İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/358 E. 2024/874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/358
- Karar No
- 2024/874
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak;Davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu oluşan maddi hasarlı trafik kazasında davacı sigorta şirketine maddi zararına ilişkin başvuruda bulunmuş ve davalı tarafın tam kusurlu görüldüğünü, ancak trafik bilirkişi uzmanından alınan mütalaa nideliğindeki bilirkişi raporunda her iki tarafında kusurlu olduğu görüldüğünü, dava konusu kazada davalı aracın ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, sigorta şirketine zararın tazmini için başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir teklif vermediklerini ve uzlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk müzekerelerinde de anlaşma sağlanamadığını bu sebeple haksız fiil işlendiği tarihten itibaren araç hasar bedeli olarak 500 TL, araç değer kaybı olarak 500 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü, dava konusu trafik kazasında kusursuz bulunduğunu, bu nedenle davalı şirketin başvuran davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, açılan hasar dosyasında tramer komisyonu tarafından yapılan inceleme sonunda davalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğini, bu nedenle davacının %100 kusurlu olduğu anlaşılmakta ve talebin reddedildiğinin haklı olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle,davalı şirketin hasar tutarının KDV'sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, çünkü başvuranın onarım faturası veya ödeme dekontu sunmadığını, yapılan incelemeler sonucunda, davacının KDV ödemediği ve bu nedenle müvekkil şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, sonuç olarak, hiçbir kabul anlamına gelmeksizin davacının değer kaybı ve KDV taleplerinin reddedilmesi yönünde talep bulunduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalısı ile sınırlandırıldığını ve başvuranın talebinin haksız olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden ... plakalı araca ait tramer kayıtları ... Sigorta Şirketinden ... plakalı aracın sigorta kayıtları celp edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki hasar bedeli miktarının 37.700 TL, değer kaybı bedelinin ise 35.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 01/10/2024 tarihli ATK raporu ile; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 27/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde ; talep edilen araç hasar bedelini 500,00 TL den bilirkişi raporu doğrultusunda 8.925,00 TL artırarak 9.425,00 TL 'ye, 500,00 TL olarak talep edilen araç değer kaybı bedelini bilirkişi raporu doğrultusunda 8.250,00 TL artırarak toplam 8.750,00 TL 'ye çıkardıklarını beyan etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 15/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracında hasar oluşup oluşmadığı oluşmuş ise ne miktar olduğu, bu hasardan dolayı değer kaybı oluşup oluşmadığı oluşmuşsa miktarının ne kadar olduğu ilgili zararın davalıdan tazmininin gerekip gerekmediği hususları olduğu görülmüştür. Kusur yönünden yapılan incelemede; Mahkememizce 01/10/2024 tarihli ATK raporunun açıklamalı gerekçeli denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görüldüğünden; davalının sigortalısı olan sürücü ...'un meydana gelen olayda % 25 oranında kusurlu olduğunu, davacının ise %75 orandan kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce tanzim ettirilen 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki hasar bedeli miktarının 37.700 TL, değer kaybı bedelinin ise 35.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Hasar ve zarar yönünden yapılan incelemede; Mahkememizce tanzim edilmiş 25/06/2024 tarihli raporun açıklamalı gerekçeli denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla bu bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve kusur oranı dikkate alınarak sigorta şirketinin 9.425,00 TL hasar tazminatı ve 8.750,00 TL değer kaybı tazminatı ödemekle yükümlü olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortası değer kaybından sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendiilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporu da nazara alınarak;Davacının davasının kabulü ile; 9.425,00TL araç hasar bedelinin ve 8.750,00 TL değer kaybı tazmınatıının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren, davalı Hasan Hüseyin Kunduracı yönünden ise kaza tarihi olan 10.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı Hasan Hüseyin Kunduracı'dan kaza tarihi olan 10.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, yönelik karar verilmesi kanaati oluşmuştur. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının Davasının Kabulü İle; 9.425,00 TL hasar bedeli, 8.750,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 18.175,00 TL maddi tazminatın 28.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.241,53 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 386,33 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 8.580,03 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.007,63 TL TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 18.175 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır