İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/442 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/442
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... Plakalı 2013 model ... marka araç 19.07.2022 tarihinde Konya İli, ... İlçesi, ... Kavşağı, ... istikametinde kendi şeridinde, kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki ... Gıda Petrol İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve sürücüsü ... olan ... Plakalı araç, müvekkilin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında olay yerine gelen trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup tutulan bu tutanakta karşı yan araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K’ nın 56. Maddesinde yer alan“1-c Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. ”kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu; müvekkilin ise kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı tespit edildiğini, yasal mevzuat Yüksek Mahkeme içtihatları gereği kaza sonucu müvekkilinin aracında hasar görüp değişim yapılması gereken tüm parçaların orijinal olması gerektiğini, gerçek zararın tazmini ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanabildiğini, müvekkilinin aracının değişen ve yerine orijinal takılmayan parçalar dolayısıyla oluşan gerçek zararı karşılanmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamları değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında 19.846,35 TL maddi hasar meydana geldiğini, ayrıca orijinal parça farkı hesaplandığında müvekkilinin aracının tramere kayıtlı hasar kaydı da yükseleceğinden aradaki fark nedeniyle bakiye değer kaybı oluşacağı izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin aracının 2013 model ve kilometresi de kaza tarihinde düşük olduğunu, az ve özenle özenle kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamları değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğu raporla sabit olduğunu, tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın satışı halinde, bu kayıtlar, alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceğinden, müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını, kaza görmediğini, gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağı tartışmasız olduğunu, aracın tamir süreci gerek sigorta şirketinin müvekkilin zararını karşılamaması ve müvekkilin sosyoekonomik durumu gerek parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs. gibi nedenlerle uzun sürmüş olup müvekkilin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararlar davalı ... Gıda Petrol İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin düğün tarihinin hemen öncesinde yaşanan kaza nedeniyle balayında araç sıkıntısı yaşadığını, karşı tarafın aracı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... no’lu poliçe ile sigortalandığını, davadan önce sigorta şirketine dava konusu bedellerin ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesinin sigorta şirketine tebliğ edildiğini, sigorta şirketi 21.03.2023 tarihinde 9.400 TL kısmi ödeme yaptığını, ancak söz konusu ödeme taraflarına zararlarını karşılayacak mahiyette bir ödeme olmadığını, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, taraflarca bu süreçte görüşmeler telekonferans ile yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, buna ilişkin e-imzalı son tutanak dilekçemiz ekinde sunulduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen 50,00 TL orijinal parça fark bedeli ve 50,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsiline, 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de (2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16/2-c doğrultusunda 4.600 TL) karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, nitekim başvuran tarafın eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih ... E. - ... K. sayılı kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, talebi kabul anlamına gelmemek üzere Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından müvekkil şirket oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğinden bunun için öncelikle kazadaki kusur durumunun tespiti gerektiğini, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu aracın talebe konu 19.07.2022 tarihli hasarı kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.ş. tarafından karşılanmış ve bu kapsamda 19.846,50 TL ödeme yapılmış olduğu ekte sunulu tramer kayıtları ile sabit olduğunu, dolayısıyla dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek üzere halefiyet ilkesi gereğince talepte bulunma hakkının davacıya ödeme yapan ... Sigorta A.ş.’ye geçmiş olduğu kabul edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın onarım bedeli zararının tümünün dava konusu aracın kasko sigortası kapsamında karşılanmış ve müvekkili şirkete yapılan rücu talebi üzerine müvekkili şirketçe ödenmiş olduğundan davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla açmış olduğu işbu davanın reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihindeki teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin ödeme yaparak tüm sorumluluğunun yerine getirdiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak ... plakalı aracın tazminat taleplerine istinaden davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta tarafa 19,846.50-TL hasar tazminat ödemesi yapıldığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının zararı bakiye değer kaybı talepleri bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerdendir. bu sebeple öncelikle kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili yönünden bir arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, yalnızca sigorta şirketi için başvurulduğunu, müvekkili ile arabuluculuk yolu tüketilmediğinden davanın açılabilmesi için önkoşul oluşmadığını, bu hususun resen dikkate alınarak davanın öncelikle bu husus sebebiyle reddini talep ettiklerini, yine açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, her dava belirsiz alacak davası olarak açılamadığını, işbu sebeple davanın usulden reddini talep ettiklerini, ilgili trafik kazası müvekkilin aracının kusurundan kaynaklanmamıştır. Müvekkilin aracını kullanan şoförün kusurundan da kaynaklanmadığını, davacının zararının iddia olunan kadar olduğu yönündeki savunmasını kabul etmediklerini, var ise davacının aracının kaskosu ve müvekkili şirketin trafik sigortasından varsa bir ödeme alıp almadığının tespiti ile çıkan miktardan mahsup edilmesini talep ettiklerini, davacının aracının başka karıştığı kazalar var ise dosyaya celbini talep ettiklerini, davacı tarafın kusur ve zarar konusunda ispat yükümlülüğü olduğunu, davacının zararının davacı tarafından yapılan zararın kadar olduğu hususunu da kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle usule ilişkin müvekkili ile arabuluculuk faaliyeti yapılmadığı yönünden itirazları dikkate alınarak usulden reddine, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun olmadan yapıldığını, davacı tarafın trafik kazası sebebiyle oluşan zararın tazmini için arabuluculuk faaliyetine başvurduğunu ve arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşmanın olmadığını, anlaşamama tutanağının dosyaya sunulduğunu ve bu sebeple zararının tazmini için davayı açtığını, tarafı adına herhangi bir arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, yalnızca sigorta şirketi adına bir başvuru yapıldığını ve işbu davacı ile karşı taraf arasında anlaşmama olarak sonuçlandığını, davanın bu tutanak ile açıldığını, dolayısıyla tarafı ile herhangi bir arabuluculuk oturumu sağlanmadan açılan bu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının, davanın açıldığı tarihte alacığı miktarı yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmeyeceği veya bunun imkansız olması durumunda ancak asgari bir miktar belirleyerek belirsiz alacak davası açma hakık usulen mümkün olduğunu, somut olay incelendiğinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğununu, taraflarının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürdüğünü, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kusur oranının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, 19/07/2022 tarihinde Konya ili, ... İlçesi, ... Kavşağı, ... istikametinde meydana gelen kazada tarafının herhangi bir kusuru bulunmadığını, 2918 sayılı KTK madde 97'ye göre dava açılmadan önce ilgilinin sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapılması gerektiğini, davacı tarafın kazaya karışan ... plakalı aracın hasarını kaskosu tarafından karşılanmış diğer davalı olan sigorta şirketi davacıya ödemelerde bulunduğunu, dolayısıyla davacının haksız kazanç elde etme gayesi içerisinde hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle tarafına yöneltilen işbu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 19/07/2022 tarihinde ... 'in sevk ve idaresinde bulunan ve davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracın davacının maliki bulunduğu ... plakalı araca çarpması nedeniyle hasar değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 19/07/2022 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 11/05/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinin 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle;Dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın hasarı onarım farkı'nın 9.441,35 TL olduğu ancak davalı şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 9.410,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 5.590,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...Sanayi Limited Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, dava konusu ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyet süresinin 10 gün, günlük araç kirasının kaza tarihi itibari ile 700,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyeti tutarının 7.000,000 TL olarak tespit edildiği, 1.366,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 5.634,00 TL olacağı, 5.634,00 TL'lik araç mahrumiyet zararından sigorta teminatları içerisinde olmadığından davalı ... ve ...Sanayi Limited Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 24/01/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bedel arttırım talebimizin kabulü ile 50,00 TL'lik orijinal parça fark bedeli (hasar onarım farkı) talebimizi 9.441,35 TL'ye, 50,00 TL'lik bakiye değer kaybı talebimizin 5.590,00 TL'ye yükseltilerek tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; 50,00 TL'lik araç mahrumiyet bedeli talebimizin 5.634,00 TL'ye yükseltilerek sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve her türlü yargılama giderleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin hasar onarım bedeli talebi yönünden orijinal parça itirazının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor aldırılmak üzere dosya kök rapor hazırlayan sigorta uzmanı bilirkişisine tevdii edilmiş, sigorta uzmanı bilirkişisinin 01/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; İtiraz ve dava konusu ... plakalı aracın hasarı onarım farkının 9.441,35 TL olduğu, ancak davalı şirketten talep edilmesinin zararın kasko şirketince karşılanması nedeni ile mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce bu kez; zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılacağı, Hasar bedeli tespit edilirken dava dışı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmesi gerektiğinden Yargıtay HD 15.12.2011 tarih ve ... E. - ... K.,28.03.2016 tarih ve ... E. - ... K., 04.04.2016 tarih ve ... E. ... K.,17.03.2014 tarih ve ... E. - ... K. Emsal kararları da gözetilerek gerçek zararın tespiti bakımından önceki sigorta bilirkişisi tarafından araç başında inceleme yapılarak ve hasara ilişkin dava dosyası kapsamı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, faturalar ve diğer deliller incelenerek ve kasko şirketinden gelecek yazı cevabı da gözetilerek "aracın onarımında eğer tamamen orjinal parçalarla değişim sağlanmadıysa" ayrıntılı şekilde tamamıyle orjinal parçalar dikkate alınarak araçtaki hasar kalemleri ve bedeli tespit edilmek suretiyle tazminat miktarının hesaplanmak üzere dosyanın kök ve ek rapor hazırlayan sigorta uzmanı bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin 11/11/2025 tarihli bilirkişi ikinci ek raporundan özetle; İtiraz ve dava konusu ... plakalı aracın hasar onarım farkının 9.441,35 TL olduğu, bunun orijinal parçalar ile yapılan onarım bedelinden sigorta şirketinin tedarikçi firmadan yaptırmış olduğu indirimden kaynaklandığı, bu indirimin sigortalı ile ilgili bulunmadığı, bu nedenle davalı şirketten talep edilmesinin zararın kasko şirketince orijinal parçalar ile karşılanması nedeni ile mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa orjinal parça fark bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen orjinal parça fark bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (orjinal parça fark bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir. Mahkememizce aldırılan raporlar ile; dava konusu ... plakalı aracın hasar onarım farkının 9.441,35 TL olduğu, bunun orijinal parçalar ile yapılan onarım bedelinden sigorta şirketinin tedarikçi firmadan yaptırmış olduğu indirimden kaynaklandığı, bu indirimin sigortalı ile ilgili bulunmadığı, bu nedenle davalı şirketten talep edilmesinin zararın kasko şirketince orijinal parçalar ile karşılanması nedeni ile mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Alınan raporlar ile davacının taleplerinin haklı olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 21/03/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi halinde vekilin tarifenin 16/2–c maddesinde belirtilen vekalet ücreti vekil ile müvekkili arasında tasfiye edilmesi gereken alacak niteliğindedir. Aynı maddenin ç bendinde müvekkilin avukata ödeyeceği asgari vekalet ücretinin (c) bendine göre ödediği maktu vekalet ücreti mahsup edilerek Tarifeye göre belirleneceği yazmaktadır. Ayrıca mahkemece arabuluculuk vekalet ücretine hükmedileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu anlamda davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacının 19/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 5.590,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 21/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...Sanayi Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, b) Davacının 19/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 9.441,35 TL bakiye hasar bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 21/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...Sanayi Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, , c)Davacının 19/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 5.634,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...Sanayi Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Davacı vekilinin arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle vekalet ücreti talebi hususunda AAÜT 16/2-c uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.411,65-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 350,35-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 633,70-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (15.031,35/20.665,35) oranına isabet eden 460,93-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 350,35-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.205,55-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin(15.031,35/20.665,35) oranına isabet eden 876,88-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı tarafından karşılanan 1.483,50-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.544,30-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (15.031,35/20.665,35) oranına isabet eden 6.214,87-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 20.665,35-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (15.031,35/20.665,35) oranına isabet eden 15.031,35 -TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 15/01/2026
Katip Hakim