İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/345 E. 2023/570 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/345
- Karar No
- 2023/570
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç park halindeyken, 28.11.2021 tarihinde ... , kendisine ait ... plaka sayılı aracıyla Konya ... Mah. ... Sok. mevkiinde park halindeki müvekkilinin aracına çarptığı, Söz konusu bu çarpma dolayısıyla aracın bagaj kapağı ve sol arka çamurlukta hasar meydana geldiğini, iş bu kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar neticesinde 10.495,00 TL tamir masrafı meydana geldiğini, söz konusu bu masraf ve değer kaybının ödenmesi için Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü gereğince davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, bu tamir masrafı sigorta şirketi tarafından karşılanmasına rağmen, değer kaybının taraflarına halen ödenmediği, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tespitini ve bu değer tespitinin davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte karşılanmasına karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; iki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında, davalı sigorta şirketinin zmms poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı sürücü ... , 90100 oranında kusurlu olduğu, dosyada bulunan trafik bilirkişi ... 31/01/2022 tarihli raporunda belirtildiği, yargıtay ictihatlarına vede konya bam ictihatlarına göre, davaya konu araçta ve dava konusu trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen değer kaybının; 10.000,00TL olacağı, (kaza tarihi itibariyle) kusur oranına göre, davacı ... , davalı ... Sigorta A.ş.'den talep edebileceği araçta meydana gelen değer kaybı ile ilgili tazminat miktarının; %100x(10.000,00) = 10.000,00 TL olacağını bildirir raporunu sunmuştur. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; aracın değer kaybına ilişkin olarak 10.000,00 TL’nin gözönüne alınmasını talep ederiz. Buna göre müddeabihi 9.900,00 TL artırarak tazminat talebimizin 10.000,00 TL olduğunu belirtir, bu miktar üzerinden kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Müvekkiline ait ... plakalı araç park halindeyken, 28.11.2021 tarihinde ... , kendisine ait ... plaka sayılı aracıyla Konya ... Mah. ... Sok. mevkiinde park halindeki müvekkilinin aracına çarptığı, Söz konusu bu çarpma dolayısıyla aracın bagaj kapağı ve sol arka çamurlukta hasar meydana geldiğini, iş bu kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar neticesinde 10.495,00 TL tamir masrafı meydana geldiğini, söz konusu bu masraf ve değer kaybının ödenmesi için Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü gereğince davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, bu tamir masrafı sigorta şirketi tarafından karşılanmasına rağmen, değer kaybının taraflarına halen ödenmediği, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tespitini ve bu değer tespitinin davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte karşılanmasına karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... : Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... : Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E... K.) Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... : Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T.2021-(... E.... K.) bilgileri değerlendirildiğinde, Davalı ... Sigorta AŞ trafik sigortası poliçesi ile düzenlenen ... poliçe numaralı 26/02/2020 12:00 başlangıç tarihli - 26/02/2021 12:00 bitiş tarihli ... acente nolu 366 gün sigorta süreli olduğu anlaşılmakla, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, sigorta poliçeleri değerlendirildiğinde; olay tarihinin 28/11/2021 olduğu; olay tarihinde ... Sigorta AŞ'den tanzim edilme geçerli bir poliçe olduğu, ... Sigorta poliçesinin süresinin dolduğu (her ne kadar ... Sigorta poliçesinin geçerli olduğu rapor edilmişse de itibar edilmemiştir.) anlaşılmakla, TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı aleyhine açtığı davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davalı aleyhine açtığı davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL'nin ve 170,00-TL tamamlama harcının toplamı olan 250,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 19,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı bağımsız ve tarafsız Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.01/11/2023 Katip Hakim