İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/486 E. 2024/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/486
Karar No
2024/348
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : İtirazın İptali ( Sözleşme İlişkisinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Sözleşme İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti. ile davalı ... Arasında 14.02.2022 tarihli Tarımsal Sulama Anahtar Teslim Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre iş sahibinin taşınmazına müvekkili tarafından 240 KW proje gücünde güneş enerjisi sistemi kurulması gerektiğini, müvekkili şirket işbu sözleşme ile üzerine düşen her türlü yükümlülüğü tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında kurulmasını üstlendiği güneş enerjisi sistemini iş sahibinin Konya İli Çumra İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazına zamanında ve sözleşmede vaat edilen nitelikte kurduğunu, müvekkili sözleşme kapsamındaki güneş enerji sistemini kurduktan sonra yapılan iş her türlü teknik denetimden geçtiğini, davalı sözleşme kapsamında iş karşılığında borçlandığı 1.700.000,00 TL borcundan 518.750,00 TL'lik tutarı ödediğini, bunun sonucunda davalı hakkında Konya . İcra Müdürlüğü ... dosyası ile 500.000,00 TL üzerinden yasal takibe girişildiğini, ödeme emrine 23.06.2023 tarihinde, haksız ve kötü niyetli olarak, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakıp tahsili geciktirmek maksadı ile itiraz edildiğini, arabuluculuk sonucunda anlaşılamadığını, bu sebeplerle, öncelikle giderilemez zararların oluşmasının önüne geçilmesi adına ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulünü, mahkememizce aksi kanaatte bulunulması halinde uygun bir teminat mukabilinde taleplerinin kabulünü, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında Tarımsal Sulama Anahtar Teslim Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davacı tarafın müvekkiline 240 Kw proje gücünde güneş enerjisi sitemi kuracağını, karşılığında anlaşılan bedelin de davacı tarafın şirket yetkilisi olan ... ibanına gönderileceğini, itirazlarından birisinin sebebinin de davacı tarafın taahhüt etmiş olduğu işlerini tam olarak yerine getirmemiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeye ve bedele herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, fakat müvekkilinin davacı tarafa ödemesinin tam ve eksiksiz olduğunu, hatta fazlasıyla ödeme yaptığını, bu sebeplerle davanın reddini, davalı müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ,itirazın iptali istemine yöneliktir. Türk Ticaret Kanunu 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi var ise asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. T.T.K.'nun 3.maddesinde ise '' Bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Bir hukuki işletmenin veya fiilin TTK.'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay . H.D.sinin 04.12.2017 gün ve ... E- ... K. sayılı kararı) İddia, savunma, cevabi yazılar ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut olayda davalının tacir sıfatının bulunmadığı görülmekle davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Keza Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 09.08.2023 tarihli yazı cevabında davacı adına tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 10.08.2023 tarihli yazı cevabında davacının herhangi bir kaydının olmadığının bildirildiği, Çumra Vergi Dairesi Başkanlığının 14.08.2023 tarihli yazı cevabında 13.04.2023 tarihinden itibaren yük taşımacılığı faaliyetinden dolayı gelir vergisi yönünden mükellef olduğunun bildirildiği, Çumra Vergi Dairesi Başkanlığının 07.02.2024 tarihli yazı cevabında işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen tarımsal sulama anahtar teslim sözleşmesinin tarihi 14.02.2022'dir. Gelen yazı cevaplarına göre davalı 13.04.2023 tarihinden itibaren vergi mükellefi olmuştur. Dolayısı ile sözleşmenin imzalandığı tarihte tacir sıfatına haiz değildir. Sonrasında da tacir sıfatına sahip olduğuna yönelik herhangi bir delil dosya arasında bulunmamaktadır. Davalı vekili de 23.05.2023 tarihli celsede alınan beyanında müvekkilinin tacir sıfatının bulunmadığını beyan etmiştir. Görev hususu kamu düzenindendir. Taraflar ileri sürmese dahi Mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Tüm açıklanan bu gerekçelerle Mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davada mahkememiz görevsiz olduğundan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine, 3-H.M.K.'nun 331/2. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına, görevsizlik kararından sonra dosyanın Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama, harç giderleri hususunun karara bağlanmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 23/05/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/486, K. 2024/348, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-486-e-2024-348-k-eec4b1b370de