İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/13 E. 2026/330 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/13
Karar No
2026/330
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/13 Esas - 2026/330 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/13 Esas KARAR NO : 2026/330

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. ... DAVALI : 1- ... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/01/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.09.2023 tarihinde meydana gelen kazada, yaya olan davacının, kırmızı ışıkta beklemekte olan araçların oluşturduğu yaklaşık 1 km.’lik kuyrukta, ışıklara 400 metre kadar geride iken duran araçların arasından karşıdan karşıya geçmeye başlamış, 2 şeritli olan yolda 1. ve 2. şeritte durmakta olan araçların arasından geçip emniyet şeridine girmiş, emniyet şeridindeki geçişini de tamamlamak ve kaldırıma çıkmak üzere iken emniyet şeridinden hızla gelen sürücünün davacıya çarparak yaralanmasına neden olmuş olduğunu, davalı sürücünün, muhtemelen ışıkta bekleyen araçların oluşturduğu uzun kuyruğu beklememek adına emniyet şeridinden hızlıca geçmeyi planlarken büyük bir dikkatsizlik sonucu davacıya çarpmış olup tam kusurlu olduğunu, davalı sürücü fren tedbirine dahi başvurmayacak kadar dikkatsiz olup emniyet şeridinden ilerlemesi de ayrıca vahim bir durum olduğunu, söz konusu durum televizyon haberlerine de sık sık yansıdığı üzere, toplumsal olarak tepki gösterilen bir durum olduğunu, kırmızı ışıkta uzun kuyrukta beklemekte olan yüzlerce araç beklemeye devam ederken davalı sürücü, güya kendince uyanıklık yapmaya çalışmış olduğunu, araç yerinden oynadığı ve davacı hastaneye sevk edildiği için olay yeri terk gerekçesi ile kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, davalı ... ...'un işleteni ve sürücüsü olduğu 38 ACR 399 plakalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta AŞ., Kasko/İMM sigortacısı ise ... ... Sigorta AŞ tarafından yapıldığını, ... ... Sigorta AŞ., talep etmelerine rağmen taraflarına poliçeyi göndermediğini, dolayısıyla teminat kapsamlarını ve limitlerini öğrenemeden dava açmak zorunda kaldıklarını, İMM teminatı kapsamında manevi tazminatın olduğu varsayımıyla bu davalıdan manevi tazminat talep ettiklerini ancak İMM kapsamında manevi zararların teminat kapsamına dahil edilmemiş olması ihtimalinde de taraflarına poliçeyi göndermeyerek dava açılmasına sebebiyet verildiği için davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ekte sigortadan poliçeyi istediklerine dair mail yazışmasını sunduklarını, Kazaya ilişkin olarak davalı sürücü hakkında açılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/61344 numaralı Soruşturma dosyası derdest olduğunu, bu dosyadan alınan kusur raporunda davalı sürücü kusurlu bulunmuş, davacının ise kusursuz bulunmuş olduğunu, davacının, kaza nedeniyle bir müddet çalışamamış, tedavi görmüş olduğunu, hareket kısıtlılıklarının halen devam ettiğini, bir müddet günlük yaşamını tek başına idame ettirememiş ve bakıma muhtaç halde yaşamış olduğunu, bu nedenlerle, 100,00 TL. geçici iş göremezlik, 100,00 TL. sürekli iş göremezlik, 100,00 TL. geçici bakıma muhtaçlık olmak üzere şimdilik toplam 300,00 TL. maddi tazminat talep ettiklerini, kaza sonucunda yaralanan davacının sağ ayak bileğinde parçalı kırıklar oluşmuş, ambulans ile Kayseri Şehir Hastanesi'ne götürülmüş, ameliyat olmuş, davacının beyanına göre 10-15 adet tam sayısını bilemediği çivi ve 2 adet platin takılmış olduğunu, uzun bir süre yatakta, akabinde de tekerlekli sandalye ve alçı ile hayatını devam ettirdiğini, ayağındaki hareket kısıtlılığı ve güç zayıflığı halen en üst düzeyde olduğunu, davacının kaza tarihinde 30 yaşında genç bir insan olduğunu, kazanın oluş şekli, kusur durumu, zararın kalıcı oluşu, davacının genç yaşta oluşu, davalı sürücünün durur haldeki trafik yoğunluğunu emniyet şeridinden ilerleyerek geçmeye çalışması gibi çok kötü bir hareket sergilemesi, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği taşıması gerektiği gibi Yargıtay’ın da dikkate aldığı hususlar değerlendirildiğinde davacının acı ve ıstıraplarının bir nebze de olsa giderilmesi için makul miktarda olan manevi tazminat taleplerimizin tam olarak kabulünü talep ettiklerini, Maddi ve manevi zararların ödenmesi için her iki sigorta şirketine 11.10.2023 tarihli dilekçeler ile başvuru yapılmış ise de olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş olmadığını, yine arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşmama ile neticelenmiş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile; Belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; 100,00 TL. geçici iş göremezlik, 100,00 TL. sürekli iş göremezlik, 100,00 TL. geçici süreli bakıma muhtaçlık olmak üzere şimdilik toplam 300,00 TL. maddi tazminatın ZMMS sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ. yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı ...yönünden 12.09.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 500.000,00 TL. manevi tazminatın Kasko/İMM sigortacısı davalı ... ... Sigorta AŞ. yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı ...yönünden 12.09.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde: Söz konusu dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesindeki beyanların gerçeği yansıtmamakta ve olayın şekli ile bağdaşmamakta olduğunu, davalının dava konusu olay nedeniyle tahkikat dosyasında 12.09.2023 tarihli vermiş olduğu beyanında olayın oluşunu ayrıntılı ve dürüst bir şekilde anlatmış olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru bulunmamakta olup tüm dosya kapsamında hukuka aykırı bir şekilde tanzim edilen raporlar, aleyhe beyanlar kesinlikle kabullerinde olmadığını, davalı olay yerini terk etmemiş, davacı hastaneye götürüldüğü esnada davacı ile birlikte gitmiş ve davacıya yardım etmiş ve davacının yanından bir an olsun ayrılmamış olduğunu, bu nedenle davacı olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olup davacının dikkatsiz ve özensiz davranışlarının sonucunda dava konusu kaza meydana gelmiş olduğunu, devamla her ne kadar dava konusu olayı emniyet şeridinde meydana gelmiş olduğu belirtilmiş olsa da dava konusu olayın meydana geldiği nokta emniyet şeridi olmayıp emniyet şeridi yol eksenine paralel bir şekilde sürekli çizgi ile çizilmiş yolun en sağında kalan bölümü olduğunu, kazanın meydana geldiği noktada kesik çizgiler bulunmakta, emniyet şeridi olabilmesi sürekli çizgi ile yolun belirlenmesi gerekmekte olduğunu, Emniyet şeritleri kesintisiz sürekli çizgi ile anayoldan ayrılır ve şehir içi yollardan emniyet şeridi bulunmadığını, Emniyet şeritleri şehirdışı otoyollarda ve şehiriçi geçen çevre yollarda dizaynedileceğini, kazanın meydana geldiği noktanın emniyet şeridi olması mümkün olmayıp 3 şeritli normal bir yol olduğunu, davacı trafik akışının yoğun olduğu bir bölgede yolun kontrolünü sağlamadan trafik güvenliğini tehlikeye sokacak bir şekilde karşıdan karşıya geçerek dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğunu, bu nedenle davacının tam kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle açılan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, fotoğraftan da anlaşıldığı üzere kazanın meydana geldiği noktanın emniyet şeridi olmadığının açık ve net olduğunu, bu nedenle de davalının herhangi bir kusuru bulunmamakta olup davanın reddi gerekmekte olduğunu, bununla birlikte dava konusu olay davacının tam kusuru ile meydana geldiğini, davacı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68-b maddesi gereğince yolun ilerisinde trafik ışıklarının bulunmasına rağmen yaya davacının trafik güvenliğini tehlikeye sokarak ve kendi can güvenliğini hiçe sayarak karşıdan karşıya geçmiş ve dava konusu kaza meydana gelmiş olduğunu, devamla davalının hızlı olduğu beyan edilmiş olup davalının ifadesinde de belirtmiş olduğu üzere kırmızı ışıkların yanması nedeniyle yavaşlayarak ve yolun hız sınırlarına uyarak seyrettiğini, akabinde davacının trafik kurallarını hiçe sayarak yolda hareket etmesi ve aniden davacının önüne çıkması ile kazanın meydana geldiğini, izah edilen nedenler ile öncelikli olarak dosya kapsamında keşif yapılmasını ve akabinde Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını talep ettiklerini, devamla dava dilekçesine dayanak olarak sunulan bilirkişi raporu hükme esas almaya elverişli olmadığını, savcılık dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği nokta yanlış tespit edilmiş ve emniyet şeridi olarak belirlenen şerit, yolun devamı olduğunu, ilgili savcılık dosyasına da bu konu ile ilgili itirazlarının belirtir dilekçe gönderilmiş olduğunu, bu nedenle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, eldeki dosya kapsamında davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı arazları kesinleşmeden, maluliyetinin sürekli olup olmadığı belirlenmeden eldeki dava ikame edilmiş olduğunu, öncelikli olarak davacı yanın maluliyet oranın belirlenmesi hususunda davacının dava konusu kaza öncesinde herhangi bir arazının bulunup bulunmadığının tespiti akabinde de maluliyet oranının tespit edilmesini gerekmekte olduğunu, bu nedenle öncelikli olarak davacının kaza nedeniyle uğramış olduğu arazlarının ne olduğunun tespit edilebilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yine aynı dosya kapsamında tarafımızdan 500.000,-TL tutarında manevi tazminat talep edilmiş olup söz konusu tutar oldukça fahiş ve zenginleşmeye yol açacak bir tutar olduğunu, öncelikli olarak davalının davacının kazaya karışan aracı ... Sigorta A.Ş nezdinde 3153036 poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamına alınmış ve manevi tazminata ilişkin talepler de teminat kapsamı içerisinde olduğunu, Manevi tazminat talepleri ilgili kasko poliçesinin teminat limitinin %25 ile sınırlı olup, kasko poliçesinin teminat limiti 1.000.000,-TL şeklinde olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir manevi tazminata hükmedilmesi halinde öncelikli olarak kasko poliçesinden işbu tazminatın karşılanması gerekmekte olduğunu, devamla manevi tazminat talepleri zenginleşme aracı olmadan davalı tarafların sosyo ekonomik durumlarının da dikkate alınması gerekmekte olup davalının emekli maaşı ile hayatını idame ettirmeye çalışan bir kişi olduğnuu, dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde davacının maluliyet oranı ve kazanın meydana gelmesindeki kusuru kesinleşmeden eldeki dava ikame edildiğinden davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikli olarak davalının bu durumu da dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta AŞ. Vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacının hasardan eksik evrak ile maluliyet raporu olmaksızın başvurmuş olduğunu, ktk madde 97'de öngörülen hasar başvurusunun bir dava şartı olduğunu, dava şartı yerine getirilmeden açılan bu davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, davalı şirket nezdinde 506881456 poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumlulukları, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 1.000.000,00-tl ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmenin davayı kabul anlamında olmadığını, sigortacının sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusudur ve işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, aksi kanaate varılması halinde kazadaki kusur oranının bilirkişi marifetiyle uzman bir heyet tarafından belirlenmesi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davada somut gerçeğe dayanılarak hakkaniyete uygun karar verilebilmesi için işbu davaya konu kazanın ceza soruşturmasının yürütüldüğü ilgili dosyanın celbini talep ettiklerini, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığı ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece tespitini talep ettiklerini, dava dilekçesinde davacının gelire dair bir iddia ve talebi olmadığını, yargılamanın bu aşamasından sonra da gelire dair iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakatleri olmadığını bildirdiklerini, tazminat hesabında esas alınacak ücretin asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması yargıtay kararlarına ve yerleşik içtihatlara uygun olacağını, ayrıca davacı halihazırda bir işte çalışmakta ise çalıştığı iş yeri ve sgk'dan geçici iş göremezlik ödemesi alacağından davalı sigorta şirketinden mükerrer şekilde geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanması mümkün olmadığını, anılan hususun mahkemece araştırılmasını talep ettiklerini, davacıya sgk tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın kusur tespiti için karayolları fen heyetinden emekli bilirkişilerden oluşan heyetine gönderilerek kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespit edilmesine, davacının maluliyet oranı ile sürekli iş göremezlik süresi ve geçici olarak bakıma muhtaç olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla davacının tam teşekküllü bir devlet hastanesinden son durum raporunun alınarak Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verilmesini, Sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesini talep etttiklerini, “zmss genel şartlarına göre "geçici iş göremezlik tazminatı" ve “bakıcı giderleri” poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kaza sonrası davacının mevcut tüm tedavi evraklarının celbini, akabinde dosyanın mahkemece maluliyet tespiti için atk'ya sevkini talep ettiklerini, davacının kalıcı malul olduğunu kabul etmemekle birlikte, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları “ek:3 sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması” esaslarına göre sürekli işgöremezlik zararının hesaplanmasında 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 30692 numaralı resmî gazete’de yayınlanan “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik” baz alınacağını, ayrıca kaza tarihi 09.01.2022 olup bu sebeple karayolları trafik kanunu'nun 90. maddesinin işbu dosyada esas alınması gerekmekte olduğunu, işbu yönetmeliğe göre ve poliçe tanzim tarihi ile kaza tarihine bakıldığında trh+1.65 teknik faiz yöntemiyle sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilinecek olduğunu, bu kapsamda t.c. ankara bölge adliye mahkemesi 35. hukuk dairesi esas no: 2022/824, karar no: 2023/508 ilamının dikkate alınması gerektiğini, bu sebeple davayı, zararı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece tazminata hükmedilecek olması halinde asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebilecek olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu talebin "haksız fiile dayanan" manevi tazminat davası olduğu için tazminat talebi borçlar kanunu kapsamında çözümlenecek olup yargı yeri asliye ticaret mahkemesi olmayıp, görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu için görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, HMK gereğince delillerin tebliğine karar verilerek, bu delillere karşı itiraz etme, karşı delil sunma haklarının saklı olduğunu beyan ettiklerini, davalı şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın ekte sunmuş oldukları poliçeden de anlaşılacağı üzere ilgili sigorta poliçesinde İMM kapsamında yer alan manevi tazminat limitinin 100.000 TL ile ve sigortalısının kusuru nispetinde sınırlı olduğunu, yine bir kabul beyanı olmamak kaydıyla, İhtiyari Mali Sorumluluk Teminatı trafik poliçesi teminat kapsamında olmak şartıyla, trafik poliçesi teminat limitinin üzerinde bir zarar varsa devreye girmekte olduğunu, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları “Sigorta Teminatı Kapsamı” başlıklı maddesi “…Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.” hükmünü içermekte olduğunu, Madde hükmünden de açık olduğu üzere davalı şirketin sorumluluğunun tespiti için trafik poliçesi teminat limitinin tükenip tükenmediğinin öncelikle araştırılması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin sorumluluğunun trafik teminatı tükenmiş ise gündeme geleceğini, zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin hasar dosyasının celbi gerekmekte olduğunu, bir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla zmm sigortacısının ödeme yapılıp/yapılmadığı tespit edilmesinin gerektiğini, ödeme yapılmış ise ödemeye dayanak evraklar ve eksper raporunun celbi gerekmekte olduğunu, yine bir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla, var ise başvuran tarafından imzalanan mutabakatnamenin davalı sigorta şirketini bağlayıcılığını bulunmadığını, zira ilgili hasar dosyasında davalı sigorta şirketi işlemlere hiçbir surette taraf ve müdahil olmadığını, bu sebepten ötürü huzurdaki haksız ve mesnetsiz başvurunun reddi gerekmekte olduğunu, kaza tespit tutanakları kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirmekte olduğunu, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olduğunu, talep konusu olayda kusur durumu ve dağılımının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler -gerekirse Adli Tıp Kurumu- Teknik Üniversiteler -aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirket nezdinde 29.03.2023-29.03.2024 vade tarihli 3153036 numaralı “Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı 38 ACR 399 plaka sayılı aracın 12.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle talep konusu edilen manevi tazminat için 1106149 sayılı hasar dosyası açılmış olduğunu, davalı şirketin, manevi zararın oluşmuş olması ve manevi tazminata hak kazanıldığını belge ile, bir belge olmaması halinde tazminat ödemesi yapmamış olması hukuka uygun olup, başvuranın manevi tazminat talebinin reddi gerekmekte olduğunu, zira, manevi tazminata hak kazanılması için ilgili kişi lehine manevi tazminata hükmedildiğine dair bir mahkeme kararı mevcut olması gerektiğini, bu bağlamda, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin 1. Fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, buna karşın başvuranın davalı şirkete yapmış olduğu başvurusunda manevi tazminat hak etmiş olduğuna dair bir mahkeme kararı sunmamış olduğunu, bu durumda, başvuran tarafın manevi tazminat alacağı oluşmamış olup uyuşmazlığın esası bakımından davalı şirketten herhangi bir alacağı mevcut olmadığını, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, olay tarihinden itibaren avans faiz talebi hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesiyle kazadan haberdar olunduğunu, temerrütün ancak dava tarihinden itibaren meydana gelebileceğini, talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte; TTK 1409 ve 1459 madde hükümleri, sebepsiz zenginleşme yasağının sigortacılıktaki tezahürleridir ve müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu “gerçek zarar” ile sınırlı olduğunu, TTK gereği sigortacının sorumluluğu sigortalısının malvarlığında meydana gelen azalmasının giderilmesi olduğunu, davalı şirket açısından sorumluluk, başvurucu sigortalının malvarlığındaki azalmayla eş olduğunu, malvarlığında azalmanın ise ödenen meblağ kadar olduğunu, aksi takdirde daha fazla bir ödeme yapılması sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek, davaya konu talepler poliçe teminatı dışında olup, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava 12/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri maddi zararı ve manevi zararı olup olmadığı, varsa miktarı ile davalıların tazminat taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı ... sigorta şirketine, Kayseri CBS'ye, Nevşehir Devlet Hastanesi'ne, Kayseri Şehir Hastanesi'ne, SGK'ya,... Sigorta Şirketine, Talas İlçe Emniyet Müdürlüğüne, yazılan müzekkerelere cevapların verildiği görülmüştür. Dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği, ATK raporunun 30/12/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu incelenmesinde özetle "1, Halde; Çarpma şeridi emniyet şeridi ise; Sürücü ... ...‘un %100 (yüzde yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, Yaya ... KOÇ' un kusursuz olduğu. 2. Hal: Çarpma şeridi emniyet şeridi değilse, Sürücü ... ...’ un %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğu, Yaya ... KOÇ' un %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde beyanlarının bulunduğu görülmüştür. 05/03/2025 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince ATK raporunun seçenekli olarak düzenlenmiş olması nedeniyle Ankara Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyet raporun 02/06/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde "1-38 ACR 399 Plaka Sayılı araç (otomobil ) sürücüsü ... ...: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/f, 84/g maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-Yaya ... KOÇ: bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı," şeklinde beyanlarının bulunduğu görülmüştür. 03/12/2025 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın Ankara Gazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na tevdiine karar verildiği, 08/04/2026 tarihli celsede davacının maluliyet iddiasına ilişkin olarak rapor alınmasına karar verilmiş ise de ATK raporunun alınmadığı ancak davacı vekili tarafından İnönü Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12/09/2024 Tarihli 2024/1282 Sayılı raporun dosyaya sunulmuş olduğu incelenmesinde özetle; "İkram-Aslı oğlu, 08.05.1993 doğumlu ... Koç'un (TC No: [TCKN]), 12.09.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu oluşan arızasının; 1- Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 120 (yüz yirmi) gün ile geçici iş görmezliğe neden olduğu, 2. Trafik kazası nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 60 (altmış) gün olduğu, 3- Trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi gereklerinin (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı v.b.) tarafımızca hesaplandığında 16.000 (on altı bin) TL kabul edilmesinin uygun olduğu, 4- 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin Engel Oranları Alan Kılavuzu kullanılarak kişinin kaza ile illiyetli ve sürekli engellilik oranının %9 (yüzde dokuz) olduğu tıbbi kanaati mütalaa olunur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 26/12/2024 Tarihli feragat dilekçesi ile davalı ... Sigorta ve davalı ...hakkında maddi tazminat davası yönünden sulh olunduğunu ve bu kapsamda davalılar ... Sigorta ve ...hakkında sadece maddi tazminat davası yönünden feragat ettiklerini tarafların maddi tazminat davası yönünden birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, diğer davalı ... ... Sigorta ve ... ...'a karşı manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan eder dilekçe sunulduğu görülmüştür. Davalı ... sigorta vekili tarafından 06/01/2025 Tarihli beyan dilekçesi sunulduğu ve davacı taraf ile sulh olduklarını, taraflarının maddi tazminat davası nedeniyle birbirlerinden vekalet ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davacı tarafça avans faiz uygulanması talebinde bulunulmuş ise de, davalıya ait 38 ACR 399 plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olması nedeni ile yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça davalı ... ... Sigorta Şirketine 26/10/2023 teslim tarihli dilekçe ile başvurulduğu görülmüş olup davalının kasko poliçesi kapsamından 45 gün sonrası olan 11/12/2023 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren davalı yönünden faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 12/09/2023 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 30/12/2024 havale tarihli rapor alınmış olup raporda özetle; 1, Halde; Çarpma şeridi emniyet şeridi ise; Sürücü ... ...‘un %100 (yüzde yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, Yaya ... KOÇ' un kusursuz olduğu. 2. Hal: Çarpma şeridi emniyet şeridi değilse, Sürücü ... ...’ un %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğu, Yaya ... KOÇ' un %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. ATK raporunun seçenekli olarak düzenlenmiş olması nedeniyle Ankara Ticaret Mahkemesi aracılığı ile Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ve 02/06/2025 Tarihli bilirkişi raporunda; 38 ACR 399 Plaka Sayılı araç (otomobil) sürücüsü ... ...: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/f, 84/g maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-Yaya ... KOÇ: bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce davacının maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan olay tarihinde geçerli olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca rapor alınmasına karar verilmiş ise de, davacının söz konusu raporun düzenlenmesi için başvuruda bulunmadığı ancak kendisi tarafından alınan İnönü Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12/09/2024 Tarihli 2024/1282 Sayılı raporu dosyaya sunduğu görülmüş ve raporda; davacının 1- Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 120 (yüz yirmi) gün ile geçici iş görmezliğe neden olduğu, 2. Trafik kazası nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 60 (altmış) gün olduğu, 3- Trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi gereklerinin (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı v.b.) taraflarınca hesaplandığında 16.000 (on altı bin) TL kabul edilmesinin uygun olduğu, 4- 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin Engel Oranları Alan Kılavuzu kullanılarak kişinin kaza ile illiyetli ve sürekli engellilik oranının %9 (yüzde dokuz) olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Yargılama esnasında davacının davalı taraf ile maddi tazminat talebi yönünden anlaşması nedeni ile maddi tazminat davasından feragat ettiklerine ilişkin beyanı da dikkate alınarak söz konusu maluliyet raporunun manevi tazminat değerlendirmesi için yeterli olacağı değerlendirilmiş ve Mahkememizce maluliyet yönünden rapor alınması ara kararından dönülmüş ve davacının maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalı sürücünün olaydaki kusur durumu, davalının sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaralanma ve maluliyet durumu-oranı, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar hep birlikte dikkate alınmış, davalı ... ... Sigorta Şirketinin dava konusu manevi tazminat talebinden davalıya ait aracın yaşı nedeni ile 100.000 TL ile sınırlı sorumlu olduğu görülmüş ve böylece, Manevi Tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 200.000,00-TL Manevi Tazminat Bedelinin davalı ... ...'dan olay tarihi olan 12/09/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Sigorta Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (100.000,00-TL) Temerrüt tarihi olan 11/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Maddi Tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Manevi Tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 200.000,00-TL Manevi Tazminat Bedelinin davalı ... ...'dan olay tarihi olan 12/09/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Sigorta Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (100.000,00-TL) Temerrüt tarihi olan 11/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 732,00-TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 488,00-TL harcın, 1.708,78-TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.220,78 TL olarak değerlendirilmesine, 4-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 13.662,00-TL harçtan bakiye kalan 1.220,78-TL'nin mahsubu ile eksik 12.441,22-TL'nin davalılar ... ...'dan ve ... ... Sigorta Şirketinden (Davalı ... ... A.Ş.'nin 6.220,61-TL ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.708,78-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.136,38-TL harcın davalılar ...ve ... ... Sigorta A.Ş.'den (Davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin 1.068,19-TL ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 18.894,40-TL yargılama giderinin manevi tazminat davasının davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 18.883,07-TL'sinin davalılar ...ve ... ... Sigorta A.Ş.'den (Davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin 9.441,54-TL ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, maddi tazminat davası yönünden ise bakiye 11,33-TL'nin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 9-Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; davalı ...kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 10-Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; davalı ... Sigorta vekilinin talep dilekçesi doğrultusunda lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ... ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/04/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/13, K. 2026/330, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-13-e-2026-330-k-bdc5ec14c456