İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/258 E. 2025/803 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/258
- Karar No
- 2025/803
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı firma arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının bu ilişki kapsamında muhtelif zamanlarda müvekkili şirketten sentetik çuval satın aldığını, satış faturalarında malların USD olarak döviz karşılığı satıldığını ve Vergi Usul Kanunu gereği bedellerin Türk Lirası karşılığının da faturalarda gösterildiğini, satışa konu çuvalların davalı firmaya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, davalının fatura muhteviyatlarına herhangi bir itirazının olmadığını, satış faturalarına ilişkin ödemeler, davalı tarafından ödeme tarihlerindeki döviz kurları nazara alınmaksızın Türk Lirası üzerinden yapıldığını, eksik ifa/zarar söz konusu olduğunu, eş söyleyişle kur farkı meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından, ödeme tarihleri nazara alınarak kur farkı hesaplandığını ve davalı firma adına 30/06/2021 tarihli, ... nolu ve 53.073,52-TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının kur farkı faturasına suresi içinde itiraz etmediğini, davalının bahse konu faturaya ilişkin borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla kur farkı faturası, satış faturaları, sipariş formları ve e-posta yazışmaları dayanak yapılarak Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, davalı tarafın haksız itirazı üzerine dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan müzakere sonucunda anlaşma sağlanmadığını, bu nedenlerle davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takip tarihinden talep edilen faizi ile birlikte takibin devamını, davalının itirazının haksız olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde müvekkili tarafından talep konusu kur farkı faturalarına yönelik olarak müvekkili şirketin çek veya bono ile ya da hesaba havale şeklinde yapmış olduğu ödemelere yer verilmediğini ve fatura düzenleme tarihleri ile faturalara ilişkin ödeme tarihlerinin belirtilmediğini, davacının kur farkı faturasının haklı bir sebeple kesilmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının gönderilen faturaya 8 gün içinde itiraz edildiği veya edilmemiş olduğuna bakılmaksızın; davacının kur farkı konusunda taraflar arasında bir sözleşme olduğunu, faturadaki kanunen zorunlu olan ibareler dışındaki hususların da sözleşmeden kaynaklı olduğunu, malın teslim edildiğinin ispat yükü altında olduğunu, davacının gerek icra takibinin gerekse huzurdaki davadaki talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten kur farkından kaynaklanan bir alacağının bulunmadığını, taraflar arasında kur farkına ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin yıllardır davacı ile ödemelerin fatura tarihindeki kur değeri üzerinden çek ve havale yolu ile yapıldığının açık hesaba dayalı sistemle çalıştığını, takip dayanağı faturanın mutad içerikte olmadığından 8 gün içinde itiraz edilmemiş olmasının davacı lehine hukuku bir sonuç doğurmadığını, takip konusu fatura ile ilgili olarak iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun iddialarının esastan reddini, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının takipteki kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama neticesi davacının ticari defterleri incelenerek alınan 29/04/2022 tarihli SMMM bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında, davacı şirket satıcı davalı şirketin de alıcı olmak üzere 2018 yılı öncesinden beri süregelen ve 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında da devam etmiş olan bir ticari alışverişin olduğu, bu alışverişin davacı şirketin ticari defterlerinde açık cari hesap şeklinde izlenmiş olduğu, davacı şirketin kayıtları ile davalı şirket vekili tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde davalı şirketin kayıtlarından alınarak sunulmuş olan muavin defter kayıtları karşılaştırıldığında hesapların TL cinsinden takibi dikkate alındığında hesap bakiyelerinin karşılıklı olarak (17.06.2021 tarihi itibariyle) birbirini teyit etmekte olduğu, zira bu tarih itibariyle taraflar arasında borç-alacak bakiyesinin olmadığı ve bu tarihte hesap mutabakatının olduğunun anlaşılmakta olduğu, davacı şirketin kayıtlarında 30.06.2021 tarihi ve icra takip tarihi olan 18.08.2021 tarihi itibariyle davalı şirket 53.073,52.-TL borçlu görünmekte olup, taraflar arasındaki ihtilafın (cari hesaplar arasındaki uyuşmazlığın) davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş olan 30.06.2021 tarihli ve 53.073,52.-TL ‘’Kur Farkı’’ içerikli faturadan kaynaklanmakta olduğu, davacı şirketin incelenen e-defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, e-defter kayıtlarının süresinde oluşturularak beratlarının da süresinde alınmış olduğu rapor edilmiştir. Akabinde davalının ticari defterleri talimat yoluyla incelenerek alınan 21/10/2022 tarihli SMMM bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen e-defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının yasal süresinde oluşturulup ilgili dönem beratlarının yine yasal süresinde yüklendiği, davacı ve davalının defter kayıtları ve ilgili cari hesap kayıtları uyumlu olup, davacının ticari ilişki bitene kadar kur farkı talep etmediği ve ticari defter kayıtlarında değerleme gününde kur farkı hesaplayıp kayıtlarına intikal ettirmediği, kur farkının hangi mal satışlarından ve hangi faturalardan kaynaklandığını ve hesap şeklini açıklamadan sadece fatura üzerinde not kısmında döviz kuru vs. belirterek teamül ve sözleşmeden bahisle ve başkaca delil sunmadan kur farkı talep etmesinin uygun olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline kur farkının hangi mal satışları ve hangi faturalardan kaynaklandığı ve ayrıca hesap şeklini açıklayıp beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş olup, verilen süre içerisinde beyanda bulunması halinde en son rapor sunan bilirkişiye dosya tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 24/01/2023 tarihli ek raporda; Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen e defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının yasal süresinde oluşturulup ilgili dönem beratlarının yine yasal süresinde yüklendiği, davacı ve davalının defter kayıtları ve ilgili cari hesap kayıtlarının uyumlu olduğu, davacının ticari ilişki bitene kadar kur farkı talep etmediği ve ticari defter kayıtlarında değerleme gününde kur farkı hesaplayıp kayıtlarına intikal ettirmediği, kur farkına bazı ödemelerin ve faturaların alındığı bazılarının alınmadığı ve neden alınmadığı açıklanmadan hesap şeklini açıklamadan, Türk lirası ile yapılan ödemelerden ve çeklerden sonra bile kur farkı talep etmeden, sadece fatura üzerinde not kısmında döviz kuru vs. belirterek teamül ve sözleşmeden bahisle ve başkaca delil sunmadan, yazılı bir sözleşme sunmadan kur farkı talep etmesinin uygun olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizin 23/03/2023 tarihli kararında davanın reddine karar verilmiş kararı davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas ... sayılı kararıyla kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin 03/10/2024 tarihli duruşmasında Dosyanın kur farkı nedeniyle davacının alacağı bulunup bulunmadığı huusunda dosya kapsamı ile birlikte BAM kaldırma kararında işaret edilen şekilde inceleme yapıp rapor sunulmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 11/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çekler dışında sadece havale veya elden ödemeler için kur farkı talep edebileceğinin kabulü halinde 30/06/2021 tarihli kur farkı faturasının 25.453,40 TL, vadeli çekler de dahil vadeli tüm ödemeler için kur farkı talep edilebileceğinin kabulü halinde 30/06/2021 tarihli kur farkı faturası; 53.714,83TL olabileceği, davacının talebinin 53.073,52TL olduğunu aradaki farkın döviz alış kurunun kullanılmasından kaynaklı olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/06/2025 tarihli duruşmasında taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca TCMB döviz satış kuru esas alınarak hesaplama yapılması ve vadeli çekler yönünden kur farkı hesaplaması yapılması ayrıca davacının itiraz dilekçesindeki hususların değerlendirilmesi için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 21/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından düzenlenen faturaların TCMB döviz satış kuru üzerinden USD tutarı 41.739,37USD olduğunu, davalı tarafından çekle ve havale yoluyla yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanan ödeme tutarı 35.507,15USD olduğunu, kök raporda yer alan ayrıca davalının borcunu azaltan 944,67TL tutarlı iade faturası bulunmaktadır. Bu faturanın USD karşılığı 135,46USD olmaktadır. Bu durumda toplam alacak tutarının 35.642,41USD olmaktadır. Bu tutarın iade faturası tarihi 30/06/2021 tarihi itibariyle TL karşılığı 53.168,62TL olmaktadır ancak davacının talebi 53.073,52TL'dir. Taraflarınca hesaplanan tutardan daha düşük olan davacının talebi esas alınarak alacak tutarı 53.073,52TL olarak dikkate alınabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 09/02/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi gerekeceği, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 16/03/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyecek ise de, havale yada elden yapılan ödemeler yönünden farkın istenebileceği, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların USD olarak düzenlendiği, davalı tarafından bir kısım ödemelerin çekle bir kısım ödemelerin ise havale ile yapıldığı anlaşıldığından davacının talep edebileceği kur farkı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yukarıda bahsedilen yargıtay kararında çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyeceği görüşü, çekin keşide tarihi ile teslim tarihi aynı olan bir ödeme aracı olduğu varsayımına dayandığı, uyuşmazlığa konu çeklerin vadeli çekler olduğu açık olup bu çekler yönünden de kur farkı hesap edilmelidir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede açıkça TCMB döviz satış kuru esas alınarak hesaplama yapılmalıdır. Yine havale ödemeleri hakkında hesaplama yapılırken fiili ödeme tarihindeki kur esas alınarak döviz karşılığı bulunarak fatura miktarından mahsup edilmesi yoluyla hesaplama yapılmalıdır. Bu hususlar uyarınca aldırılan bilirkişi ek raporu (21/08/2025 tarihli) uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak belirli ve likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 53.073,52TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte aynen devamına, 2-Kabul edilen 53.073,52TL'nin %20'si oranında hesaplanan 10.614,70TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.625,45-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 641,00-TL peşin harç ve 265,37TL icra harcının mahsubu ile bakiye 2.719,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 59,30-TL başvurma harcı, 641,00-TL peşin harç, 265,37TL icra harcı, 201,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.300,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 8,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.967,17-TL nin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 27/11/2025
Katip Hakim