İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1013 E. 2025/403 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1013
Karar No
2025/403
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın 04.07.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak çarpması sonucu davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, NISSAN - QASHQAI 1.6 TEKNA EXECUTIVE 4X2 GLASSROO marka 2010 MODEL davacıya ait orijinal araç, kaza sonrası değer kaybına uğramış olup, kazadan önceki piyasa fiyatının altında bir rakama alıcı bulabilecek olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada kusurlu olan aracın sigortacısı tarafından sigortalının kusuru oranında mağdur tarafa ödenmesi gerekmekte olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsil sorumlu bulunmakta olduğunu, buna göre davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da davacının aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu ayrıca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre, Sigortacı, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorunda olduğunu, buna göre davacının aracında oluşan değer kaybının tespiti için bilirkişiye başvurma zorunluluğu doğmuş olduğunu, Bilirkişiden alınacak olan bilirkişi raporunun Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor olması elzem olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespiti için eksper ...'a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya değer kaybı raporunu sunmuş olduğunu, ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 600,00-TL ödenmiş olduğunu, Sigorta Eksperinin tanzim ettiği dilekçeye ekli ayrıntılı faturada da görüleceği üzere araçta oluşan değer kaybına ilişkin 25.000,00 TL zarar tespiti yapılmış olmakla birlikte aracın değer kaybı daha fazla olduğunu, davalı tarafından; %100 kusurlu araç maliki adına kaza tarihinde yürürlükte olan ....oliçe numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini gerekmekte olduğunu, TTK’nın 1429. Maddesine göre, Sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, TÜRKİYE Sigorta A.Ş. ‘ye yapılan 15.08.2023 tarihli(tebliğ tarihi 16.08.2023) yazılı başvurumuzda 14.08.2023 tarihli ekspertiz raporu ile başvurularak davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının giderilmesi için yapılan masrafların taraflarına ödenmesi talebinde bulunulmuş olup DAVALI tarafından ödeme yapılmadığını, Sigorta şirketine taraflarınca başvuru yapıldığı esnada gerekli tüm belgeler sunulmuş olup geçen süre zarfında davacının aracının değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle taraflarınca tahkime başvurulmuş olduğunu, Sigortacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesine göre sigortalı tarafından iyi niyetli olarak uyuşmazlık miktarının tespitine yönelik yapılmış olan tüm masraflar, faydasız kalmış olsalar bile makul gider olarak kabul edilmiş olduğundan, makul giderin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, yapmış oldukları başvurularına istinaden bilirkişi incelemesi takdir edilirse, incelemenin konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle makine mühendisi bir bilirkişi tarafından Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor tanzim ettirilerek yapılmasını talep ettiklerini, 26.09.2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmış ve görüşmeler akabinde anlaşamama durumu söz konusu olduğundan Türkiye Sigorta A.Ş’ne dava açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, söz konusu hasar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daha sonra ıslah etmek üzere belirsiz alacak olarak şimdilik (HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) 1.000,00 TL’nin davalıdan karşılanmasını talep ettiklerini belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik; (HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) 1.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan, Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi ile birlikte alınarak taraflarına ödenmesine (mahkeme aksi kanaatteyse yasal faizi ile), 600,00-TL Hasar Ekspertiz Rapor Ücreti, olmak üzere toplam: 1.600,00 -TL’nin davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ GEREKMEKTE olduğunu, davacı Kemal TÜRK 04/07/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında hasar bedeli tazminatı ve ekspertiz rapor ücreti talep etmiş olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı iş bu dosyasında da değer kaybı bedeli tazminatı ve yine ekspertiz rapor ücreti talep etmekte olduğunu, aynı kazadan kaynaklanan, tarafları aynı dosyaların usul ekonomisi gereği birleştirilmesini talep ettiklerini, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça zmms genel şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, başvuran yana yazılı ihtarname iletilmesine rağmen zarar konusu araç davalı şirkete fiziki olarak gösterilmemiş olup buna bağlı olarak usule uygun dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartı tamamlanmamış olduğunu, herhangi bir kabul/borç ikrarı anlamına gelmemekle birlikte, başvuranın aracında oluştuğunu iddia ve davalı şirketten de tazminini talep ettiği tutarlar fahiş olup taraflarınca asla kabul edilemez olduğunu, başvuran vekilinin, hasar bedelinin ödenmesi için davalı şirkete başvuruda bulunmuş ve bu başvuru üzerine şirket nezdinde 1...numaralı hasar dosyası açılmış olduğunu, akabinde cevap dilekçemiz ekindeki evraklarda da görüleceği üzere- davalı şirket, başvuranın aracını incelemek ve denetim sağlayabilmek için aracın ekspere gösterilmesine yazılı ihtarda bulunmuş ve ilgili ihtarname, başvuran vekiline bizzat tebliğ edilmiş olduğunu, davacı davalı şirkete 16/08/2023 tarihinde ilk başvurusunu yapmış, davalı şirket tarafından çekilen 17/08/2023 tarihli ihtarnamenin ekte sunulacak olduğunu ancak buna rağmen başvuran taraf, sigortacının riziko konusu değeri (aracı) incelemesine izin verme yükümlülüğüne aykırı gelmiş vefiili/fiziki ekspertiz ve hasar denetimi yapma imkanlarının ellerinden alınmış olduğunu, zararın varlığını ispat yükü, TBK ve ilgili sair hükümlere göre başvuranda olup başvuran yan, özel bir dava şartı olan davalı sigortacıya başvurma hakkını tam olarak yerine getirmemiş olduğundan dolayı ilgili davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, zira sigortacıya başvuru dava şartının amacı, usul ekonomisi gereği dava öncesi, sigorta şirketinin (asla kabul anlamına gelmemekle birlikte) zararı ölçüp biçip (eğer varsa) öngördüğü ödemeleri yapmasını sağlamak ve tarafların arabuluculuk ruhuyla anlaşabilmelerine ortam tanımakta olduğunu, tüm bu açıklamalar ışığında başvuran tarafın TTK m.1447’de belirtilen sigorta şirketine bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünü yerine getirmediği aşikar olduğunu, bu yükümlülüğün ihlali neticesinde işbu haksız başvurunun reddi ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket tarafından ödenecek tutarın artması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerekecek olduğunu, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, t.c. yargıtay 17. hukuk dairesi e. 2016/6107 k. 2018/7206 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 120.000,00 tl olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde z.m.m.s. maddi hasar poliçe limiti 120.000,00 tl olduğundan davalı şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için cevap dilekçesinde belirtilen kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, araçlarda değer kaybı hesaplanmasını etkileyen nedenler; aracın mevcut kazadan önce hasar kaydının olup olmadığı, çalışma kilometresi, marka, model, kullanım şekli, ikinci el piyasa koşulları, onarımın yapılıp yapılmadığı, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı , işlem gören araç parçası sayısı, boya onarımı, değişim yapılan parçanın araçtaki konumu, kullanılan yedek parçasının türü, parça değişiminin nasıl yapıldığı gibi etkenler hesap yapılırken özellikle dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, dilekçede sayılan teminat dışındaki haller somut olayda mevcut olup, bu kriterlerle de değerlendirildiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerekmekte olduğunu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik madde 3 uyarınca; sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarı maddi teminat limitinin %15'ini aşamayacağını, 04/07/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında poliçe teminat limiti 120.000,00-tl olup ilgili kanun hükmü uyarınca hükmedilecek değer kaybı tazminatı tutarı (120000*15/100=18000) 18.000,00-tl'yi aşamayacak olduğunu, tek yanlı alınmış ekspertiz rapor ücreti poliçe teminatı kapsamında olmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortasının genel şartlarında sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olduğunu, öncelikle davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, yine davacı taraf davalı şirkete 29/04/2024 tarihinde -eksik evrak ile- başvurmuş olup kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 10/05/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 04/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ....... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının ekspertiz rapor bedeli ile değer kaybı zararından sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Sigorta A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Dosyadaki mevcut evraklar ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının incelenmesinde; mahkememizde açılan işbu dava dosyası ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası arasında şahsi, hukuki ve fiili bağlantı olduğu ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı davasının işbu dava dosyasından daha önce açıldığı, davaların konusunun da aynı olduğu ve ileri sürülen iddiaların aynı nitelikte de olması nedeniyle yargılamanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı kanaatine varılmıştır. İzah edilen tüm nedenlerle HMK'nın 166. maddesi gereğince mahkememiz dava dosyasının daha önce açılan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden birleştirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin iş bu dosyası ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyanın aralarında bağlantı bulunması nedeniyle HMK 166/1-4 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 2-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin birleşen esas dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1013, K. 2025/403, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1013-e-2025-403-k-6bcf0e93a390