonra açıldığı için ihtiyati tedbir talebinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini, en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... Şirketine müzekkere yazılarak davacı şirketin hesabına bağlı çeklerden (bilhassa ... seri numaralı Konya 30.11.2023 keşide tarihli ve 340.000,00 TL tutarlı çek) ibraz edilen ve ödenenlerinin suretlerinin ve bahsi geçen çeklere dayanak imza sirküleri, vekaletname, temsil belgesi ve benzeri evrakları istenilmiştir. Konya . İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosya aslı getirtilerek incelenmiştir. Öncelikle her ne kadar Konya . İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ... (... ) hakkında karşılıksız çek keşide etmekten ceza tayin olunmuş ise de ceza mahkumiyeti hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmayacağından bu husus nazara alınmamıştır. ...'tan getirtilen ve ... (... )'ın davacı şirket müdürü olarak dava dışı ...'ı yetkilendirdiği ve çeke ilişkin belge olarak bankada yer alan 6163 sayılı vekaletname incelendiğinde ...'a şirket adına taşınmaz alışı, taşınmaz satışı, araç satış ve rehin alma, kredi alımı, resmi daire iş takibi gibi ana başlıklar altında yer alan pek çok yetki verildiği gibi BANKA YETKİSİ ana başlığı altında özetle "temsile yetkili bulunduğum şirketin T.C. Hudutları dahilinde halen mevcut bulunan ve bundan böyle mevcut olacak bilumum resmi, yarı resmi, hususi, milli ve yabancı bankalar ile özel finans kurumları nezdinde adıma her türlü yeni hesaplar açmaya hesap açılışı için gerekli olan hesap açılış sözleşmelerini ve diğer belgeleri imzalamaya, bu yeni açılacak hesaplar ile bugüne kadar açılmış mevcut hesaplar ve bugünden sonra açılacak diğer her nevi hesaplarımdan dilediği miktarda gerek Türk parası gerekse döviz olarak para çekmeye, hesaplara para yatırmaya, ATM (bankamatik) kartı talep etmeye, verilecek kart ve şifrelerini teslim almaya, yeni hesaplar açmaya, açılmış ve açılacak hesapları dilerse kapatmaya..., şifreleri elden almaya..., her türlü evrak ve belgeyi tanzim ve imzalamaya, tüm bu hususlarla ilgili olarak yapılması gereken iş ve işlemleri yapmaya, takip etmeye ve imza ile neticelendirmeye" şeklinde yetkilerin de ...'a verildiği anlaşılmaktadır. Aynı vekaletname içeriğinde sair tüm yetkiler verilirken "çek hariç kambiyo senetlerini düzenleyemeye" ibarelerine yer verildiği de anlaşılmaktadır. Emsal bir olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/02/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında: "19. Ticarî mümessillik ticaret siciline tescil olunur. Ancak işletme sahibi tescilden önce de temsilcinin yaptığı işlemden sorumludur (BK. m. 449/2; TBK. m. 542/2). .... 24. Önemle vurgulanmalıdır ki; yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi öncelikle bir kişinin ticarî vekil mi, yoksa ticarî mümessil mi olduğunun çekişmeli bulunduğu hâllerde, o kişiye işletme sahibi (veya işletmeyi temsile yetkili kişi) tarafından verilen yetkilerin içerik ve kapsamları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır. 25. Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise, ortada ticarî mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise, ticarî vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. 26. Bu aşamada şu husus da belirtilmelidir ki; olağan işlerin neler olduğunun belirlenmesinde, hem işletmenin niteliği, iş hacmi gibi unsurlar, hem de yapılacak işlemlerin türü ve değeri göz önüne alınmalıdır. Örneğin, işletmenin satış politikasında değişikliğe gitmek, işletmede kullanılan makineleri daha yeni teknolojiyle üretilmiş olanlarla değiştirmek konusunda sözleşmeler yapmak, olağanüstü nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2006 tarihli ve ... E., ... K.; 29.11.2006 tarihli ve ... E., ... K.; 05.11.2008 tarihli ve ... E., ... K. ve 16.05.2018 tarihli ve ... E., ... K. sayılı sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. 27. Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ticarî temsilci ile ticarî vekil arasında; atanması, temsil yetkisinin kapsamı, mahiyeti, niteliği vs. açılarından farklılıklar vardır. Ticarî temsilcinin temsil yetkisi, iyiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı sınır ve kapsam bakımından emredici hükümlerle tanzim edilmişken; ticarî vekillerde, vekilin temsil yetkisini düzenleyen hükümler daha ziyade tamamlayıcı mahiyettedir. Ticarî vekilin temsil yetkisinin sınır verilen hizmetin niteliğinden doğar; temsil yetkisinin sınırı ve kapsamı da dış ilişkideki görünüşe göre belirlenir. Ticarî vekil, ticarî işletmenin olağan işlerini görmek amacıyla tayin edildiğinden, temsil yetkisi de bu çerçevede olacaktır (... ... : Ticari İşletme Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2014, s.355 vd.). .... 30. Borçlar Kanunu’nun 449. maddesi gereğince dava dışı ....’ın yukarıda belirtilen vekâletname uyarınca tanınan yetkiler kapsamında davacının ticarî mümessili olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca, BK’nın 450. maddesinde belirtildiği üzere ticarî mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olduğundan, davacı ticarî mümessil olan dava dışı ... tarafından düzenlenen bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez. Zira, ticarî mümessil iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine sahiptir." Hukuk genel kurulu kararındaki tespitler ve ...'ın yetkilendirilmesine dair vekaletname birlikte nazara alındığında ...'ın davacı şirketin ticari temsilci olması gerektiğini kabul etmek gerekmiştir. Her ne kadar vekaletname içeriğinde "çek hariç kambiyo senetlerini düzenleyemeye" ibaresine yer verilmişse de aleni mahiyeti bulunmayan ve sair geniş yetkilerle bir bütün olarak değerlendirilmesi gereken vekaletname kapsamında bahsi geçen ifadeler ...'ın davacının temsilcisi olduğunun kabulü yönündeki kanaatimizi değiştirmemiştir. Bu durumda TBK'nın "III. Temsil yetkisinin sınırlandırılması" başlıklı 549. Maddesi dikkate alınmak durumundadır. Maddeye göre: "MADDE 549- Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir. Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerlerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz. Temsil yetkisine ilişkin yukarıdaki sınırlamalar, ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.". Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacıya 20/03/2025 tarihli ara karar ile tanıklarını hangi hususta dinleteceğini bildirmek üzere süre verillmiş, davacı vekilinin 24/03/2025 tarihli beyan dilekçesinde tanıkların dava konusu çekler bakımından davacının borçlu olmadığı ve imzanın davacıya ait olmadığı hususunda dinletilmek istenildiği beyan edilmiştir. Öte yandan her ne kadar davacı tarafça dayanılan deliller arasında yemin delili buluyorsa da "konusu suç teşkil eden olaylara ilişkin yemin teklif edilemeyeceği, edilse dahi icapsız yemin olacağından geçersiz sayılacağı..." (Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2015 tarihli ... esas ve ... karar sayılı kararı) kabul edilerek yemin metni sunmak üzere süre verilmemiştir. Neticeten açıklanan gerekçe ile davacı tarafça ...'ın kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu çek bakımından borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptali yönündeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin davacının kötü niyetli olduğu kanıtlamadığından reddine, 3. Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın 5.806,35 TL peşin harçtan düşülerek bakiye 5.190,95 TL'nin davacıya iade edilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine 9-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 54.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Konya . İcra Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine, Dair, davacı ile davalı ... Otomotiv vekilinin yüzüne karşı ... Ltd. Şti. yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025
Katip ... Hakim ...