İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 E. 2026/100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/82
- Karar No
- 2026/100
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkil yukarıda yer alan adreste faaliyet gösteren araç kiralama şirketi olduğunu, 07.02.2023 tarihinde 13:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı araç Malatya istikametinden Kayseri istikametine doğru seyir halindeyken yolun karşı tarafından gelen ... plakalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç müvekkil şirkete ait aracın sol yan tarafına çarpması sonucu araç ağır hasar gördüğünü, davalının kazada sahibi olduğu aracın tam kusurlu olduğunu kabul ettiğini ve hasarın giderilmesi için gerekeni yapacağını belirttiğini, taraflarınca aracın Trafik Sigortası üzerinden hasarın giderilmesini istendiğini ve trafik sigortacısı olan davalı şirket ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ... numaralı hasar dosyası açtırarak kazayı ihbar edildiğini, müvekkili şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, müvekkili şirkete ait aracı dava dışı sürücü ... kullandığını, söz konusu kiralama sözleşmesini dilekçe ekinde sunduklarını, kaz tarihinden sonra değer kaybı ve maddi hasar yönünden davalı şirkete müracaat edilmiş ancak bir sonuç alınamadığını, davalı şirketin müvekkile ait araçta meydana gelen maddi hasar dolayısıyla gerçek zarar kapsamında iskontosuz ve orijinal parça bedelleri üzerinden sorumlu olduğunu, öte yandan kaza dolayısıyla ağır hasar gören ve servis kayıtlarına göre yaklaşık olarak 105.000 TL civarında maddi hasar meydana gelen araç onarım için davalının sigortaya ihbarının beklenmesi, serviste parça tedariklerinin beklenmesi, tamir süresi, ekspertiz raporunun kapatılması süreçlerinden dolayı 13.02.223 tarihinden 17.04.2023 tarihine kadar araç serviste kalmıştır. 64 gün serviste kaldığını, müvekkilinin bu süreçte aracı kullanamamaktan kaynaklı ticari kazanç kaybına uğradığını, araç kiralamada kullanılmakta olup emsal ilanlardan da görüleceği üzere kaza tarihi itibariyle günlük ortalama 2.000- 5.000 TL kazanç getirdiğini, müvekkilinin bu süreçte aracı kullanamamaktan kaynaklı ticari kazanç kaybına uğradığı için bu zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, ayrıca trafik kazası dolayısıyla yaklaşık 150.000 TL civarında maddi hasar gören müvekkiline ait aracın 2018 model ... Easy 1.3 marka kaza geçmişi olmayan ve lüks sınıfı bir araç olduğunu, aracın kaza dolayısıyla ağır hasar görmüş olup sol yandan komple maddi hasar görmüş değişim/onarıma tabi tutulduğunu, kaza dolayısıyla bilirkişi raporuyla da tespit olunacağı üzere kaza tarihinde müvekkiline ait araçta nihai tespiti bilirkişi yapacak olmakla birlikte ortalama 100.000 TL üzerinde değer kaybı meydana geldiğini, araçta tamir bedeli olarak yan sanayi parça ücreti üzerinden ödeme yapıldığı orijinal parça değerlerinin hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, kaza dolayısıyla meydana gelen maddi hasarın, değer ve ticari kazanç kayıplarına ilişkin tazminat bedelleri belirlenirken sigorta şirketi eksperinin maddi hasar tespitleriyle servis tespitlerinin uyuşmaması, aracın pertinin mi yoksa onarılmasının mı makul olacağının belirlenmesi gerektiği, tespit edilecek maddi hasar bedeline göre aracın değer kaybı zararının tespit edileceği ve ticari kazanç kayıplarında kira bedelinin piyasa koşullarına göre belirlenmesi, amortisman giderinin belirlenerek tazminat bedelinden düşülmesinin gerekmesi nedeniyle yapılacak nihai tespitlerin makine mühendisi bir bilirkişi tarafından yapılacak inceleme üzerine ortaya konulacağı dikkate alındığında davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi gerekli görüldüğünü, ancak her halükarda ihtiyati haciz kararı verilmesine yeter yaklaşık ispat şartı sağlandığını, işbu zarar kalemleri dolayısıyla davalı ile iletişime geçildiğini, ilk başlarda ödeme yapacağını beyan eden davalının herhangi bir ödeme yapmaması sebebi ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, araç mahrumiyet tazminatı yönünden HMK 107. maddesi gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bedel artırım dilekçesi ile artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 500,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi veya mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal faizi ile davalı şahıstan alınarak taraflarına ödenmesine, ticari kazanç kaybı yönünden HMK 107. maddesi gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bedel artırım dilekçesi ile artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi veya mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal faizi ile davalı şahıstan alınarak taraflarına ödenmesine, değer kaybı yönünden HMK 107. maddesi gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bedel artırım dilekçesi ile artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi veya mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal faizi ile davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine, hasar onarım farkı yönünden HMK 107. maddesi gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bedel artırım dilekçesi ile artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi veya mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal faizi ile davalılardan alınarak tarafımıza ödenmesine, maddi hasar tazminatı yönünden HMK 107. maddesi gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bedel artırım dilekçesi ile artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi veya mahkemeniz aksi kanaatte ise yasal faizi ile davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafa değer kaybı ve hasar onarım bedeli ödemesi eksiksiz yapıldığını, dilekçe ekinde yer alan banka ödeme dekontlarından anlaşılacağı üzere 09/08/2023 tarihinde 29.599,25 TL değer kaybı tazminatı, 28/07/2023 tarihinde 79.257,40 TL hasar bedeli ödemesi gerçekleştirildiğini, böylece müvekkilinin toplam 108.856,65 TL ödeme yapıldığını, böylece müvekkili şirketi açısından poliçe sorumluluğu kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacıya yapılan bu ödemelerin, kusur, maddi poliçe limiti ve aracın değer kaybı onarım bedeline ilişkin durumu değerlendirilerek yapıldığını, fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili sigorta şirketinin rizikodan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, kdv bedelinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak aracın onarımına dair dosyaya herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden, ispat edilemeyen kdv zararının kabulü mümkün olmadığını, fiiliyatta ödenmemiş, ödenmiş olsa dahi ödendiği kanıtlanmamış KDV tutarının müvekkil şirketten talep edilmesi “gerçek zarar” kavramı karşısında mümkün olmayıp haksız KDV talebinin reddi gerektiğini, kdv dahil tüm zararların müvekkili sigorta şirketince ödenmiş olduğunu, şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için aşağıdaki kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, temerrüt tarihine açıkça itiraz ettiklerini, avans faizi isteminin haksız olduğunu reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 07/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı, ticari kazanç kaybı, hasar onarım farkı, araç mahrumiyet bedeli ve maddi hasar tazmini talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 07/02/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 06/02/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100(yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'nun kusurunun olmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam hasar onarım bedelinin 93.523,73 TL olarak belirlendiği, bu tutardan sigorta şirketinin ödediği 79.240,40 TL nın mahsubu ile 14.366,40 TL hasar onarım bakiyesi kaldığı bu bakiyeden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, poliçe limiti olan 11.143,35 TL den sorumluluğu bulunduğu, davalı ...'ın 14.366,40 TL'nin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğu, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 40.000,00 TL olarak belirlendiği, bu tutardan sigorta şirketinin ödediği 29.599,25 TL'nin mahsubu ile 10.400,75 TL değer kaybı bakiyesi kaldığı bu bakiyeden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, hasar onarım bedeli farkını ödemesi durumunda limiti tükeneceğinden sorumluluğunun kalmayacağı, davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğu, dava konusu ... Plakalı aracın toplam araç mahrumiyeti gün sayısının 15 gün günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarı ile 700,00 TL, toplam araç mahrumiyeti bedelinin 10.500,00 TL olarak tespit edildiği, bu tutardan 1.868,70 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra 8.631,30 TL net araç mahrumiyeti hesaplandığı, bu tutardan, poliçe teminatlarında olmadığından dolayı davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğu, ticari kazanç kaybı hesaplamasının defter kayıtlarının ibrazı ve mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme gerektirdiğinden hesaplanamadığı rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 21/12/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; Bilirkişi raporu uyarınca daha sonra arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep ettikleri 500,00 TL Araç Mahrumiyet bedelini 8.631,30 TL olacak şekilde davalı ... adına 8.131,30 TL şeklinde artırdıklarını, 1.000,00 TL Değer Kaybı bedelini davalı ... adına 10.400,75 TL nin ödenecek şeklinde 9.400,75 TL olarak arttırdıklarını, 1.000,00 TL hasar onarım bedelini davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, poliçe limiti olan 11.143,35 TL den sorumluluğu bulunduğu, davalı ...’ın 14.366,40 TL nın tamamından sorumlu olduğu şeklinde 13.366,40 TL arttırdıklarını, dava dilekçesinde belirtilen bedelleri toplam; 30,898,45 TL’nin ödenmesi şeklinde arttırdıklarını, taleplerinin kabulü ile işleyecek faiz ile birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa orjinal parça fark bedeli, hasar bedeli, değer kaybı, ticari kazanç kaybı ve mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen orjinal parça fark bedeli, hasar bedeli, değer kaybı, ticari kazanç kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (orjinal parça fark bedeli, hasar bedeli, ticari kazanç kaybı ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir. Mahkememizce aldırılan rapor ile; dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100(yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'nun kusurunun olmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam hasar onarım bedelinin 93.523,73 TL olarak belirlendiği, bu tutardan sigorta şirketinin ödediği 79.240,40 TL nın mahsubu ile 14.366,40 TL hasar onarım bakiyesi kaldığı bu bakiyeden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, poliçe limiti olan 11.143,35 TL den sorumluluğu bulunduğu, davalı ...'ın 14.366,40 TL'nin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğu, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 40.000,00 TL olarak belirlendiği, bu tutardan sigorta şirketinin ödediği 29.599,25 TL'nin mahsubu ile 10.400,75 TL değer kaybı bakiyesi kaldığı bu bakiyeden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, hasar onarım bedeli farkını ödemesi durumunda limiti tükeneceğinden sorumluluğunun kalmayacağı, davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğu, dava konusu ... Plakalı aracın toplam araç mahrumiyeti gün sayısının 15 gün günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarı ile 700,00 TL, toplam araç mahrumiyeti bedelinin 10.500,00 TL olarak tespit edildiği, bu tutardan 1.868,70 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra 8.631,30 TL net araç mahrumiyeti hesaplandığı, bu tutardan, poliçe teminatlarında olmadığından dolayı davalı ...'ın sorumluluğu olduğu, ticari kazanç kaybı hesaplamasının defter kayıtlarının ibrazı ve mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme gerektirdiğinden hesaplanamadığı rapor edilmiştir. Ticari kazanç kaybı talebine ilişkin; araç mahrumiyet bedelinden ayrı olarak bu zarar kalemine ilişkin davacı taraf aracın ikamesinin mahrum kalınan günler için mümkün olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Örneğin bir minibüs kaza yaptığında plaka sistemi üzerinden sisteme kayıtlı olduğundan başka bir aracın mahrum kalınan günler de çalışamadığı ispatlandığı takdirde bu zarar kalemi talep edilebilir. Davacı taraf aracın kiralandığını iddia etmiştir. Araç mahrumiyet bedeli zararı davacının buradaki zararını karşılamakta olup davacı taraf ayrıca ticari bir zarar doğduğunu ispatlayamamıştır. Orjinal parça fark bedeli yönünden; aracın onarımının poliçedeki eşdeğer parça klozuna uygun yapıldığı alınan raporla sabit olduğundan bu talep yönünden de ret kararı vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 16/08/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının ticari kazanç ve maddi hasar tazminat taleplerinin REDDİNE, 2-(a)Davacının 07/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 14.366,40-TL bakiye hasar onarım bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (bakiye poliçe limiti 11.143,35 TL) temerrüt tarihi olan 16/08/2023 arihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile DAVALI ...'dan kaza tarihi olan 07/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b)Davacının 07/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 10.400,75-TL değer kaybı bedeli maddi zararının DAVALI ...'dan kaza tarihi olan 07/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (c)Davacının 07/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 8.631,30 -TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALI ... kaza tarihi olan 07/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.281,45-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.666,05-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (11.143,35/33.398,45) oranına isabet eden 555,87-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (11.143,35/33.398,45) oranına isabet eden 410,65-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı tarafından karşılanan 1.202,50-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.290,00 -TL nin haklılık oranına göre hesaplanan (33.398,45/35.398,45) 7.821,62TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (11.143,35/33.398,45) oranına isabet eden 2.609,67-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davalı ... Sigorta Aş vekili tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50 TL vekalet harcının haklılık oranına göre hesaplanan (2.000,00/13.143,35) 13,31 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Aş verilmesine, bakiye kısmının davalı ... Sigorta Aş üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 33.398,45-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (11.143,35/33.398,45) oranına isabet eden 11.143,35-TL'den diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,) 8-Davalı ... Sigorta Aş vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine, 9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin, davalı sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 12/02/2026
Katip Hakim