İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/359 E. 2024/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/359
Karar No
2024/69
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : DAVALI : ... VEKİLLERİ : DAVA : TAPU İPTALİ ve TESCİL veya ALACAK DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 15/06/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının kendisine ait dava dışı ... Konut Yapı Kooperatifi nezdindeki Konya, ... , ... mahallesi, ... parsel, 3. kat, ... nolu bağımsız bölümü (kooperatif hissesini) davalı şirket çalışanı ...'e devrettiğini, ...'in bu devir karşılığında davacıya bir kısım hisse senetleri verdiğini, davacının bu şekilde elindeki evi davalı şirkete kaptırdığını, davalı şirket tarafından davacıya yıllardır herhangi bir para ödenmediğini, muhatap bulamadığını, davacının holding furyası kurbanlarından olduğunu, bu holdinglerin insanların dini duygularını suistimal ederek para topladıklarını, insanları kandırdıklarını, gerçek olmayan güven telkin ettiklerini beyan ederek, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile dava konusu Konya, ... , ... mahallesi, ... parsel, 3. kat, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise bu dairenin bedelinin devir tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı ve pasif husumet yokluğu itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydı dosyamıza getirtilmiş, davacı tarafından hisse devir tutanağı fotokopisi ile hisse senedi fotokopileri ve 21/12/2001 tarihli genel kurul toplantısına katılım belgesi fotokopisi ve arabuluculuk tutanağı fotokopisi ibraz edilmiş, davalı tarafından da 21/12/2001 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli fotokopileri sunulmuştur. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "tespit ile tapu iptali ve tescil veya alacak" davasıdır. Somut olayda ; davalı taraf öncelikle zamanaşımı savunmasında bulunmuş ve kooperatif hisse devrinin 22/03/2001 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmış ise de; davacının iddiasının ileri sürülüş şekline (davalının kötüniyetle, gerçek olmayan güven telkin ederek para topladığı vs. iddiasına) göre, Yargıtay . HD.nin 03.04.2014 gün ve ... E. ... K. emsal içtihadında da belirtildiği üzere zamanaşımı savunmasının hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceği sonucuna varılarak, zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. Davacı taraf öncelikle davalı şirket ile aralarında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini istemiş ve yığılan dava (6100 s. HMK'nin 110. md.) olarak da terditli dava (6100 s. HMK'nin 111. md.) şeklinde öncelikle tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa alacak talebinde bulunmuştur. Yığılan davalardan 1.si olan taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti davasının incelenmesinde; davacının, davalı şirketin 21/12/2001 tarihli olağan genel kuruluna, davalı şirketten aldığı hamiline hisse senedi sahipleri katılım belgesi ile bizzat katılıp hazirun cetvelini imzaladığı görüldüğünden, kendisinin davalı şirket ile aralarında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı davası kabul edilmemiş, davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmaması nedeniyle de davalı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmamış, tespit davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Yığılan 2. davanın incelenmesinde ; davacı taraf, yığılan 2. davasını terditli olarak açmış, terditli 1. talebin tapu iptali ve tescil talebi olduğu, terditli 2. talebin ise (10.000 TL.'lik) alacak talebi olduğu anlaşılmıştır. Tapu iptali ve tescil talebinin değerlendirilmesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre, taşınmazın bu dava açılmadan önce dava dışı Tayfun Karsavuran'a devredilmiş olduğu, geçmişte de davalı şirket ile bu taşınmazın hiçbir ilgisinin bulunmadığı, tapu iptal ve tescil davalarının son tapu malikine karşı açılmasının gerektiği, davalının tapu maliki olmadığı belirlenmiş, terditli 1. talep olan tapu iptal ve tescil talebi, taşınmazın davalı şirkete ait olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddedilerek, terditli 2. talep olan alacak talebinin incelenmesine geçilmiştir. Alacak talebinin değerlendirilmesinde de ; davacı her ne kadar davalı şirketten terditli 2. talep olarak 10.000 TL'lik alacak talebinde bulunmuş ise de, bu bedelin veya bu bedele dayanak teşkil eden taşınmazın, kendisi tarafından davalı şirkete verildiğini ispat edememiş, aksine davacı tarafın bizzat kendi beyanlarından ve sundukları 22/03/2001 tarihli hisse devir tutanağı belgesi içeriğinden, davalı şirketteki hissesini dava dışı ...'den devren aldığı, davalı şirkete doğrudan nakdi ya da gayri nakdi her hangi bir ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. Davacı alacak iddiası yönünden de davasını yazılı delillerle ispat edememiş, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmadıklarından terditli 2. talep olan alacak davasının da ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ve arabulucu tarafından, bu başvuru dava şartı olan arabuluculuk kabul edilerek 12/06/2023 tarihli anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak düzenlenmiş ise de; Yargıtay . HD’nin 17/02/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, davacının taleplerinin davaların yığılması niteliğinde olması ve taleplerden bir tanesi olan tespit talebinin zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması karşısında diğer taleplerinin de arabuluculuğa tabi olmaması, kaldı ki terditli ilk talep olan tapu iptal ve tescil talebinin de zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması nedenleriyle, Mahkememizce 12/06/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı, zorunlu değil ihtiyari arabuluculuk tutanağı olarak değerlendirilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış, kaldı ki davanın reddine de karar verilmesi nedeniyle arabuluculuk giderlerinden de davacının sorumlu olduğu kabul edilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının, davalı ...Ş. ile aralarında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve alacak davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL. maktu ret karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 247,70 TL. harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (ve dava değerinin 10.000 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekilleri için 10.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Mahkememizce ihtiyari sayılan Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/01/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/359, K. 2024/69, T. 31.01.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-359-e-2024-69-k-347da35a8d84