İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/357 E. 2024/616 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/357
Karar No
2024/616
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : ANA VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : VEKİLİ : ANA DAVADA DAVALI : VEKİLİ : BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : VEKİLİ : HER İKİ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) ANA DAVA TARİHİ : BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ANA DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.09.2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken diğer davalı ... Sigorta A.Ş şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktör ile çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacının maluliyet oluşacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş ye 2918 sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince müracaat ettiğini ve ... sayılı hasar dosyasının açıldığını, hasar dosyasının takibi için ....Tic.Ltd.Şti ve Av.... vekalet verildiğini, ancak daha sonra azledildiklerini, davacının sigorta şirketinden alacağı olan 179.211,00TL’yi ...’e temlik ettiğini, davalı sigorta şirketinin bu alacağın %20 si olan 35.842,20TL’yi keserek ödemediğini ve 143.368,80TL’yi 08.12.2017 tarihinde ... Bankası ... şubesine havale ettiğini, ...’in ödenmeyen 35.842,20TL’yi geri davacıya temlik ettiğini, davalı sigorta şirketinin ödemesinin yeterli olmadığını , bu sebeplerle kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatlarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta şirketine ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin 06.09.2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu cismani zarara uğradığını, olayın oluşumunda müvekkilinin müterafik kusuru bulunmadığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, müteselsil sorumlulardan ... Sigorta şirketine karşı Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davası ikame edildiğini, yargılamanın halen devam ettiğini, alınan Adli Tıp Raporuna göre %65 sürekli iş göremezlik söz konusu olduğunu, bu işgöremezlik oranına göre ... Sigorta şirketinin limitinin yeterli olmayacağını, söz konusu kazada ... plakalı araçta ... no lu acente tarafından tanzim edilmiş ... nolu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalandığından, sigortacı sıfatı ile ... Sig. A.Ş.nin de müteselsil sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı ile çalışma gücünün azalması sonucu sürekli iş göremezliğinden doğan maddi zararı, tedavi ve iyileşme süresinde uğradığı bakıcı gideri zararı ile SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının hesaplatılması ve hesaplanan tazminatların 2918 sayılı KTK’nın 99/1 maddesine göre ödenmesi için 2918 sayılı KTK’nun 97. ve 98. Maddeleri gereğince sigorta şirketine müracaat edildiğini, ancak yasal sürede davalı şirketçe cevap verilmediğini, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL faturalandırılamayan ve belgelendirilemeyen kaçınılmaz (sağlık hizmeti giderleri, iyileşme harcamaları, ileride yapılacak tedavi masrafları) tedavi giderleri, 100 TL geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı ( geçici iş göremezlik) zararı, geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri zararı, 100 TL çalışma gücü kaybı ( sürekli iş göremezlik) zararı, 100 TL sürekli iş göremezlik dönemi boyunca oluşacak bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 500.00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.09.2016 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu kaza sebebiyle sigorta şirketine uygun bir başvurusunun bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin mesuliyetinin kusur oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza öncesi davacıya araçta oluşan aynı zarardan ötürü zarar sorumluluları davalı ve SGK dahil 3. Kişiler tarafından ödenen tazminat ödemlerinin belirlenmesi durumunda bu ödemelerin davacının uğradığı zararının tamamı karşılanıyorsa davanın reddine aksi takdirde ise bu ödemelerin güncellenerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu yönünden idda edilen kusurlu halinin ve kusur oranını kabul etmediklerine, geçice iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin/ulaşım /yemek giderlerinin tazmini yönündeki ta leplerin teminat dışında olduğunu, davalı sigortanın başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu bu sebeplerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ana dava ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici ve sürekli bakıcı gideri tazminatı ile tedavi gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur. Davaya konu 06/09/2016 tarihli trafik kazasının sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İ. Çumra dan Konya istikametine seyrederken belirtilen mevkiye geldiği esnada, hemen önünde aynı istikamete seyir halinde olan, Sürücü ... sevk ve idaresindeki römork takılı ... plakalı traktörün römorkunun arka sol kısmına kendi aracının sağ ön kısım ile çarpması ve çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip, orta refüjü geçerek karşı şeride geçtikten sonra aracın şarampole girmesi neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğu tespit edilmiş, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan her iki rapor ile de kazanın oluşmasında ...'ın asli, ...'in ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 22/02/2024 tarihli rapor ile ise ...'in kusursuz olduğu belirlenmiştir. Bu rapor ile diğer raporlar arasında çelişki meydana geldiğinden yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderdiğinden ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 12/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın oluşmasında ...'ın % 85, ...'in ise % 15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ;... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı) AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM . HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Davaya konu trafik kazası 06/09/2016 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiğinden ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 07/12/2023 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurul raporu ile davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerine göre % 48 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 2 ay olduğu ve davacının sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiştir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 08/10/2018 tarihli maluliyet raporu ile ise, davacının tedavi gideri zararının 5.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir. Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K) TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler, belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda davadan önce yapılan bir ödemenin bulunması halinde öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması gerekmektedir. Yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan tutar ile yapılan ödemenin tutarı arasında aşırı nispetsizlik olması halinde ise bu sefer güncel verilere göre tazminat hesabı yapılması ve hesaplanan tutardan ödemenin güncellenmiş hali ile birlikte mahsup edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Somut olayda dava 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açıldığından davanın esasına girilmiştir. Belirtilen kriterler dikkate alınarak hazırlanan ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, ödeme tarihli verilere göre yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının 3.176.333,77 TL, geçici iş göremezlik zararının 4.195,03 TL, bakıcı gideri zararının 3.294,00 TL ve tedavi gideri zararının 5.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Somut olayda, davalı tarafça yargılama devam ederken hatır taşıması def'inde bulunulmuş ise de bunun yasal cevap verme süresi içinde ileri sürülmediği anlaşıldığından bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında kaskının takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili, ana davaya ilişkin olarak ibraz ettiği 18/08/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 166.631,20 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 3.565,78 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 2.799,90 TL'ye ve tedavi gideri tazminatı istemini 4.250,00 TL'ye çıkarmıştır. Davacı vekili, birleşen davaya ilişkin olarak ibraz ettiği 18/08/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 310.000,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 629,25 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 494,10 TL'ye ve tedavi gideri tazminatı istemini 750 TL'ye çıkarmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 85 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan bu aracın ZMM sigortacısının davalı ... (...) Sigorta A.Ş olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün ise % 15 oranında kusurlu olması nedeniyle bu aracın ZMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin de oluşan zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar her iki sigorta şirketi oluşan zarardan müteselsilen sorumlu ise de davacının kusur oranına göre tazminat isteminde bulunması nedeniyle, poliçe limitleri ile araç sürücülerinin kusur oranları dikkate alınarak davacının sürekli bakıcı gideri tazminatı istemi dışındaki taleplerinin tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı kaza nedeniyle sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını usulünce ispatlayamadığından ana ve birleşen davanın bu zarar kalemine isabet eden kısmının reddine akrar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ANA DAVA YÖNÜNDEN, DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 166.631,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.565,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.799,90 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 4.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 177.246,88 TL tazminatın 07/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, 2-BİRLEŞEN DAVA (Konya ATM'nin ... E sayılı davası) YÖNÜNDEN, DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 629,25 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 494,10 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 750,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 311.873,35 TL tazminatın 02/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, ANA DAVADA : 3-Alınması gereken 12.107,73 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 639,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.467,83 TL eksik harcın davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 639,90 TL harç giderinin davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL harç gideri ve (1.070,00 TL NEÜ rapor masrafı ile 20.765,35 TL rapor ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.835,35 TL giderin takdiren 1/2'si kadar olan tutarın ana dava için yapıldığı kabul edilerek) 10.917,67 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.953,57 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 10.947,39 TL yargılama giderinin davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE, BİRLEŞEN DAVADA : 8-Alınması gereken 21.304,06 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.684,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.619,36 TL eksik harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Davacı tarafından yapılan 1.684,70 TL harç giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin, 0,51 TL'lik kısmının davacıdan, 1.559,49 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri ve (1.070,00 TL NEÜ rapor masrafı ile 20.765,35 TL rapor ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.835,35 TL giderin takdiren 1/2'si kadar olan tutarın birleşen dava için yapıldığı kabul edilerek) 10.917,67 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.998,37 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 10.994,84 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 12-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 49.899,74 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 13-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE, 14-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 03/10/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/357, K. 2024/616, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-357-e-2024-616-k-b4449aee6d2e