İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/382 E. 2026/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/382
- Karar No
- 2026/122
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 24.12.2024 tarihinde müvekkil ... adına sigortalı ve sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı, 2020 model ... marka hususi aracına , davalı sigorta şirketinden ... poliçe numarası ile karayolları mali sorumluluk sigortası yapılmış olan ... plaka numaralı ...'a ait araç, Konya ili Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde, tamamen kusurlu olarak çarptığını ve müvekkile ait araçta oldukça büyük bir hasar oluştuğunu, dilekçe ekinde sundukları kaza tespit tutanağı'ndan ve fotoğraflardan da görüleceği üzere davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç %100 kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin olarak da davalı şirketten hasar dosyasının mahkemeye celbeni talep ettiklerini, kaza sonrasında müvekkiline ait aracın tamir için bir süre serviste kaldıktan sonra tarafımıza teslim edildiğini, ancak kazadan kaynaklı hasar nedeniyle araçta haliyle bir değer kaybı oluştuğunu, bu hususla ilgili davalı şirkete taraflarınca başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi araçtaki kaza sonrası oluşan değer kaybına ilişkin müvekkile yalnızca 6.157,18 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödeme müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelini karşılamadığını, bunun üzerine öncelikle Konya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu ... dosya ve ... büro başvuru numarasıyla dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılarak çözüm yolu aranmışsa da, 17.04.2025 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, kazada hiçbir kusuru olmayan müvekkili şirkete ait araçtaki hasardan kaynaklanan değer kaybının belirlenmesinin ancak konusunda uzman bilirkişiler tarafından yapılabileceğinden, davamızı şimdilik belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, tüm bu nedenlerle şimdilik fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tamamen kusursuz olan müvekkili şirkete ait araçta oluşan 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan 24.12.2024 tarihinden itibaren, ıslah edilecek kısım için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranından hesaplanacak faizi ile birlikte ödenmesine, tüm yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Huzurda görülmekte olan uyuşmazlığa ilişkin müvekkil Şirket tarafından KTK ZMMS (Trafik Sigortası) ile sigortalanan aracın karışmış olduğu kaza sonucu davacı tarafa ait aracın uğradığı bakiye değer kaybı talep edildiğini, müvekkili şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğunun 200.000,00TL, İMM poliçe limiti 10.000,00TL olduğunu, davacının değer kaybı başvurusu sonrası ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının aracı kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş tarafından onarıldığını ve maddi hasar rücu talebine istinaden 28.04.2025 tarihinde 19.849,35TL maddi hasar rücu ödemesi yapıldığını, davacının değer kaybı talebine istinaden 02.04.2025 tarihinde 6.157,18TL değer kaybı tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket üzerine düşen yükümlüğü yerine getirdiğini, herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davaya konu trafik kazası gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı geçtiğini, işbu sebeple haksız davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp kurumu istanbul trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini,. KM kullanılmış değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiğini, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıplar dolaylı zarar olduğunu, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan varsa değer kaybının davalıdan tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 24/12/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 11/06/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin ödediği 6.157,18 TL nın mahsubu ile 53.842,42 değer kaybı bakiyesi kaldığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... ... Sigorta Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 08/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinden özetle; bilirkişi raporuna itirazları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, bedel artırımı ile arttırılan 52.842,42 TL'nin fark harcının ikmali ile toplamda 53.842,42 TL alacağın mevduata uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısımları hükme esas alınmıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 01/04/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Faiz başlangıcı yönünden dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ İLE; - Davacının 24/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 53.842,42- TL bakiye değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (1.000,00 TL'sına temerrüt tarihi olan 01/04/2025 tarihinden, bakiye kısmına bedel arttırım tarihi olan 08/01/2026 tarihinden) itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.677,98-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 615,40 -TL peşin harç ve 304,10- TL tamamlama harcının mahsubu ile 2.758,48- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL, 304,10-TL tamamlama harcı, 127,50 TL posta tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 87,50-TL vekalet ücreti harcı olmak üzere toplamda 8.749,90-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026
Katip Hakim