İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/561 E. 2026/153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/561
Karar No
2026/153
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/561 Esas - 2026/153 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/561 Esas KARAR NO : 2026/153

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - [TCKN] VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2021 tarihinde, davacı ...’ un ... Bey Köşk’ü önünde bulunduğu sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının ayağının üstünden geçmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, başvuran davacı meydana gelen işbu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanmış, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı doğmuş olduğunu, yargılama konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davacının hiçbir kusuru bulunmamakta olduğunu, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren araç ya da sürücüsü tespit edilememiş olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a ve ... Yönetmeliği’nin 9/1-a maddeleri uyarınca; “ Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlenmiş olduğunu, bu nedenle kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden ..., davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanmış; sağ bimalleoler kırığı başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler, yırtıklar ve yaralanmalar meydana gelmiş olduğunu, kazadan sonra Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılan davacının, yapılan ilk müdahalenin ardından yatarak tedavi görmüş ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirmiş olduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacının; kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı da doğmuş olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2022/20574 sayılı dosya üzerinden soruşturma yapılmakta olup daimi arama kararı verilmiş olduğunu, taraflarınca işbu kazada davacı ...'un ağır şekilde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ...'na başvuruda bulunulmuş, işbu dilekçe ve ekleri 11.05.2022 tarihinde davalı ...'na teslim edilmiş olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hususunu havi olmakla işbu maddede belirtilen yasal süre içerisinde taraflarına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bu doğrultuda, 24.05.2022 tarihinde 2022/1328 başvuru numarası ile tarafımızca arabuluculuğa başvurulmuş olup; 08.06.2022 tarihli 2022/60468 dosya nolu son tutanakla da sabit olduğu üzere arabuluculuktan sonuç alınamamış ve işbu davayı açma gereği doğmuş olduğunu, açıklanan şekilde; davalı ..., dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren araç ya da sürücüsü tespit edilemediğinden; davacının dava konusu kazada yaralanması, maruz kaldığı iş göremezlik nedeniyle; Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL, olmak üzere TOPLAM 300,-TL’nin kaza tarihi olan 18.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi için HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası açıldığının belirtilmiş olduğu görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal süre içerisinde cevaplarını sunduklarını, dava dilekçesinde bahsettikleri taleplerin usul ve yasaya aykırılık teşkil etttiğini, davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklinde düzenlendiğini, 6704 sayılı kanunun 5’nci maddesi gereği, tazminat talebinde bulunacak zarar görenlerin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapması şartını getirdiğini, buna göre, zarar görenler sigorta kuruluşu 15 gün içerisinde bir yanıt vermez veya karşılıklı anlaşma sağlanamazsa, dava açma veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma hakkına sahip olacağı, ayrıca, 02.08.2016 tarih 29789 sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartların 3. Maddesi ile Genel Şartların B.2’inci maddesinin üçüncü paragrafı gereği, Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir. buna göre; genel şartların b.2 maddesi kapsamında talep edilen belgeler ibraz edilmediği sürece de başvuru şartı yerine getirilmiş sayılmaz. davacı taraf başvuru aşamasında dosyaya sağlık kurulu raporu dahi sunmadığını, bu nedenle davacı tarafından başvuru şartı tam olarak yerine getirilemediğinden 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeksizin açılan davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, bu hususa ilişkin güncel Bölge Adliye Mahkemesi kararının de mevcut olduğunu (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2020/890 Esas, 2021/904 Karar Sayılı İlamı), sunulan Bölge Adliye Mahkemesi kararından da görüleceği üzere davacı tarafından başvuru şartı tam olarak yerine getirilemediğinden 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeksizin açılan huzurdaki davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf için Kayseri Devlet Hastanesinde düzenlenen raporda "kaldırıma takılıp düşme" olarak giriş kaydı yapıldığını, davacı tarafın kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını, Davacı Mehmet Emir Demirok'un kazadan 2 gün sonra Kayseri Devlet Hastanesinde muayene olduğunu, bu durumdan da görüleceği üzere davacı taraf, kötüniyetli olarak, güvence hesabından ödeme almak adına iş bu davayı gerçek dışı beyanlar ile açtığını, kazanın meydana gelip gelmediği, meydana geldi ise kazanın oluşumunda kusur oranı tespit edilmesi gerektiğini, Davacıın 18.12.2021 tarihinde, davacı ...’un ... Bey Köşk’ü önünde bulunduğu sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının ayağının üstünden geçmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen işbu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı doğduğunu, sağ bimalleoler kırığı başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler, yırtıklar ve yaralanmalar meydana geldiğinin söylendiğini, meydana gelen kazada davacının kusurunun olmadığını ve tüm kusurun sürücüsü ve plakası belli olmayan araçta olduğunu belirtmiş ise de iş bu dava konusu kazanın meydana gelip gelmediği, meydana geldi ise de davacı ...'un kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın meydana gelen kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı sunulmadığnıı, mahkeme tarafından süre verilen kaza tespit tutanağı ve diğer tüm gerekli evrakların sunulmasının istenmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davacı ...'un maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde kaza nedeniyle vücudunda hasarlar kaldığını, mağduriyet yaşadığını, belirtmiş ve buna dayanak olarak hastane raporları gösterildiğini, ancak davacı ...'un hastaneler bünyesinde yapılan tedavilere ilişkin belgelerin maluliyeti açıklamaya yeter nitelikte olmadığını, bu sebeple salt bu iddiaların davacının durumunu aydınlatmaktan çok uzak olduğunu, davacıdaki, kalıcı hasarların, bu kalıcı hasarların maluliyet oranlarını ve kaza nedeniyle illiyet bağının kurulup kurulmayacağını içermediğinden bu tedavilerin esas alınmasının usul-yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle mahkemece davacının kaza nedeniyle maluliyete uğrayıp uğramadığı, uğradığı ise oranı, uğranılan zararın kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil kurumunun geçici iş göremezlik zararlarını ve tedavi, bakıcı giderlerini karşılamasının mümkün olmadığını, Müvekkili ...’na karşı ancak bedensel zararlar kapsamında başvurulabileceğini, somut olayda davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat (kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasına dair zarar) talebinin ... tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, 14.05.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ ile 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında bu konu yasal düzenleme ile, işbu Genel Şartlarda; "a.6. teminat dışında kalan haller" içerisinde sayılan; "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri," düzenlemesi getirildiğini, öte yandan Genel Şartların A.2.d maddesinde zarar tanımı içinde bu geçici iş göremezlik zararı yer almadığını, yine Genel Şartların A.5. maddesinde geçici iş göremezlik tazminatı teminatlarda da yer almadığını, söz konusu bu düzenlemeler ile dolaylı zarar niteliğinde olan geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığı açık bir şekilde ifade edildiğini, yine 14.05.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ ile 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/b. Maddesi 3. cümlesinde yer alan "sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." gereğince müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumluluğu da bulunmadığını, tüm bu sebeplerle, kaza tarihinin genel şartlar sonrası, 25.11.2018 tarihi de göz önünde bulundurulduğunda mahkemece davacının geçici iş göremezliğe bağlı tazminat ve tedavi giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin müvekkili yönünden reddedilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine ödenen ve rücuya tabi alacakların tazminattan indirilmesi gerektiğinden, bu kurumlarca yapılan ödemlerin/bağlanan gelirlerin tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ...’nın sorumluluğunun kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin zarar gören kişi başına geçerli olup tüm hak sahipleri için tek teminat ile sınırlı olarak karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihi olan 18.12.2021 tarihi itibariyle teminat limiti 430.000 TL olduğunu, bu miktarı aşacak nitelikte karar verilmemesi gerekmektediğini, aynı zamanda müvekkili aleyhine hükmedilecek harç/yargılama gideri ve avukatlık ücreti de teminat limit tutarıyla sınırlı olması gerektiğini, müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. 99 ve ... Yönetmeliği’nin 9, 14 ve 15. maddelerinde yazılı biçimde Kuruma başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren, gerekli belgelerin ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç başvuruda bulunulmamışsa dava tarihinden itibaren temerrüt oluştuğu kabul edilerek faize hükmedilmesi gerektiğini, öte yandan ...'nın ticari bir kuruluş olmadığından ve zarar haksız fiilden kaynaklandığından yasal faize hükmedilmemesi gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru olmadığından müvekkili açısından faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 22.06.2022 tarihi olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 18.12.2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucunda davacı ...’un geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Şehir Hastanesi'ne, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve Güvence Hesabına yazılan müzekkereye vekili tarafından cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 16/11/2022 Tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 12/01/2026 Tarihli ATK cevabında Kaza sonrasında tespit tutanağının düzenlenmediği ve dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi incelemesinin ya da kaza krokisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sağlıklı rapor tanzim edilebilmesi için sürücü ve yayanın seyir istikameti, çarpma noktasının yeri, kaza günü var olan yol ve mahal şartlarının belirtilmesine; olay yeri ölçekli krokisine ve kapsamlı fotoğraflarına ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği görülmüştür. 01/03/2023 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince mahallinde Makine mühendisi eşliğinde keşif yapılmasına karar verildiği, mahallinde 01/12/2023 Tarihinde keşif icra edildiği, bilirkişi raporunun 27/12/2023 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "01.12.2023 tarihinde Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi keşif heyeti ile birlikte yapılan incelemelerde kazanın ... Bey Köşkü içerisinde bulunan otopark olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, Trafik kazası anında veya sonrasında Kaza Tespit Tutanağı'nın düzenlenmediği/dosyada mevcut olmadığı, Otopark olarak kullanılan bölgenin karayolu ile bağlantısı ve amacı değerlendirildiğinde KTK madde-2'ye göre kazanın karayolunda gerçekleştiği, Yapılan keşif çalışmasında kazanın gerçekleştiği noktanın bina giriş kapısı ile tuvaletlerin bulunduğu yapı arasındaki otopark bölgesinde gerçekleştiği, Gerçekleşen trafik kazasının oluş şekli değerlendirildiğinde plakası alınamayan ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı mağdurun ise kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Dosyanın yeniden Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 23/02/2024 Tarihli ATK Raporunun dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Plakası belirlenemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'un %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. 03/04/2024 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın Maluliyet raporu yönünden Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gönderildiği, alınan 23/01/2025 Tarihli raporda özetle "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen mevcut bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'un travmaya bağlı kemik (sağ bimalleolar) kırığı nedeniyle; Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı [tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu], İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının Ve 0 (yüzdesifir) olduğu, Adli tıbbi değerlendirme başlığında bulunan tanımlamalar doğrultusunda travmanın sert bir cisimle ilgili bölgeye vurma, ayağının üzerinden aracın geçmesi, sert bir zemine çarpma, düşme vb. herhangi bir eylemle meydana gelebileceği, mevcut evrak içeriğinden olayın meydana geliş şekli ve yaralanma mekanizmasına yönelik ayrım yapılamayacağı, konunun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. 28/05/2025 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince Dosyadaki mevcut makine mühendisi bilirkişi raporu ile ATK rapora arasında kusur yönünden çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için Ankara Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek Karayolları FEN heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek uzman 3 kişilik bilirkişiden kusur, yönünden rapor alınmasına, karar verildiği, 25/08/2025 Tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Plakası Tespit Edilemeyen araç:2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67. Ve 84/f maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %80 ( Yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, yaya ...; İfadesinden de anlaşıldığı üzere; araç hareketliliğinin olduğu otopark alanında bulunduğu esnada kendi can güvenliği açısından çevresel kontrolleri yapması, park halinden harekete geçecek olan aracı dikkate alarak araca karşı korunma tedbirinde bulunması gerekirken kurallara aykırı olarak hareket ettiği için bu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, Görüş ve kanaatiyle takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere iş bu bilirkişi raporu tarafımızdan düzenlenmiştir." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Kusur raporu alındıktan sonra dosyanın Aktüer Bilirkişiye tevdiine karar verildiği, Aktüer bilirkişi raporunun 07/11/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davaya konu kaza sonrasında davacının: Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 100,00 TL), Bakıcı gideri zararının 1.335,60 TL (Talep 100,00 TL), Geçici iş göremezlik zararının 13.119,82 TL (Talep 100,00 TL), Toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 14.455,424 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL) kapsamında kaldığı hususlarında hazırlanan iş bu raporumu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 18/11/2025 Tarihli Dava değer artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı tarafça, davalıya başvurulması üzerine davalının talebi 13/05/2022 tarihinde reddettiği ancak yapılan yargılama sonucu davalının hesaplanan tazminat bedelinden sorumlu olduğu anlaşılarak söz konusu ret tarihi itibari ile davalının temerrüdünün oluştuğu değerlendirilmiş ve bu tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça avans faiz talebinde bulunulmuş ise de, dava konusu talebin haksız fiile dayandığı ve davalının yasal sorumlu durumunda olduğu anlaşılarak yasal faiz uygulanması gerektiği değerlendirilmiş ve yasal faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 18/12/2021 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden 27/12/2023 tarihli rapor alındığı ve raporda, kazanın ... Bey Köşkü içerisinde bulunan otopark olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, Trafik kazası anında veya sonrasında Kaza Tespit Tutanağının düzenlenmediği/dosyada mevcut olmadığı, Otopark olarak kullanılan bölgenin karayolu ile bağlantısı ve amacı değerlendirildiğinde KTK madde-2'ye göre kazanın karayolunda gerçekleştiği, Yapılan keşif çalışmasında kazanın gerçekleştiği noktanın bina giriş kapısı ile tuvaletlerin bulunduğu yapı arasındaki otopark bölgesinde gerçekleştiği, Gerçekleşen trafik kazasının oluş şekli değerlendirildiğinde plakası alınamayan ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı mağdurun ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Ankara Adli Tıp Kurumundan 23/02/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda, plakası belirlenemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'un %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce alınan raporlar arasında çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile Karayolları FEN heyetinden 25/08/2025 Tarihli bilirkişi raporu alınmış ve raporun Adli Tıp Kurumunun raporu ile uyumlu olduğu görülerek söz konusu rapora kusur oranları yönünden itibar edilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünden olay tarihinde geçerli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirilme yapılması ve yine davacının iddia ettiği kaza şeklinin yaralanması ile uyumlu olup olmadığının tespiti için rapor alınmış ve raporda, davacı ...'un Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı [tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu], İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının Ve 0 (yüzdesifir) olduğu, Adli tıbbi değerlendirme başlığında bulunan tanımlamalar doğrultusunda travmanın sert bir cisimle ilgili bölgeye vurma, ayağının üzerinden aracın geçmesi, sert bir zemine çarpma, düşme vb. herhangi bir eylemle meydana gelebileceğinin bildirildiği görülmekle, davacının davaya konu kaza nedeni ile tespit edilen sürelerde geçici iş göremezlik ve bakıcı zararının olduğu anlaşılmıştır. Tespit edilen kusur durumları ve zarar süreleri gereğince Aktüer Bilirkişiden 07/11/2025 tarihli rapor alındığı ve raporda, davaya konu kaza sonrasında davacının: Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 100,00 TL), Bakıcı gideri zararının 1.335,60 TL (Talep 100,00 TL), Geçici iş göremezlik zararının 13.119,82 TL (Talep 100,00 TL), Toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 14.455,424 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL) kapsamında kaldığının belirtildiği görülmüştür. Davalı kurumun kazaya sebep olan aracın tespit edilememesi nedeni ile hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat bedelinden sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 18/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 13.119,82-TL geçici iş göremezlik ve 1.335,60-TL Bakıcı gideri olmak üzere toplam 14.455,42-TL Tazminat bedelinin limitle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/05/2022 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 13.119,82-TL geçici iş göremezlik ve 1.335,60-TL Bakıcı gideri olmak üzere toplam 14.455,42-TL Tazminat bedelinin limitle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/05/2022 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 987,45-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL peşin harç, 615,40-TL ıslah harcı ve 637,45 TL tamamlama harcı üzere toplam 1.333,55-TL harcın mahsubu ile artan 346,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 10,72-TL'sinin davacıdan bakiye 1.549,28-TL'sinin ise davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 615,40-TL ıslah harcı ve 637,45-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.414,25-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 346,10-TL harcın düşümü ile kalan 1.068,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve keşif harcı olmak üzere toplam 26.147,70-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 25.968,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 179,64-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 14.455,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/02/2026

Katip . e- imzalıdır

Hakim . e- imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/561, K. 2026/153, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-561-e-2026-153-k-1041230c80e3